Ali İsmail davasında ara karar açıklandı

Eskişehir’de Gezi eylemleri sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın Kayseri’deki duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan polis Yalçın Akbulut hakkında tutuklama talep etti. Mahkeme heyeti, savcının talebini reddetti. 14 saat süren duruşma 12 Mayıs 2014’e ertelendi.

DHA / HÜRRİYET/ GERÇEK GÜNDEM – Eskişehir’de geçen yıl 2 Haziran’da Gezi Parkı protestoları sırasında saldırıya uğrayıp 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili açılan davanın görüleceği Kayseri’de bugünkü ilk duruşma öncesi güvenlik önlemleri alındı.

Kentte her türlü gösteri valilik tarafından yasaklandı. Yaklaşık 2 bin polis memuru, 2 TOMA ve bir polis helikopterinin görev yapacağı duruşma öncesi, şehrin giriş ve çıkışlarına arama noktaları kuruldu. Davada 1’i polis olmak üzere 5’i tutuklu 8 kişi kasten adam öldürmek ve bu suçu kolaylaştırmaktan 10 yıl ile ömür boyu hapis arasında ceza istemiyle yargılanacak.

YÜZLERİNİ GİZLEDİLER

Kayseri Kapalı Cezaevi’ne önceki gün duruşmayla ilgili nakledilen tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan, fırın sahibi İsmail Koyuncu ve akrabaları Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatanseven, Ebubekir Harlar cezaevi aracıyla eski adliye binasının mahkum girişine kadar getirildi. Jandarmanın adeta etten duvar ördüğü kapıdan 5 tutuklu, yüzlerini ellerindeki dosyalarla, atkılarla kapatarak duruşma salonuna götürüldü. Tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban G. Hüseyin E., Yalçın A. da adliyeye, polis kontrolündeki yan kapıdan girdi. Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 20 Kasım 2013 tarihinde yapılacak ilk duruşma öncesinde Valiliğe ve Cumhuriyet Başsavcılığına birer yazı göndererek duruşmanın Eskişehir’de yapılmasının güvenlik açısından herhangi bir sakıncasının olup olmadığını sordu. Cumhuriyet Başsavcılığı ile Valilik duruşmanın güvenlik açısından başka ilde yapılması yönünde görüş bildirdi.Bunun üzerine Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verilen davanın ilk duruşması bu sabah Kayseri’de , yeni adliye binasındaki salonların küçük olması nedeniyle, Valiliğin hemen yanı başındaki eski adliye binasında başladı.

300 AVUKAT ADINA AÇIKLAMA

Etrafı demir barikatlarla çevrilen ve arama noktalarından girilen adliye binası önünde, Eskişehir Barosu başta olmak üzere 300 avukat adına bir basın açıklaması yapıldı. Avukat Ali Özgür tarafından okunan bildiride şöyle denildi: “Eskişehir’de 2 Haziran Gezi parkı protestoları sırasında uradığı saldırı sonucunda ağır yaralanan ve 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren üniversite örgencisi Ali İsmail Korkmaz’ın davası, Eskişehir’den kaçırılarak, Kayseri’ye getirildi. Ali İsmail, dosyasının güvenlik nedeniyle Eskişehir’den Kayseri’ye taşıyan Yargıtay 5’inci Hukuk Dairesi, 1993 yılında da Lice’de katledilen Tuggeneral Bahtiyar Aydın dosyasını güvenlik gerekçesiyle Eskişehir’e nakletmişti. Ali İsmail Korkmaz davasının güvenli bir şehir olduğu yıllardır bu tür davalarda uygulanan nakil kararları ile tescil edilmiş olan Eskişehir’den güvenlik gerekçesiyle kaçırılmış olması ve doysa Kayseri’ye nakledilmişken, 24 tanığın Eskişehir’de yapılacak duruşmada dinlenmesine karar verilmiş olması, naklin aslında hukuki bir sebebe dayanmadığının en açık göstergesidir. Güvensiz denilen Eskişehir’de 6 Ocak tarihinde yapılan ve hiçbir güvenlik sorunu yaşamayan talimat duruşmasına 100’dan fazla avukatla katılan bizler, Kayseri duruşmasına bu kez 300 avukatla katılıyoruz. Yolları kesseniz de Ali İsmail’in ailesi, milletvekilleri, uluslararası heyetler, sendika, parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileriyle Kayseri’deyiz. Siz haksızlığı büyüttükçe, biz bu davanın daha kalabalık takipçisi olacağız. Ali’yi aramızdan aldılar ama adaleti hangi delikte saklanırsa saklansın çıkaracağız.” Açıklamanın ardından yer darlığı nedeniyle salona alınmayan avukatlar kapıya yüklendi, kısa süreli arbedenin ardından içeri girebildiler.

