AKP’li milletvekili OGM’nin ağaç katliamına isyan etti!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, Nallıhan’daki Sarıçalı Dağı Milli Parkı’nın kuzeyindeki ormanlık alanda 50’den fazla anıt ağacın kesildiğini belirterek “bu manzara karşısında üzüntümüzden kahrolduk” dedi…

AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Nallıhan’daki Sarıçalı Dağı Milli Parkı’nın kuzeyindeki ormanlık alanda 50’den fazla anıt ağacın kesildiğini açıkladı. Orman Genel Müdürlüğünün uygulamasına tepki gösteren Ceylan, “Yaptığımız incelemeler neticesinde yapılan ağaç kesimlerinin bilimden, teknikten uzak Amenajman Planı’na aykırı olduğuna bizzat şahit olduk. Kesilen 50 civarındaki anıt ağcın 80- 140 cm çapında, yaklaşık 50 – 1100 yaşlarında olduğu anlaşılmış olup, bu manzara karşısında üzüntümüzden kahrolduk. Bu vahim hata meslek taassubu çerçevesinde düşünülerek konunun kapatılmasına müsaade edilmemelidir. Konu meslek taassubu dışında değerlendirilerek tarafsız bir şekilde incelenerek bu vahim hatanın sorumluları bu yaptıkları yanlışlığı görmelidir ve bütün orman teşkilatı bu yanlış uygulamadan ders almalıdır” dedi.

UCUZ İTHALATLA BÜYÜYEN SEKTÖR GÖZÜNÜ ÜLKE ORMANLARINA DİKTİ

Türkiye’de son yıllarda hızla artan endüstriyel odun üretimi orman varlığını tehdit eder boyuta ulaştı. Geçmişte Çoğunlukla Rusya, Ukrayna ve Bulgaristan gibi ülkelerden ithal edilen ‘ucuz’ hammaddeye dayalı olarak büyüyen endüstriyel ahşap ve yonga-levha sektörü, önce dövizdeki artış, ardından da bu ülkelerin ihracata kısıtlama getirmesiyle gözünü Türkiye ormanlarına dikti.

OGM VERİLERİNE GÖRE ÜÇ KATTAN FAZLA ARTIŞ

Orman Genel Müdürlüğü’nün Ocak 2021’de yayımladığı performans programında, sektördeki kapasite artışına paralel olarak ormanlarda bakım kesimlerinin yapıldığını ve bunun sonucunda da önceki yıllarda 7 milyon metreküp olan endüstriyel odun üretiminin 22,1 milyon metreküpe yükseldiği bilgisine yer veriliyor. Ahşap endüstrisinin ürettiği ürünleri önemli bir ihracat kalemi olarak gören OGM, sektörün uluslararası ticarette de önünün açıldığını savunuyor. Konunun uzmanlarının verdiği bilgiye göre ise ormanlardan elde edilen odun üretiminin 40 ila 50 milyon metreküp seviyesine çıkarılmak istendiği öne sürülüyor.

OGM’nin kesim uygulamaları bu endişeleri doğrular nitelikte. Ancak ormansızlaşma endişesi yaratan aşırı ağaç kesimlerine orman köylülerinden meslek odalarına, doğa koruma örgütlerinden yaşar savunucularına kadar her kesimin tepkisini çekiyor.

AKP MİLLETVEKİLİ CEYLAN’DAN ANIT AĞAÇ KIYIMINA TEPKİ

AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan da OGM’nin uygulamalarına tepki gösterenler arasında. Geçmişte Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü yapan Nevzat Ceylan, seçim bölgesi de olan Nallıhan ilçesinde OGM eliyle yapılan ağaç kıyımının ayrıntılarını Mecliste anlattı.

NALLIHAN BİYOÇEŞİTLİLİK ZENGİNİ

Nallıhan ilçesinin coğrafi yapısının, ülkemiz coğrafyasının özeti gibi olduğuna işaret eden Ceylan, konuyla ilgili basın açıklamasında şunları dile getirdi: “Bu bölge İç Anadolu’dan Karadeniz’e geçiş zonunda bulunmaktadır. Ama en önemlisi de ülkemizdeki 3 Bitki Coğrafyası’nın (Avrupa – Sibirya, İran – Turan ve Akdeniz) tam kesiştiği noktası Nallıhan Sarıçalı Dağı’dır. Bundan dolayı da bu bitki coğrafyalarına ait bitki türleri ile çok zengin biyoçeşitliliğe sahiptir.

