“Ağam bizimle eğleniyor”

Türkiye’de “Aaa ne iyi İngiltere’de yaşıyorsunuz” diyenlere “İki ülken mi var? İki derdin var!” diye yanıtlıyorum. Eğer emekçiyseniz de sürekli sizden çalmak isteyen bir sistem ve onun da dengelerini bozduğu “çalma” kültüründeki emekçi sınıfdaşlarınızla muhatap oluyorsunuz demek…

Şu Türkiye’de yaşananlara bir bakın. Tamamen dışa bağımlı bir ekonomi, hoyratça kullanılan doğa, itibarsız ve bol düşmanlı dış politika, akıl ve mantığın durduğu Deli Dumrul köprüleri, döviz hesabını Tl’ye çevirenlere halkın ödediği garip faiz, sağlıkçıları memleketten kovanlar Rus oligarkları çağıranlar, rüşvet, adam kayırma, partizanlık, kara para velhasılı “devletin malı deniz yemeyen keriz” diyenler… Özetle “dün bugünden daha iyiymiş” dedirten manzara… Memleketin ne dizileri izlenebiliyor ne de haberleri dinlenebiliyor. “Ahhh Ne güzel cahil olmak herşeyi biliyorlar” dedirten tartışma programları da psikoloji bozan cinsten…

İngiltere’deki tablo da pembe değil hani. ABD’nin kuyruğuna takılarak Suriye’de Irak’ta bir milyondan fazla ölüme neden olan, göçmenleri umursamayarak Türkiye’ye öteleyen İngiltere’nin Ukrayna’lılara kucak açmasındaki mide bulandırıcı iki yüzlülük, daha çok dış petrole bağımlı Almanya ve Fransa’ya Ukrayna kriziyle kazık atma planları, ulusal sağlık sisteminin kolunu kanadını kırarak işlevsiz hale getirip halkın gözünde itibarsızlaştırma taktikleri, artan; hayat pahalılığı, kiralar ve vergiler karşısında greve giden işçilerin sesini kısma entrikaları, Afrika’nın yoksul ülkelerinden beyin göçü sağlayacak yeni göçmen yasası, Rus yatırımcıların mallarına el koyarak hukuğun guguk yapılması… Dedim ya, iki ülken mi var? İki derdin var!

***

Bu arada “Ağam bizimle eğleniyor” misali dünyada garip tartışmalar da oluyor. Teknoloji milyarderi Elon Musk, geçen günlerde Ukrayna’nın kaderi için Rusya Devlet Başkanı Putin’i düelloya davet ederek teke tek dövüşe çağırdı. Ancak Putin’in müttefiki Çeçen lider Ramazon Kadirov Elon Musk’ı kadın adı “Elona” diye çağırarak “Elona’dan ‘acımasız Elon’a dönüşmek için kaslarını pompalaman gerekecek. Eğitim olmadan Putin için çok zayıf bir rakipsin. Bu sportmence olmaz” deyip kendisini eğitmek için ülkesine çağırdı. Musk da, Kadirov’a teşekkür edip “Böyle mükemmel bir eğitim bana çok fazla avantaj sağlar. Eğer Putin dövüşmekten korkuyorsa, sadece sol elimi kullanmayı kabul ediyorum ve ben solak bile değilim” diye yanıtladı. Buyur buradan yak!

***

NATO ve AB’nin Rusya ile egemenlik alanı mücadelesinde Ukrayna’daki savaşa karşıyız. Bu güçlere, işgale, savaşa ve silahlanmaya karşı durmak en doğru tavır olduğunu düşünüyorum. Savaşta ister asker, ister sivil olsun ölenler ve bombalanan tarihi kentler yüreğimizi sızlatmalı. Ne yazık ki savaşla bozulan ekolojik denge, yok edilen doğa, yakılan ormanlar, aç kalan ve telef olan hayvanlar, kültürel ayrımcılık “Elon Musk, Putin’i döver mi?” tartışmasının gölgesinde kaldı. Belki de amaç öyleydi.

Kendisini uygarlığın temsilcisi olarak tanımlayan batının ülkelerindeki Rus sanatçıları kamuoyu önünde anavatanlarını kınamaya zorlamasına ne demeli? Ya da Londra ve Madrid’deki opera kurumları Bolşoy Balesi’yle bağlarını koparmaları, filarmoni orkestralarının Çaykovski gibi Rus bestecileri programlarından çıkarmaları hatta Rus yazar Dostoyevski’nin bir üniversitenin ders programından çıkartılma girişimine? Çıkarları söz konusu olunca kapitalizmin gözü, dünyanın ortak değerlerini görmüyor!

Geçen hafta Ekososyalistler “Acil Durum” açıklamasında savaşın derhal durdurulmasını istedi. Mehmet Taş dostumun tercüme edip gönderdiği açıklamada şöyle deniliyor: “1-Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini şiddetle kınıyoruz ve acı çeken Ukrayna halkı ve Rusya’daki savaş karşıtı protestolarla enternasyonal dayanışmamızı iletiyoruz. 2-NATO’nun gerilimi tırmandırması hem Ukrayna halkı hem de Avrupa halkları için bir felakettir, karşı çıkıyoruz. 3-Modern savaş ve savaş makineleri ezici bir çoğunlukla fosil yakıtlarla çalışır. Biyoçeşitlilik dahil olmak üzere bir bütün olarak çevre üzerindeki etkileri açısından büyük felaketlerdir ve bu savaş aynı zamanda petrol ve gaz fosil yakıtlarına olan bağımlılığı daha da pekiştirmektedir.” Sanırım ne varsa sosyalistlerde var yine…

2592830cookie-check“Ağam bizimle eğleniyor”
Önceki haberLâf, lâfı açar
Sonraki haberBüyük ev satışlarına KDV indirimi geliyor
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.