‘NASIL KIYDINIZ OĞLUMA’

Anne Emel Korkmaz ve yengesi Süheyla Korkmaz, duruşma salonuna Ali İsmail Korkmaz’ın fotograflarıyla geldi, avukatlar anne ve yengeyi ayakta alkışladı. Anne Emel, duruşma öncesi, oğlunun fotografını salondakilere göstererek, ”Ali’yi getirdim size” diyerek konuşmaya başladı. Daha sonra sanıklara kendileri arasında adeta etten duvar ören polis ve jandarmalara “Koruyun arkadaşlarınızı. Bizi görmesinler, yüzümüze bakmasınlar” diye seslendi. Anna Emel Korkmaz daha sonra, “Nasıl kıydınız o çocuğa? Ne yaptı size ? Çocuklarımızı niye dövdünüz ? Çıkarın bunları buradan. Bunlar annelerinin yüzlerine nasıl bakıyorlar?” dedi. Kız kardeşi de sanığa “Kardeşim çocuğunu mu öldürdü?” diye sordu.

HARAM OLSUN ALDIĞINIZ PARA

Abisi Gürkan Korkmaz sanıklara ve avukatlarına tepki gösterdi, ”Haram olsun aldığınız para” diye bağırıp ayağa kalktı, yanındakiler koluna girdi. Sendika.org’un haberine göre sanık avukatı sözle sataşınca Gürkan Korkmaz “Benim sınıf arkadaşımsın, Ali için hastaneye geldin, şimdi polisin avukatlığını yapıyorsun” diye bağırdı.

DURUŞMAYI AYAKTA TAKİP EDİYORLAR

Bu arada, duruşma salonunda milletvekilleri başta olmak üzere bir çok kişi ayakta kaldı. Mahkeme heyeti , bunun üzerine duruşma salouna ek sandalye getirilmesini istedi Öte yandan, davayı izlemek üzere CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, İlhan Cihaner, Şevki Kulkuloğlu, Süheyl Batum, Nurettin Demir M. Ali Edipoğlu, Melda Onur, Mahmut Tanal, Musa Çam, M. Ali Edipoğlu, Refik Eryılmaz, HDP milletvekili Levent Tüzel, MHP milletvekili Mümin İnan, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan da Kayseri eski adliye binasına geldi. Adliye binası çevresinde 2 TOMA, 1 polis helikopteri ve çeşitli illerden gelen bin 900 polis devriye görevi yaptı. Bu arada çevredeki gençler, “Ali İsmail ölümsüzdür. Katiller hesap verecek” sloganları attı.

AVUKATLAR ‘GEZİ DİRENİŞİ’ DİYEREK SÖZLERİNE BAŞLADI

Duruşmada sanık avukatlarıyla müdahil avukatları arasında tartışma yaşandı. Sanıkların önünde polisler, arkasında jandarmalar barikat oluşturdu. Müdahil avukatları usule dair sözler alıyor. Her avukat sözlerine “Gezi direnişi” diye başladı.

”POLİS GAZ SIKMASAYDI BUNLAR YAŞANMAZDI”

Eskişehir Baro Başkanı, “Polis gaz sıkmasaydı, Ali İsmail o sokağa kaçmaz, öldürülmezdi. Bu çok önemli, Vali bizi dinlemedi, sorumludur. Bütün halkın, herkesin Ali İsmail’e borcu var, adil bir yargılama istiyoruz” dedi.

