3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Engellilere insanca yaşam hakkı sunulmalı

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde konuştuğumuz engelli dernekleri, engellilere insanca yaşam hakkı sunulması gerektiğini belirterek “Engelli istihdam oranı düştü. Açlık sınırında yaşıyoruz” dedi.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Evrensel’e konuşan engelli dernekleri, “Devletin verdiği sosyal yardımlara mahkûm ediyorsunuz, şimdi onu da vermemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Engelli bireyler şu anda açlık sınırın altında yaşıyor. Bu sorun ailelerin insafına bırakılmış durumda” dedi.

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Halihazırda pek çok engelle mücadele etmek zorunda olan engelliler, pandeminin getirdiği ek zorluk ve engellerle karşı karşıya kaldı.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle görüştüğümüz Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği Başkanı Süleyman Akbulut, engelli istihdamının yüzde 19 oranında düştüğünü belirtti. Engelli aylıklarının değer kaybettiğini aktaran Akbulut, “Bizim için 2020-2021 yılı tam bir felaket yılı’’ dedi. Şişli İşitme ve Konuşma Engelliler Derneği Başkanı Güler Dağıdır, pandemide engellilerin sorunlarının katlanarak arttığını söyledi. Dağıdır, iletişim için dudak okuma ve mimiklerden anlam çıkarmak zorunda kalan işitme engellilerin pandemide online eğitim alamadığını, sokağa çıkamadığını hatta tedaviye dahi gidemediğini anlattı. Dağıdır, devletin bin lira maaş ile tüm sorunlara çözüldü gözüyle baktığını söyledi.

“ENGELLİ İSTİHDAMI YÜZDE 19 DÜŞTÜ!”

Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği Başkanı Süleyman Akbulut, “Her şeyden önce biz istihdam alanında çok ciddi sorunlar yaşadık. Pandemiyle başlayan ekonomik krizin yarattığı işten çıkarmalar en çok engellileri vurdu. Gördüğümüz kadarıyla 2020 yılında işten çıkarma yasakları olmasına rağmen var olan istihdam yüzde 19 civarında düştü. En büyük sıkıntı burada oldu. Zaten şu anda diğer yandan bir istihdam kaynağı olan devletin engelli memur atamaları da azalmış durumda” dedi.

“PANDEMİDE MAAŞLARI KESİLEN ÇOK ENGELLİ OLDU”
Engelli bireylerin devletten aldıkları ödeneklerin kısıtlandığına dikkat çeken Akbulut, “Pandemi döneminde raporlar düşürüldü. 2008 yılından önce alınan raporların yenilenmesi gerektiği söylendi. Emekli olanların emekliliği kesildi. Kontrol muayenesi adı altında engelliler hastaneler sevk ediliyor. Hastanelerde rapor dereceleri değiştirilerek ‘ağır engelli değil’ denilerek maaşları kesilen birçok engelli var” dedi.

“ENGELLİ AYLIKLARI DEĞER KAYBEDİYOR”
Aynı zamanda verilen engelli maaşlarının eridiğini belirten Akbulut, “Devlet eskisi gibi maaşları artırmıyor, hatta maaş alan engellilerin maaşlarını kesiyor. Siz ona verdiğiniz maaşın dolar bazında artırmıyorsunuz ve böylelikle alım gücü düşüyor. Engelli aylıkları değer kaybediyor. Engellilere verilen maaşların ekonomik anlamda bir karşılığı yok. En ağır engellinin maaşı bile şu anda 900 lira civarında. 70 dolardan bahsediyoruz. Siz bunu da vermemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bizim için 2020-2021 yılının tam bir felaket yılı olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIĞA ERİŞEMİYORUZ!”
Engellilerin sağlığa erişim alanında da çok ciddi sorunlar yaşadığını aktaran Akbulut, “Sosyal Güvenlik Kurumu, ilaç, medikal malzeme, yardımcı cihaz, tıbbı cihaz ödemeleriyle ilgili bedelleri 7 yıldır değiştirmiyor. Ve bunlar dövizle endeksli malzemeler. Krizle birlikte artan kurlarla engelli bireylerin sağlık alanındaki bu hizmetlere erişimi iyice güçleşti. Engelli bireyler fark ödemek zorunda. Farkı ödeyemedikleri için cihazı alamıyorlar. Örneğin manuel bir tekerlekli sandalyeye 7 yıldır devlet hâlâ 1200 TL gibi bir rakam veriyor. Baktığınızda bir tekerlekli sandalye 8 -10 binden başlıyor. Bu alanda çok ciddi sıkıntı var. Daha vahim bir örnek vereyim omurilik felçlilerinin idrar boşaltım işlemleri için kullandığı sondalar var. Bunlar dolar bazında gelen malzemeler. Bir kişinin bunu günde en az 4-5 defa değiştirmesi lazım. Ama sigortanın verdiği bedel yetmediği için fark ödemek zorunda kalıyor. Bunu ödeyemeyenler ise bir kere kullanılması gereken malzemeyi 4-5 kez kullanıp ciddi enfeksiyon riskleri altında kalabiliyorlar” diye konuştu.

“EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA KATMAYA DAYALI UYGULAMALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ”
“Yapısal düzenlemeler yapılsa engelliler sokaklarda rahat rahat dolaşabilseler, eğitimlerini alabilseler, istihdam hayatına dahil olabilseler bu sorunlar yaşanmayacak” diyen Akbulut sözlerine şöyle devam etti: “İnsan haklarına dayalı, engelli bireyin ekonomik ve sosyal hayata katmaya dayalı uygulamalar hayata geçirilmeli. Erişim düzenlemeleri olmalı. Engelli bireylerin kaliteli eğitim almasını sağlamalı. Engelli öğrencilerin üniversiteye katılım oranı yüzde 1’in bile altında. Bu sorunları çözmezseniz engelli bireyler nerede iş bulacaklar? Devletin verdiği sosyal yardımlara mahkûm ediyorsunuz, şimdi onu da vermemek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Engelli bireyler şu anda açlık sınırın altında yaşıyor. Bu sorun ailelerin insafına bırakılmış durumda. Engelli bireylere aileleri bakmazsa hayatını sürdüremeyecek hale geldi.”

