Adalet mi? Güldürmeyin beni!

Neden mi? Bakın okuyun tarihlerini ve ayak bastıkları her yerde yerlilere nasıl adalet dağıttıklarını görün.


1917 de Osmanlı’dan Irak’ı kurtarma saldırısını idare eden İngiliz Ordu Komutanı Stanley Maude Bağdat’ın önünde Iraklılara ‘Ordularımız topraklarınızı işgale değil size özgürlük için gelmiştir’ diye beyanda bulunmuştu. Ama sonraları işgalci olduklarını ve yarım asır kadar o toprakları sömürdüklerini herkes bilmektedir. O tarihten doksan yıl sonra kendini ‘Kurtarıcı’ ilan eden Bush efendi de 2002 de Iraklılara ayni teraneyi okumuştu. Irak halkını Saddam ezgisinden kurtaracak ve onlara ‘Özgürlük’ götürecekti. O özgürlük bir milyon insanı mezara gömdü, geri kalanları da perişan bir hale gelen ülke topraklarında sefalete mahkum etti.


İngiliz’in müstemlekeciği dönemlerinde yapmadığı adaletsizlik kalmadı ayak bastığı her yerde. ‘Yükselen ve Batan İngiliz İmparatorluğu’ (The rise and fall of the British Empire) diye bir kitapta okumuştum. (O kitabı rahmetli dostum Mustafa Yalçın’a vermiştim okuması için, elimde olmadığından sayfa numarası ve yazarını söylemem imkansızdır. Meraklı olan varsa benimle temas kursun yenisini alıp detayları başka bir yazıda açıklarım) İngiliz müstemlekeci, Garip adalarında çiftlikte elma toplayan işçinin bir elmayı yemesine çok kızar ve bir başka işçiyi, elmayı yiyenin ağzına pislemesini zorlar…! İşte adalet…!


Okuyor musunuz bilmem ama son on yıla yakın bir zamandır İngiliz hükümeti Afrika’da Zimbabve, yani eski Rodesya Başkanı Robert Mugabe’ye taktı kafayı. Neden mi? Çünkü İngiliz hegemonyasından kurtulmak için savaş veren Mugabe ülke topraklarının yüzde seksenini çiftlik olarak elinde bulunduran İngilizlerden alarak kendi fakir insanına dağıtma girişimlerini hazmedemedi bizim ‘Özürlükçü Şampiyonlar’…! Senelerdir, Mugabe düşmanı yerlileri bu ülkeye getirerek İngiliz yanlısı ve işbirlikçi olacak karşı bir ihtilal ile ülke yönetimini ele geçirmeye uğraşmaktadır. Bu ülkede bu işbirlikçilere seslerini Zimbabve’ye kadar duyuracak Radyo bile kurdurmuştu… Netice? Geçen hafta yapılan seçimlerde bu karşı güçlerin idareye hakim olacak çoğunluğu ele geçirdiklerine inanmaktadır müstemleke idaresi ve tüm medyasında adeta göbek atmaktadırlar. Zimbabve halkını bir kere daha bir zorbanın elinden kurtarıp halkı ‘Özgürlüğe’ kavuşturmanın müjdesini vermeğe çalışmaktadırlar. Aynen Irak halkını ‘Saddam’ zulmünden kurtardıkları gibi yani…!
Yani, ‘Özgürlük ve Adalet’ hususunda bu ülkeler size yanaştığı an kime hizmet eden bir adalet ve özgürlükten bahsettiklerini kavrayamazsanız, sonunda bütün alın terinizin kime yarayacağını da bilmekten yoksunsunuz demektir. Afrika’nın her tarafını kasıp kavuran müstemleke sömürüsü günümüzde de çeşitli entrikalarla sürdürülmeğe gebedir. Asırlarca sürüp giden müstemleke sömürüsünden fakir ve cahil kalan halktan işbirlikçi bulmanın çok zor olmayacağını, Irak ve Afganistan’da da olduğu gibi iyi hesaplamaktadır bu sözde ‘Özgürlükçüler’.


Peki ya bizim gibi az çok ileri sayılan ülke insanlarını nasıl oluyor da bu ‘Emperyalist Güçler’ kandırabiliyor? Türkiye’de yok mu?  Var…! Kıbrıs’ta Türk veya Rum yok mu? Var…!
‘Var’ ise niçin var?
Kolay kanan karakterimizden mi yoksa sınır tanımayan hırsımızdan mı? Türkiye’deki durumları ben Türkiyeli yazarlarımıza bırakıyorum. Bir Kıbrıslı olarak Türk veya Rumlarda niçin Emperyalist martavallara kandığımızı tümü ile analiz etmenin bu sayfalara sığmayacağını düşünerek kısaca açıklamaya çalışayım. Biliyorsunuz Rumlar Kıbrıs’ı getirdikleri bu durumların bütün suçlusunun Amerika ile İngiliz olduğunu savunurlar. Diyelim ki doğrudur. Eğer doğru ise şu Amerika ile İngiliz nasıl kandırdı durup dururken Rumları?
Kandırmak için bu güçlerin elinde bir ‘Koz’ olması lazımdı. Neydi kozları da Rumları kandırdılar peki? Enosis tutkusu değil midir?
Sen vatandaş olan Türk’leri takmaz ve hiçe sayarsan şu tutulduğun Enosis yolunda körleşen gözlerin dolayısı ile kanma suçunu, kandırana mı yüklersin yoksa tutulduğun hastalığa mı yüklersin?
Türkler içinde de kananların olduğunu biliyoruz. Neden mi?


Ah şu ‘Özgürlük ve Adalet’ dağıtan sahtekar Batılılar olmasa…!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.