75 yaşındaki Ümmühan Nine’yi kurtarın!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Baraj projesi için evine el konulan yaşlı kadını diri diri boğacaklar…

Baraj projesi için evine el konulan Ispartalı Ümmühan Nine’nin evi sulara gömülmek üzere. Kış kapıda, gidecek yeri olmayan 75 yaşındaki çaresiz kadın yalnız başına yaşadığı evinde suların yükselmesini izleyerek ölümün yolunu gözlüyor. İşte ‘dünyaya yardım yapıyoruz’ diye övünen Türkiye’den, yürekleri yakan bir insan çığlığı…

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde, Yukarı Köprüçay Havzası’nda inşa edilen Kasımlar Barajı ve HES projesinde geçtiğimiz Mayıs ayında su tutma çalışmasına başlandı. DSİ gözetiminde gerçekleştirilen su tutma çalışmasıyla hızla yükselen barajın suları, göl havzası içerisinde kalan Darıbükü köyünü yutmaya başladı.

Baraj projesi için Bakanlar Kurulu kararı ile acele kamulaştırma kapsamında arazileri ve evlerine el konulan köylülerin bir kısmı kamulaştırma bedellerini aldı, bir kısmı ise Darıbükü köyü yakınlarındaki arazide kamu güvencesi olmadan, kamulaştırma bedeli karşılığı olarak baraj şirketi tarafından inşa edilen 50’şer metrekarelik evlere taşınmaya başladı.

BARAJIN SULARI ÜMMÜHAN NİNE’NİN EVİNE DAYANDI
Ancak Darıbükü köyünde evler için biçilen 15 ila 40 bin TL tutarındaki kamulaştırma bedeliyle yeni bir yaşam kurma olanağı olmayan köylüler de bulunuyor. Büyük çoğunluğu yaşlılardan oluşan köylülerden biri olan 75 yaşındaki Ümmühan Uysal, yalnız yaşadığı evini terk etmeyenlerden biri. Köylüyü zorla yerinden ettiği gerekçesiyle EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) tarafından yürütülen acele kamulaştırma işleminin iptali için oğlu Hasan Uysal’ın desteğiyle Isparta İdare Mahkemesi’nde dava açan Ümmühan Nine, yargı süreci tamamlanmadan su tutma işlemine başlanan baraj projesi yüzünden günlerini korkuyla geçiriyor.

ummuhan‘SULAR MERDİVENE DAYANDI, ÖNÜMÜZ KIŞ NE YAPACAĞIM?’
Gidecek başka bir yeri olmadığı için baraj sularının yavaş yavaş yutmaya başladığı Darıbükü köyündeki evinde çaresizlik içinde adeta ölümü bekleyen Ümmühan Nine, yetkililerin bu hukuksuz uygulamayı bir an önce sonlandırmasını ve köylülerin mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor. Komşuları taşınınca aylardır evinde tek başına yaşadığını anlatan Ümmühan Uysal, “Biz burada büyük bir rezillik içinde yaşıyoruz. Elektrik, su, yol yok. Barajın suları evimin merdivenine dayandı. Ne yetkililer ne de başka birileri gelip de bir çözüm üretmek için hatırımızı sormadı. Önümüz kış. Ne yapacağımı bilmiyorum” diye konuştu.

KÖYLÜLERİN YOLU SULARA GÖMÜLDÜ, YAŞAMLARI GERİDE KALDI
Evleri, bahçeleri ve tüm yaşam alanları barajın sularına gömülecek olan Darıbükü köylüleri, bir yandan sular yükselirken bir yandan da eşyalarını ve anılarını kurtarmaya çalışıyorlar. Ancak yeni taşındıkları küçük ve beton evlerde kış için yakacakları odunlarını taşımaya çalışan köylülerin ulaşım yolu su altında kalmaya başladı. Köyün üst kısmında açılan stabilize yola ulaşım güçlüğü çeken köylüler çaresizlik içinde eşyalarını barajın sularından kurtarma çabası veriyor.

‘EN ÇOK KÖYLÜNÜN MUHATAP ALINMAMASI AĞIRIMIZA GİDİYOR’
Ümmühan Uysal’ın oğlu Hasan Uysal ise Darıbükü köyünde yaşanan drama tepki göstererek şunları dile getirdi: “Darıbükü köyündeki gördüğüm manzara karşısında bir insan olarak utanıyorum. Burada yol, su, elektrik yok. Süt, yumurta, yoğurt yok. Ekmek yok. Köylüler bir ekmek arabası ya da sebze satıcısı gelirse onlardan ihtiyacını gidermeye çalışıyor. Yeni yapılan evlerin olduğu bölgeye ulaşım sorunlu. Üç ayda foseptiği dolup taşmış. Köylüleri adeta yaşamdan tecrit eder gibi, hayvanlar gibi ormanın içine atıp kaderine terk etmişler. Burada adeta bir savaş sonrasının manzarası yaşanıyor. Ancak Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteciler kadar değeri yok bu insanların. Biz baraja, enerji üretilmesine karşı değiliz ama beş yıldır burada bir baraj inşaatı sürüyor. Bu güne kadar bir kişi gelip de bizi bilgilendirmiş değil. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Mecnun gibi sağa sola dönüp duruyor. En çok da köylünün muhatap alınmaması ağırımıza gidiyor.”

YUKARI KÖPRÜÇAY’DA NELER OLUYOR?
Isparta ve Antalya sınırlarında, Yukarı Köprüçay Havzası’nda 2012 yılında inşasına başlanan Kasımlar Barajı ve HES projesinde geçtiğimiz Mayıs ayında su tutma çalışmasına başlandı. İki ilde toplam 6 köyü doğrudan etkileyen baraj projesi için Bakanlar Kurulu Karası ile acele kamulaştırma kararı çıkarılarak köylülerin ev ve arazilerine el konuldu. Barajın sularına gömülecek Darıbükü köyünde ise daha ağır bir dram yaşanıyor. Baraj için el konulan ev ve arazilerini terk eden köylülerin bir kısmı kendilerine öngörülen 15 ila 40 bin lira tutarındaki kamulaştırma bedelini alıp yakınlarının yanına yerleşti. Köy dışında yaşama olanağı bulunmayanlar ise kamulaştırma bedeli karşılığı olarak baraj şirketinin yaptığı betondan kafesleri andıran 50 metrekarelik evlere yerleşti. Köylülerin mağduriyetleri giderilmeden su tutma çalışmasına başlanması eleştiri konusu olurken, acele el koyma kararına karşı dava açan 75 yaşındaki Ümmühan Uysal’ın suların yükselişini seyrederek evinde adeta ölümü beklemesi yürekleri dağlıyor.

Önceki haberResim netleşiyor!
Sonraki haberİTALYA… “Ya Tanrı yoksa?”
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.