Akdeniz’i dinledik, Kılıçdaroğlu’nu da dinleyeceğiz

Bu hafta oldukça hareketliydi. EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz İngiltere gezisindeydi. Katıldığı toplantıların ikisini izledim. Kullandığı barış dili, mantık süzgeci, samimi ve net söylemi, ikna gücü, akıllı kıvrak bir zekaya sahip olması ve konulara hakimiyeti çok etkileyiciydi*. Bana göre Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılındaki lider profili böyle olmalı.

Akdeniz İngiltere ziyaretinin amacını şöyle açıkladı: “Londra dört yol ağzı. Türkiye’den patronlar, holdingler Londra borsasında, tefecilerin kapısında borç para için geliyorlar. Türkiye’nin kanını emiyor bu keneler. Biz buraya İngiltere, AB emperyalizminden bir şey istemeye gelmedik. Biz buraya tam tersi bu egemenlere karşı Türkiye’deki emekçilerin mücadelesini buradaki emek mücadelesiyle birleştirmeye geldik. Bunun için ‘Yaşasın enternasyonel dayanışması’ diyoruz…”

Akdeniz’in bizim toplumdaki kitle örgütü olan dernek ve çatı örgütü temsilcileriyle de DAY MER’de sohbet etti. EMEP Başkanı yurtdışında yaşayan yurttaşların da memleketlerindeki demokrasi mücadeleye aktif olarak katılmaya çağırdı. Toplantıdaki bir katılımcı başkonsolosluğun seçim zamanı sandıkları “Yüksek Seçim Kurulu’nun tercihi” diyerek toplumun yoğun yaşadığı Kuzey’e değil de 2 saat uzaklıktaki Londra’nın batısına kurmasından yakındı. Londra’daki toplum bu taktiği “seçim hilesi” olarak değerlendirmiş, ben de köşeme taşımıştım. Toplantıda Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni olan EMEP Başkanı’ndan sandıkların Kuzey Londra’ya kurulması için çaba göstermesi istendi. Akdeniz de yurtdışı seçmenin sandığa gitme oranının 1/6 (İngiltere’de 1/3) olmasından yakınarak bu oranın artmasının demokrasi mücadelesi ve halkın iradesinin sandığa yansıması açısından önemli olduğunu dile getirdi.

EMEP Başkanı son derece haklı… Gazetecilik deneyimlerime dayanarak diyorum ki “Yurtdışındaki seçmen öyle ricayla minnetle sandığa kesinlikle gitmez.” Seçim zamanı onlarca demokrat dostuma telefon edip uzakta da kurulsa sandığın önemini anlatmama karşın çoğu ya işyerini kapatamadı ya da çocuğuna bakacak birilerini ayarlayamadı. Eğer seçimler onların hayatlarına olumlu anlamda dokunacak olsaydı benim telefonuma gerek kalmazdı. Daha önce de kaleme almıştım; seçilme hakkı, sorunları ve çözümlerini saptayacak bilimsel çalıştaylar, memlekette otomobilini 5 yıl tutabilme hakkı, konsolosluk işlemlerinde sadeleşme ve azalma, emeklilik ve geri dönüş durumunda gümrük kolaylığı, memlekete cenaze ve beraberindeki yolcu taşımacılığında ciddi indirim, çifte vatandaşlık hakkı (İngiltere örneğindeki gibi), yakınlara vize kolaylığı, geriye göç teşvik projeleri, toplum araştırmaları ve arşivi gibi vaatler yurtdışındaki sandıkları da çekici kılacaktır…

Yurtdışındaki vatandaşların sayısı 9,5 milyon yani Türkiye nüfusunun yüzde 11’i ve şimdiye kadar işçi dövizi olarak memlekete 200 milyar dolar göndermişler (Türkiye’nin tam bir yıllık bütçesi kadar). Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi? Yurtdışındaki seçmenden, bir şey vermeden çok şey istemek faydacılıktır ve onlar da bunun farkında zaten. Türkiye’de at başı gideceği düşünülen seçimlerde, anahtar aslında yurtdışı seçmende. Kim yurtdışı seçmeni ikna ederse o kazançlı çıkacaktır.

Bu satırları yazdığımda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Londra’ya inmiş olmalı. Kılıçdaroğlu, 1-5 Kasım arasındaki ziyaretinde siyasetçi, bilim insanları, teknoloji çevreleri ve girişimci Türklerle bir araya gelmesi bekleniyor. Türkiye’nin en köklü partisi CHP’nin lideri umarım çıkını boş gelmez ve İngiltere’deki toplumun ilgisini çekecek ciddi vaatlerde bulunur. Kılıçdaroğlu, tv’de her zaman izlediğimiz söylemini burada da yinelerse seçmen pek etkilenmez. Zaten duyup bildiğiliz şeyler…

***

Dostlar editörü olduğum Açık Gazete 18 yaşında. Sedat ve Ezo Sarıcı Açık Gazete ile dayanışma amacıyla 6 Kasım Pazar akşamı saat 8’de “27 Moorfield Road N17 6PY’” adresindeki DAY MER-Tottenham’da sahneye çıkacaklar. Konsere katkı payı 15 sterlin olup biletler kapıdan alınabilecek. Salonda (sandalyeler rezerv değilse) isteyen istediği yere oturabilecek. Konserin olacağı mekanın sokağında giriş ve çıkışlar yeniden düzenlendi. Arkadaşlarımızın konsere araçlarıyla değil de toplu ulaşımla gelmelerini öneriyorum. Belediyeler trafik cezalarını kazanç kapısı yaptılar ve ara sokakların trafiğe kapatılması da ulaşım sorununa tüy dikti. Konserde “Baba Gız Kuşak Çatışması”nı büyük bir keyifle izleyeceğiz. Konserde görüşmek üzere…

________________

*Bu satırları sadece gözlem olarak yazıyorum, kimseyi takdir etmek haddim değil aman yanlış anlaşılmasın.

2645280cookie-checkAkdeniz’i dinledik, Kılıçdaroğlu’nu da dinleyeceğiz
Önceki haberAklımdan geçenler
Sonraki haberOn binler Londra’da hükümeti istifaya çağırdı
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor. Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir. Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı. Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi. Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.