SİLAHLI SİVİLLER YAKA PAÇA DIŞARI ÇIKARILDI

İzleyici bölümündeki sivil giyimli iki kişi, jandarma olduğunu söyledi. Kişilerin silahı olduğu anlaşılınca yaka paça dışarı çıkarıldı. Avukatlar kimlik tespiti istedi, arbede yaşandı.

SAĞIR-DİLSİZ NUMARASI YAPMIŞ

Kimliği Mahkeme Başkanı tarafından alınan siviller, arka kapıdan çıkarıldı. Silahlı sivillerin, kim oldukları sorulunca sağır-dilsiz numarası yaptığı öne sürüldü.

ALİ İSMAİL’İN ABLASI BAYILDI

Ali İsmail’in ablası fenalık geçirdi, kolonya ile teskin edildi.

SİLAHLI SİVİL UZMAN ÇAVUŞ, TUTUKLU POLİSİN YAKINI

Silahlı sivil, mahkeme başkanının huzuruna alındı. İbrahim K. adlı bu kişi, “Kulaklarımda problem var. 58. Piyade Alayı’nda uzman çavuşum. Tutuklu polis Mevlüt Saldoğan’ın akrabasıyım. Onu görmeye geldim, silahım yok. Avukat hanım kimlik sordu, ısrar edince üzerinde silah var diyerek dışarı attılar” dedi.

TANIK AVUKATLARDAN SİLAHLI İKİNCİ KİŞİ İDDİASI

Tanık avukatlar “Bir kişi daha vardı, silaha dokunduk” diyerek itiraz ettiler. Mahkeme Başkanı, sivil uzman çavuşa müdahale eden avukatları dinledi.

Sanatçı Pınar Aydınlar da sivil uzman çavuşla arasında geçen diyalogu mahkeme başkanına anlattı.

SANIĞIN ÜZERİNDE SİLAH ÇIKMADI İDDİASI

2 avukat ve CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu’nun şahitliğinde polisler tarafından yapılan aramada, Burdur 58’inci Piyade Alayı’nda görevli Uzman Çavuş İbrahim K.’ın üzerinde herhangi bir silah çıkmadığı iddia edildi.

FEYZİOĞLU DA GELDİ

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, uçağını kaçırdığı duruşmaya gecikmeli olarak geldi. Korkmaz ailesinin avukatlığını üstlenen Feyzioğlu, saat 11.20 sıralarında duruşma salonuna girdi.

FEYZİOĞLU’NDAN ESKİŞEHİR VALİSİ’NE ELEŞTİRİ

Metin Feyizoğlu söz aldı ve davanın Eskişehir’den Kayseri’ye alınmasıyla birlikte delillerin kararabileceğini söyledi. Feyzioğlu, olay için “Arkadaşları öldürmüştür” diyen Eskişehir Valisi’ni eleştirdi, “Yargının kurucu unsuru olarak buradayız. Adil bir yargılama bekliyoruz” dedi.

ANNE EMEL KORKMAZ: ADALET İSTİYORUM

Anne Emel Korkmaz, ses düzeninin daha güçlü hale getirilerek, salondaki herkes tarafından duyulması için duruşmaya verilen arada, “Buradaki insanlar şahit Ali İsmail’in ne kadar dürüst bir delikanlı olduğuna. Onu vuranlar utansın. Ona bunu yapanlar zaten insan değil. Onlar yaratık. Elindeki resmi tutarak böyle gelmişti. Ali İsmail Eskişehir’e ‘Sizin gibi katil olmasın diye Eskişehir’e gönderdim. Ben buralara Kayserilere bunun için mi gelecektim? Buralara hakkımızı aramaya geldik” diye gözyaşı döktü. Emel Korkmaz duruşma sırasında da zanlıların önünde duran polislere, “Ben, Ali’mi bu temiz ellerle büyüttüm. Bu temiz ellerle onlara asla dokunmam,vurmam o kanlı ellere” diye seslendi. Bu arada Ali İsmail Korkmaz’ın ağabeyi Gürkan Korkmaz, sanık polisleri savunan hukuk fakültesindeki aynı sınıftan mezun olan avukat arkadaşına “Yazık, ayıp. Savunma bunları” dedi. Duruşma sırasında , izleyiciler arasından sanıklar’ ‘Bunlar köpek kanı taşıyor” diye bağırılınca, duruşma hakimi salondakileri uyardı.

