1 Nisan şakası gibi zamlar…

1 Nisan şaka günüdür… İngiltere’de ise yeni vergi yılının başlangıcı ve şaka gibi vergi yağmurunun başladığı gündür… Muhafazakar Boris Johnson hükümeti salgında işini yitiren, yoksullaşan halkın elini tutmak yerine bir de omuzlarına 1 Nisan zamlarını yükledi…

Enflasyon oranı, enerji ve su fiyatları ile vergilerdeki artış, süreç içinde yoksulların daha da yoksullaştığını hissettirecek. “National Insurance” ödemeleri ve belediye vergilerindeki artış can yakacak cinsten. Bütün bunlara karşın vergi muafiyetindeki ilk gelir dilimi enflasyon oranında artırılmadı, 12 bin 750 sterlinde sabit bırakıldı. Enflasyon oranında artan maaşınızın yüksek vergi dilimine girmesi olası. Böylece daha çok vergi ödeyip, daha az gelir etmiş olacaksınız. Şaka gibi…

1 Nisan’da toplu ulaşım fiyatlarından posta pullarına uzanan şaka gibi zamlar ile salgınla mücadelede önemli olan korona testlerinin ücretli olmasını da unutmayalım.

İngiltere’de yıllık enflasyon geçen ay yüzde 6,2’ye çıkarak son 30 yılın rekorunu kırmıştı. Uzmanlara göre bu yükselişte yakıt, enerji ve gıda fiyatlarındaki artış rol oynadı. Mart ayında; geçen yılın aynı dönemine kıyasla doğal gaz fiyatı yüzde 30, elektrik fiyatı yaklaşık yüzde 20 artmış oldu. İngiltere Merkez Bankası’na göre enflasyon bu yıl çift haneli sayıları görebilir. Ülkede konutların gaz ve elektrik faturalarına koyulan üst sınır Nisan ayında yükseltildi ve ortalama bir hanenin enerji faturalarında yıllık 700 sterlin dolayında bir artış meydana gelecek. Bunun enflasyonu daha da artırması ve kısır döngü yaratması bekleniyor.

Uzmanlara göre; salgın sonrası artan talep ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle gıda ve petrol ürünleri fiyatlarındaki artış, pek çok ülkede enflasyonun tarihi rekorlar kırmasına yol açmış oldu. Petrol uçak biletlerinden tekstil üretimine her şeyin girdisi. Petroldeki fiyat artışı otomobillerin akaryakını akla getirse de domino etkisiyle bütün üretim fiyatlarını yukarıya çekecek…

Ekonomide kötüye gidişi frenlemek, sosyal yaşam standartını korumak hatta yükseltmenin en önemli yolu üretimi ve ihracatı artırmaktır. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) açıkladığı yeni rapora göre, Avrupa’ya silah satışı Ukrayna savaşı öncesinde yüzde 19 artış gösterdi. Bir başka deyişle istihdamı ve sosyal refahı artıracak fabrikalara daha çok yatırım yapılması gerekirken, ölüm makinelerine yapılan “ölü yatırım” bütçeden aslan payını alacak…

The Guardian’ın haberine göre, yaşam standartlarının son yıllarda görülen en büyük darbeleri aldığı bu dönemde, işçilere destek olunması için hükümete yapılan çağrılar artıyor. Öte yandan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), savaşın euro bölgesi ülkelerde yoksulları daha da yoksullaştıracağı uyarısında bulundu. OECD raporunda, Ukrayna’nın işgalinden sonraki ilk yılda küresel ekonomik büyümenin yüzde 1’in üzerinde azalabileceğini açıkladı. Örgüt raporunda savaşın devam etmesi durumunda, “Rusya’da derin bir durgunluğa sebep olacağını ve küresel tüketici fiyat enflasyonunu yaklaşık 2,5 puan artıracağını” belirtiliyor.

Dostlar bütün bunları içinizi karartmak için yazmadım. Kapitalizmin kendi kurumlarının bile sözünü ettiği yaşam standartının giderek kötüleşmesi en çok biz emekçileri etkileyecektir. Emeğiyle geçinenlerin bu zorlu süreçte kazançlarını ve tasarruflarını doğru değerlendirmesi, kapitalizmin körüklediği tüketim ekonomisinden kaçınması gerekiyor. Kimsenin gelip cebinizden zorla paranızı çalmasına gerek yok, hükümet yaptığı vergi düzenlemeleriyle bunu sessizce yapıyor zaten.

Bu hırsızlığa “dur”, geleceğimizi ipotekleyecek savaşa da “hayır” demek için emeğin örgütlü mücadelesine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Üstelik yarım asır önce “daha iyi bir dünya” denildiğinde, akla sadece insanca yaşamak gelirdi. Günümüzde “insanlar” yetmiyor, iklim değişikliği ve onun etkilediği bitki örtüsü, doğa ve hayvanlar da kurtarılmayı bekliyor. İngiltere’nin ve gezegenin fotoğrafı pek iç açıcı sayılmasa da “umutsuz” diyemeyiz. Örgütlü emek henüz oyuna girmedi. Dünyanın iyiden, güzelden, yeşilden ve barıştan yana evrilmesi işten bile değil hani…

2601150cookie-check1 Nisan şakası gibi zamlar…
Önceki haberKılıçdaroğlu, elektriği kesilen bir aileyi daha ziyaret etti: ‘Hiçbirimiz aydınlıkta değiliz’
Sonraki haberFransa’da Macron yeniden cumhurbaşkanı
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 + five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.