‘CUMHURBAŞKANIMIZ ANIT AĞAÇ MÜZESİNİ MİLLİ PARK YAPTI’

Bu özelliğinden dolayı Sarıçalı Dağı; 46. Milli Park olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile 21 Ekim 2021 tarihinde koruma statüsüne kavuşturulmuştur.

1740 rakımlı bu bölgede 600 civarında anıt özelliği taşıyan 70 ile 180 cm çapında 500 ile 1200 yaş aralığında karaçam, kasnak meşesi, ardıç ve fındık ağaçları bulunmaktadır.

Burada ayrıca 936 tür ve tür altı takson bitki çeşitliliği ile 119 endemik tür mevcuttur.

Bu haliyle Sarıçalı Dağı ve etekleri ANIT AĞAÇ MÜZESİ özelliği taşıyan ülkemizde eşi bulunmayan tek ekosistemdir. Sarıçalı Dağı’nda sadece anıt ağaçlar bulunmamaktadır. Burası yüzyıllardır civar köylerin ortak ‘Hacet Bayramı’ yaptığı, sosyal ve kültürel özellikleri olan kutsal bir dağ olarak kabul edilmektedir.

OGM, ÜRETİM YAPMAK İÇİN BÖLGENİN MİLLİ PARK OLMASINI İSTEMEDİ

Sarıçalı Dağı Milli Parkı’nın kuzey eteklerinde çok sayıda anıt ağaç olmasına ve mutlak korunması gereken ekosistem olmasına rağmen Orman Genel Müdürlüğü bölgenin milli park sınırına dahil edilmesine, üretim yapmak amacıyla, tüm ısrarlarımıza rağmen izin vermemiştir.

DOĞA KORUMA FONKSİYONLU ORMAN ALANI OLARAK AYRILDI

Bölgenin hassas bir ekosistem olmasından dolayı ormancılığın anayasası olarak kabul edilen Amenajman Planı’nda bu alanın büyük bölümü; meyilin fazla, toprağın sığ, taşlık ve kayalık olmasından ve erozyon riski taşıdığı için bu bölgede ekonomik anlamda işletmecilik yapmanın, yani ağaç kesmenin ormana ve doğaya olumsuz etkiler yapması söz konusu olduğunu belirterek, Doğa Koruma Fonksiyonlu Orman Alanı olarak öngörülmüştür.

Bu ormanlarda ve eğimi yüzde 60 üzerinde olan ormanlarda silvikültürel müdahaleler yapılamaz. Aslında ana amaç bu ormanların doğal haliyle olduğu gibi korunmasıdır.

Amenajman Planındaki bu açık öngörüye rağmen, plana aykırı olarak bakım yapmak bahanesiyle bu alanda yüzlerce ağaç kesilmiş bulunmaktadır. Bu kesilen ağaçlardan 50 civarındaki ağaç ise anıt ağaç özelliği taşımaktadır. Nallıhanlı olmam ve bölgede geçmişte Orman İşletme Şefliği yapmamdan dolayı, ayrıca Milli Parklar ve Av – Yaban Hayatı Genel Müdür görevinde bulunan birisi olarak; yapılan ağaç kesimlerini yerinde görmek üzere bölgede bizzat konu uzmanlarıyla teknik incelemelerde bulunduk.”

‘NALLIHAN ORMAN İŞLETMESİNİN ANIT AĞAÇLARI KESMESİ TELAFİ EDİLEMEZ’

Bölgede yaptığı incelemeler neticesinde yapılan ağaç kesimlerinin bilimden, teknikten uzak Amenajman Planı’na aykırı olduğuna bizzat şahit olduğunu anlatan AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, gördüğü manzarayı şöyle anlattı: “Kesilen 50 civarındaki anıt ağcın 80- 140 cm çapında, yaklaşık 50 – 1100 yaşlarında olduğu anlaşılmış olup, bu manzara karşısında üzüntümüzden kahrolduk. Kesilen ağaçların bulunduğu alanda meyil %70-80 civarında olup, toprağı sığ ve ana kaya ile kaplıdır. Kesilen ağaçların kökleri incelendiğinde 3 – 4 ağaçta çok az çürük bulunduğu, tamamına yakını çok sağlıklı olduğu, ayrıca sadece bir – iki devrik ağaca rastlandığı gözlemlenmiştir.