ADLİYEYE YÜRÜMEK İSTEYENLERİ POLİS DURDURDU

Öte yandan adliye binası önünde toplanan yaklaşık 3 bin kişi, polisin çektiği demir bariyerlere yüklenerek yıkmak istedi. Ancak, çevik kuvvet polisi bariyerlerin önünde ve arkasında kalkanlarıyla önlem alarak, kalabalığın adliye binasına gitmesini önledi. Kalabalık ellerindeki pankart ve sopaları, su şişelerini polise fırlattı. Kayseri Emniyet Müdürü Mustafa Aydın adliye önünde yaşanan arbede de 2 polis memurunun yaralandığını, 2 polis memurunun da adliyenin içerisindeki olayda yaralandığını ve tedavileri için hastaneye kaldırıldıklarını söyledi. Aydın, sadece 25 otobüsün bu duruşma için Kayseri’ye geldiğini ifade etti.

Duruşmaya verilen arada ise CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu yaptığı açıklamada, “Dava katilleri korumak, mağdurları yıldırmak için Kayseri’ye alındı. Olayın olduğu yerde yargılama yapılmıyorsa oraya hukuk devleti denmez” dedi

İDDİANAME OKUNUYOR

Duruşmada savcı iddianameyi okuyor. Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz da kucağında oğlunun resmi, kafasını sallayarak ve ağlayarak dinliyor. Emel Korkmaz, gözlerini sanıklardan da bir an olsun ayırmıyor.

SANIKLAR ALİ İSMAİL’İN KÜFRETTİĞİNİ İDDİA ETTİ

İddianamede sanıkların ”Ali İsmail bize küfrediyordu” dediği yer alıyor. Tanıklara göre ise Ali İsmail ”Yapmayın etmeyin” diye yalvarıyordu.

İddianame okunurken Ali İsmail’in babası da ”Nasıl yaptınız bunu oğluma” diye haykırdı.

DÖVEN POLİSLER ‘İYİ STRES ATTIK’ DEMİŞLER

Tanıkların anlatımına göre Ali İsmail’i döven polisler ”İyi stres attık” demişler.

ALİ İSMAİL’İN YILAN HİKAYESİ

Ali İsmail’in ailesi salon çıkışı sanıklara tepki gösterdi.

Abisi Gürkan Korkmaz sanık polislere, “Bir suçu varsa gözaltına alsaydınız, neden öldürdünüz kardeşimi?” diye seslenerek şu anısını anlattı:
“Babam bahçedeki yılanı öldürmek istedi, kardeşim karşı çıktı, bırak doğada yaşasın dedi. Ali İsmail bir yılana kıyamazken siz ona nasıl kıydınız?”

SANIKLARIN HEPSİ AYRI AYRI SAVUNMA YAPACAK

Saat 14.15’de duruşmanın öğleden sonraki bölümü başladı.

Sanıkların hepsi ayrı ayrı avukatları olduğunu ve savunma yapacaklarını belirttiler.

MÜDAHİL OLANLAR

Korkmaz ailesine davaya müdahil olup olmayacakları soruldu. Anne Emel Korkmaz, “Tabii ki, Ali İsmail’le birlikte katılacağım” dedi.

Ankara’da polisin silahından çıkan kurşunla ölen Ethem Sarısülük’ün abisi Mustafa Sarısülük ile Gezi protestoları sırasında hayatını kaybeden ilk isim Abdullah Cömert’in abisi Zafer Cömert, Mehmet Ayvalıtaş’ın abisi Muharrem Ayvalıtaş da şikayetçi olduklarını ve müdahil olmak istediklerini söylediler.

Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği de müdahillik talebinde bulundu.

SANIKLAR, AİLE DIŞINDAKİ MÜDAHİLLİK TALEPLERİNİN REDDİNİ İSTEDİ

Sanıklar, aile dışındaki müdahillik talepleri için “Tanımıyorum, kabul etmiyorum” dediler.

Bu ifadelere aile ve avukatları tepki gösterdi. Gürkan Korkmaz, sanıklara “Ali İsmail’i tanıyor musun?” diye seslendi.

Mahkeme, Korkmaz ailesi dışındaki müdahillik talepleirnin reddine karar verdi.

SANIKLAR İFADE VERİYOR

Duruşmada sanıklar ifade veriyor.

”ARA SOKAKLARA GİRENLERİ ENGELLEME GÖREVİ VERİLDİ”

Sanık polis Şaban Gökpınar ifadesinde “İzinliydim, sözlü talimatla göreve çağrıldım, ara sokaklara girenleri engelleme görevi verildi bize” dedi.

”TALİMAT OLURSA GEREĞİNİ YAPARIM”

İlk sorguları yapılan sanıklardan polis memuru Şaban Gökpınar, olay akşamı izinli olduğunu, yazılı değil sözlü talimat üzerine olay yerine gittiğini, elinde cop bulunduğunu, Ali İsmail’i hatırlamadığını söyledi.

“Ali İsmail tabir edilen şahıs” ifadesi tepki çeken Gökpınar, Ali İsmail’in dövüldüğü sokakta olmadığını, kamera kayıtlarından da görüleceğini söyledi. Emel Korkmaz itiraz etti: “Tabir edilen şahıs değil, Ali İsmail Korkmaz”

Sanık polislerden Hüseyin Engin ise Ali İsmail’i tanımadığını, kimseye vurmadığını öne sürdü. Sanığın çapraz sorguda müdahil avukatının ”Elinizdeki sopayla göstericilere vuruyor musunuz?” sorusuna verdiği “Talimat olursa gereğini yaparım” yanıtı tepkilere neden oldu.

BIYIK VE GÖZLÜK SORUSUNA YANIT YOK

Müdahil avukatı teşhis sırasında Engin’e neden bıyığını kesip, gözlük taktığını sordu, yanıt alamadı. Engin, Ali İsmail koşarken ilk vuranlardan biri olduğu iddiasını reddetti.

KOVALAYAN POLİS O MU?

Sanık polis Yalçın Akbulut çapraz sorgu sırasında şöyle konuştu:
Yerde yatan şahıs küfür ediyordu. Talimatım da olmadı, müdahalem de. Ben geri döndüğümde, yerde yatan şahıs yoktu. Benim gördüğüm şahıs 1.75 boylarındaydı, Ali İsmail ile alakası yok. Koyu renk kapişonu vardı peşinden koştuğum şahsın. Ali İsmail 1.60 boyunda, kot pantolonlu, tişörtlüydü. Görüntüleri defalarca izledim. Sadece şahsı uzaklaştırmak için kovaladım. Kovalarken yalnızdım.

MEVLÜT SALDOĞAN: AYAĞIMLA YERDEKİ ŞAHSI HAFİFÇE DÜRTTÜM

Sanık polis Mevlüt Saldoğan, duruşmadaki ifadesiyle Ali İsmail’in abisi Gürkan Korkmaz’ı da çileden çıkarttı.