“EĞİTİME ERİŞİMDE CİDDİ SIKINTILAR YAŞANDI”

Şişli İşitme ve Konuşma Engelliler Derneği Başkanı Güler Dağıdır, pandemide engellilerin sorunlarının katlanarak arttığını söyledi. “Engelliler herkesten daha çok risk altındaydı” diyen Dağıdır, “Uzun süre dışarı çıkmadılar, dışarıyla temasta bulunmadılar. Çünkü birçok engelli arkadaşımızı pandemi nedeniyle kaybettik, direnemediler” ifadelerini kullandı.

Engelli çocukların online eğitime erişmekte ciddi sıkıntılar yaşadığını söyleyen Dağıdır, “Özellikle işitme engelliler online eğitime erişemedi. 0-3 yaş ve 3-6 yaş grubu çocuklarda, bilinçsel düzeyi gelişmekte olan çocuklarda bu iki yıl kayıp olarak geçti. Online eğitime erişemediler, dil gelişimleri sağlanamadı. Dudak okumakta çok zorluk çektiler. Eğitimden de geri kaldılar. Yüz yüze eğitimden de ciddi sıkıntılar yaşandı. Çocukların dudak okuması gerekiyor, mimikler önemli işitme engellilerde. Maskelerle bu sıkıntı büyümeye başladı. Üniversiteye giden kızımız diyor ki, ‘ben hiçbir şey anlamıyorum derslerde çünkü maske var.’ Şeffaf maskeler geldi, bunları ulaştırmaya çalıştık. Onlarında çok sağlıklı olmadığını, buhar yaptığı dile getirdiler. Hiçbir şekilde bu süreç işitme engellilerin faydasına olmadı, onların geriye gitmesine neden oldu. Konuşmada gerileyenler oldu” dedi.

“MEDİKAL MALZEMELERE ERİŞİMDE CİDDİ SIKINTI VAR”
Medikal malzemelerde yaşanan sıkıntılara da değinen Dağıdır şunları söyledi: “Geçen günlerde 6 aylık bir bebek için işitme cihazı baktık. İki cihaz için 27 bin gibi bir hesap çıkardılar. İndirimli hali bu. Bunun 3 bin 800 TL’sini SGK ödüyor, kalanını aile ödemek zorunda. SGK, orta halli bir cihaz almaya kalksanız 0-4 yaş arasına 1800 lira gibi bir fiyat ödüyor, 4-18 yaşına kadar ise 1600 lira ödüyor. 18 yaş üzerine de çalışmazsa 1100 lira, emekli olana da 980 gibi ödeme yapıyor. Ortalama 5 bin TL’lik bir cihaz aldığınızı düşünün bunun 4 bin lirasını nereden karşılayacaksınız? Çift cihaz aldığınızı düşünün 10 bin lira yapsa 2 bini devlet ödese 8 bin kalıyor. Asgari ücretle geçinen bir aile bunu nasıl alacak.”

“DOLARIN ARTMASI BİZLERİN HAYATINI ZORLAŞTIRIYOR”
Geçenlerde bir kermes yaptıklarını söyleyen Dağıdır, “İşitme engelli bir kızımız vardı. Kermes yapıp bu kızımıza cihaz almak zorunda kaldık. Her gün dolar artıyor. Her gittiğimizde cihazın fiyatı değişmiş ve artmış olarak görünüyor. Ama SGK ödemesinde hiçbir artmış yapılmıyor. Bu sadece işitme cihazlarında değil, medikal araçların tamamında böyle. Doların yükselmesi bizlerin de hayatını kararttı. Aynı şekilde evde bakım maaşı alanları düşünün. Evde bakım maaşlarının da kıymeti kalmadı. Dolara vurduğunuzda 100 dolar gibi bir şey yapıyor. Bu ödedikleri parayla devletin kendisi bir engelliye bakmaya kalksa bakabilir mi? Bir tane tanıdığım engelli var. Engelli maaşı ve evde bakım maaşıyla bakıcısının parasını ödeyemiyor” dedi.

“3 ARALIK’TA COŞACAKLAR, 4 ARALIK’TA YİNE YOK SAYACAKLAR”
“Engellilere bir an önce insanca yaşam hakkı sunulmalı” diyen Dağıdır, “İnsanları bir koli gıdaya mahkûm ettikleri gibi engelli bireyleri de derneklere, yardım kuruluşlarında dilenmeye mahkûm ediyorlar. Yeni bir 3 Aralık geliyor. Engelliler anılacak hatta sevgi pıtırcıkları olacaklar. Ama 4 Aralık’ta yine yok sayılacaklar. Bu toplumda birey değilmişler gibi hareket edilecek. O gün sözler verilecek yollar, kaldırımlar yapılacak. Yemekler, eğlenceler düzenleyecekler. Sonrasında ne olacak? Bu insanların sizinle aynı şartlarda yaşamaları için imkanlar, olanaklar sunun. Yaşamını iyileştirmek için gerekli ortamları hazırlayın. Toplumda yok sayılmak çok üzücü. 3 Aralık’ta kutlama mesajı atmasınlar, kutlanacak hiçbir şeyimiz yok. Engellilerin biraz farkında olsunlar. Engellilerin bu toplumun bir bireyi olduklarını kabul etsinler.” Eylem NAZLIER / EVRENSEL İstanbul

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.