KESİLEN AĞAÇLARI TAŞIMAK İÇİN YOL AÇILDI

Kesilen anıt ağaçların etrafında genç ağaçlar bulunmadığı için, alan açık hale gelmiş ve erozyonu tetikleyecek boyuta ulaşmıştır. Toprağın sığ ve kayalık olmasından dolayı genç bireylerin yetişmesi ve gelişmesi küresel iklim değişikliği de göz önüne alındığında mümkün görülmemektedir. Bu kesilen ağaçları taşımak için 40 – 50 metre aralıklarla yol şebeke planı olmadan, yangın yolu olarak kullanılması da mümkün olmayan sürütme yolları açılmıştır. Bu yollar açılırken ağaçlar ve orman tahrip edilmiştir.”

‘ANIT AĞAÇLAR ÜLKEMİZİN ORTAK MİRASI’

Böylesine özellikleri olan bir ekosistem ve anıt ağaçların bulunduğu doğal yaşlı ormanların ülkemizde artık kalmadığını söyleyen Ceylan,

“Benim de görev yaptığım ve yetişmemde büyük katkıları olan Orman Teşkilatı büyük ve güçlü bir teşkilattır. Mühendisinden işçisine kadar çalışanları son derece fedakardır. Ormanları korumak ve yangınlarla mücadele etmek için gece gündüz cansiperhane görev yapmaktadır. Ülkemizin bu önemli kuruluşu artık statükocu odun ormancılığından, ekosistem ormancılığına geçmelidir. Bütün sorun bu geleneksel anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bu vahim hatalara ülkemizin her tarafında maalesef rastlanmaktadır. Ormanlardaki aşırı ağaç kesiminden çok rahatsız olan orman köylüleri, orman teşkilatından artık ormanları korumak için mücadele etmektedir. Bu vahim hata meslek taassubu çerçevesinde düşünülerek konunun kapatılmasına müsaade edilmemelidir. Konu meslek taassubu dışında değerlendirilerek tarafsız bir şekilde incelenerek bu vahim hatanın sorumluları bu yaptıkları yanlışlığı görmelidir ve bütün orman teşkilatı bu yanlış uygulamadan ders almalıdır.

Bütün dünyayı tehdit eden ve varlığını her gün yaşayarak hissettiğimiz küresel ısınmayı önleyecek olan, en çok karbon tutan doğal yaşlı ormanlar ve anıt ağaçlardır” diye konuştu.

‘ANIT AĞAÇLAR TESCİL EDİLMELİDİR’

“Bu tür anıt ağaçlar eğer şimdiye kadar tescil edilmemişse bu başta orman teşkilatı olmak üzere ilgili kuruluşların ihmal ve kusurudur” görüşünü dile getiren Ceylan, “Ülkemizde tüm anıt ağaçların tespit ve tescili için seferberlik başlatılmalıdır. Bu anıt ağaçlar ve doğal yaşlı ormanlar dünyanın ve ülkemizin ortak değeridir. Nasıl tarihi ve arkeolojik yapılar koruyarak gelecek kuşaklara miras bırakıyorsak, bu anıt ağaçlara da bu gözle gözümüz gibi bakarak korumalıyız.

Bu nedenle sebebi ne olursa olsun ormancılık tabiriyle (ister bakım ister gençleştirme) bu ağaçları kesmeden önce bir kere değil bin kere düşünmeliyiz. Ormandaki anıt ağaçlar, ölü ağaçlar, ağaç kovukları, kurumuş dallar ormandaki biyolojik çeşitliğin ve genetik geleceğin devamını sağlayan orman ekosisteminin en önemli unsurları olduğu göz önüne alınarak uygulama yapılmalıdır” dedi.

Önceki haberLondra’daki DAY-MER Festivali binlerce emekçiyi bir araya getirdi
Sonraki haberSiyasetçi-seçmen diyaloğu
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.