Şafak Günlükleri

“Anneniz, ders çalışmanızı önlediği suçlamasıyla yargılayıp ölüme mahkûm ettiği ‘Tommiks-Teksas’larınızı sobayı yakmak için kullanmış mıydı? Bu sorunun binlerce, belki de milyonlarca ‘evet’ cevabı var benim kuşağımda” diye başlayan bir yazı yazmıştım bundan birkaç yıl önce. Çünkü bugün nasıl hala kâğıt mendilin adı “Selpak”, tıraş bıçağının adı “Gillette”, hijyenik pedin adı “Orkid”se, o yıllarda da bizim için çizgi romanın adı “Tommiks-Teksas”tı.


Yazıya “çizgi roman nedir?” sorusuna akademik geçerliliği olan bir cevapla başlamıştım ve “zaman içinde çizgi romana farklı işlevler yükleyebilme olanağı var mıdır” sorusuna cevap arandığına değinmiştim. Sonunda çizgi romanın mükemmel bir öğrenme ve propaganda aracı olduğu sonucuna varmış ve “Gerçekten de dünyanın neresine giderseniz gidin, hiçbir yer Amerika kadar tanıdık gelmez ve hiçbir ülkenin tarihini Amerika’nın tarihi kadar iyi bilmediğinizi fark etmemeniz olanaksızdır” demiş ve eklemiştim:


“Superman, propaganda amacıyla çıkarılan çizgi romanlar arasında en tanınan örnektir. Bütün dünyaya lanse edilen, Amerikan renkleriyle donanmış bu süper kahraman, sadece dünyayı kurtarırken değil, dünyayı yeniden yaratmaktan Vietnam savaşına katılmaya kadar bir sürü iş yaparken de, asla Amerikan politikasıyla, gelenekleriyle ve aile yapısıyla ters düşmemeyi başarmıştır.”


Yazıyı “bizim tarihimiz ve kültürümüzle hayat bulan çizgi kahramanlar olacak mı?” sorusuna  cevap vererek bitirmiştim:


“O kahramanlar bir gün olacaklar, biliyorum, çünkü o kahramanları yaratacak çizerlerimiz, yazarlarımız olduğunu biliyorum. O yazar ve çizerler bir gün usul usul bize sokulan kahramanlar yaratıp belki de medyanın kirlettiği, medyanın yanlış yönlendirdiği olguların üzerine gidecek. Ben bunu bekliyorum. Sadece kendim için değil elbette, gelecek nesiller için de…”


Bu yazının üzerinden birkaç yıl geçti. Bu süre içinde çizgi roman ve çizgi kahramanlar konusunda bir arpa boyu yol alamadık, ne yazık ki… Fakat geçen gün gazete bayilerinde yeni bir çizgi roman dergisi gördüm ve tabii ki çok sevindim. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda Türk cephelerinde yaşanan gerçek olayları, olaylara şahit olan kişilerin ağzından aktarmayı amaçlayan bu çizgi roman dergisinin adı “Şafak Günlükleri”ydi.


“Şafak Günlükleri”nde belki tek kahramanı yok ama, onlarca gerçek kahraman var. Çizgiye dönüştürülen hikayeler güvenilir belgeler, fotoğraflar, yayınlanmış anılar ve sağlam kaynakçalara dayanılarak oluşturulmuş.


Öyküler oluşturulurken “Birinci Dünya Savaşı’nda müttefiklerimiz yenildiği için Çanakkale’de büyük zafer kazanmamıza rağmen biz de yenik sayıldık” gibi reçete cümlelerle verilen tarih anlayışına, daha derinlikli yeni bir pencere açmak amaçlanmış. Yaşananlar verilirken, neden ve nasıl sorularına cevap aranmış ve yapılan kahramanlıklara, gösterilen fedakarlıklara, kişisel hırsların sürüklediği felaketlere, ihanet ve yanlış hesaplara çizgi roman penceresinden bakılmış. Olaylar anlatılırken, fonda, imparatorluğun çöküş süreci ve Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturacak özün gelişimi verilmiş.


Her sayı 24 sayfalık başlayıp biten öykülerden oluşuyor. İlk öykü Çanakkale’de ölen 4 gencin, daha doğrusu 4 çocuğun öyküsünü anlatan “Dört Acı Tohum” adını taşıyor.


Dergiyi çıkaranların verdiği bilgiye göre nisan ayında çıkacak olan ikinci sayıda Mustafa Ertuğrul’un öyküsü “Ben bir Türk Zabitiyim” adıyla verilecek. Üçüncü sayıda ise imparatorluktan günümüze kadar Türk ordusunun en acı kaybı olan Sarıkamış’ta geçen bir öykü, çizgiye dökülecek.


Tarihi bilmenin, tarihin daha önce söylediklerini dinlemenin önemli olduğunu düşünürsek, “Şafak Günlükleri” biraz daha önem kazanabilir. Çünkü tarihi çizgi roman tadında okumak hem çocuklar hem de büyükler için değişik bir tat olacaktır; tarihi sıkılmadan okumak ve öğrenmek için…


Bu yüzden “Şafak Günlükleri” sadece çizgi roman sevenler için değil, tarih sevenler için de ilginç bir deneme. Yakın tarihimizde neler yaşandığını çizgi roman tadında sıkılmadan okumak isteyenler için kısa ama etkileyici öykülerden oluşuyor.


Son sözüm tarih öğretmenlerine… Biliyorum tarih öğretmek zordur ve bunun bugüne kadar geliştirilmiş birçok bilimsel yöntemi vardır. Bence kendi yönteminize ek olarak bir de bunu denemek çocuklar için hoş olabilir.


Not: “Şafak Günlükleri” Mart ayı başında Yaysat bayilerinde  ve www.weblebi.com da satışa sunulmuştur.


 


*Yazarın diğer çalışmaları için www.birsenaltiner.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.