Saldoğan ifadesinde şunları söyledi:
”TEM’de çalıştım, meslek hayatım boyunca ne olursa olsun Ali İsmail gibi bir gencimizi kaybettiğimiz için çok üzgünüm, buradan baş sağlığı diliyorum, ailesine de sabır diliyorum. Ben 31 Mayıs sabahı mesaiye başladım, akşam mesai bitiminde basın açıklaması olacağı şeklinde bilgi geldi, amirimiz olay yerinden ayrılmamamızı söyledi, harekete geçerek AKP binası önüne geldik. Olay günü sabahına kadar 72 saat bilfiil görev yaptım. Olay gecesine gelince, daha gündüz saatleriydi amirlerimizin emirleri sonucu AKP önünde görev aldık, bize önce söylenen Çevik Kuvvet arkasında bir gözaltı yapılacaksa onu yapmamızdı. Çevik TOMA ile görev yaparken bir müdahale olmadı. Yetkili amirlerimiz güvenlik şube, özel donanımlı yüksek sesle görev yapan araçla eylemin kanuna aykırı olduğu şeklinde defaten, yalvarırcasına ikaz etti. Daha sonra grup dağılmadı. Cadde üzerine kurulan barikatın arkasından taş, sopa,demir, sapanla saldırılar oldu. Barikatı açmak için Çevik ile harekete geçtik. Saldırı olunca geri çekildik. Çevik Kuvvet’in önünden kaçanlar bize saldırdı. Daha sonra sıralı amirlerimizden biri, elinde telsizle o bölgedeki grubu oradan gözaltı yapılmadan uzaklaştırmamız istendi. Sokağa giriş nedenimiz oydu. Benim vurduğum şahıs kesinlikle Ali İsmail değildi. Çünkü şahıs benden uzun boyluydu. Şahıs önümden geçti, müdahalede bulunmadım. Yalçın bey koşuyordu, ileride üç dört şahsın önüne geçitiğini gördüm. Şahıslara ‘bırakın dokunmayın’ dedim, yere düşmüş vaziyetteydi, hafifçe ayağımla dürterek kalkmasını istedim. Şahıs arkamdan küfür etti. ‘Küfretme, ayıp, erkek insana küfür etmek yakışmaz’ dedim.”

Bu ifadeye tepki gösteren abi Gürkan Korkmaz yerinden kalkarak, “Erkek misin sen? Elinde kan var, tuttuğun oruç oruç değil, kıldığın namaz namaz değil” diye bağırdı.

”ALİ İSMAİL GÖZÜNÜZE DEV GİBİ GÖZÜKTÜ”

Tutuklu sanık polis Mevlüt Saldoğan, “Benim müdahale ettiğim şahsın Ali İsmail olduğunu kesinlikle kabul etmiyorum. Olaydan sonra izne çıktım, sonra da tutuklandım” dedi.

Bir kadın seyirci, sanık polislerin müdahale ettikleri kişinin Ali İsmail olmadığını söyleyip, boyunu büyük tarif etmesine, “Ali İsmail gözünüze dev gibi göründü dev” sözleriyle bağırarak tepki gösterince mahkeme başkanının talimatıyla salon dışına çıkarıldı.

SANIK POLİS SUÇLAMAYA SAYGI DUYDU

Sanık polis Mevlüt Saldoğan’ın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanının bu sorgudan sonra erteleme yapabileceği bilgisi üzerine müdahil avukatları duruşmanın büyük bölümünün bittiğini, bugün sonuçlandırılmasını istedi. Başkan değerlendireceklerini söyledi.

Müdahil avukatı Ayhan Erdoğan, Saldoğan’a gözaltı yapılmadan uzaklaştırma talimatının yakaladığını öldüresiye dövmek mi olduğunu sordu. Sanık polis, amacının saldırıyı önlemeye yönelik olduğunu savundu.

Avukat Erdoğan, sanıklardan Ebubekir Harlar’ın, öldürücü darbeleri Mevlüt Saldoğan’ın attığını söylediğini hatırlatması üzerine polis Saldoğan, “Ebubekir’in düşüncesidir, saygı duyarım” yanıtını verdi ve kabul etmediğini söyledi. Saldoğan, bu tartışma üzerine müdahil avukatlarının sorularına yanıt vermek istemediğini, sanık avukatlarını yanıtlayacağını söyledi.

ÖNCE KONUŞTU, SONRA SUSTU

Avukat Ayhan Erdoğan, sanık Muhammet Harlar’ın ifadesinde, polis Saldoğan’ın bağırarak talimatı üzerine Ali İsmail’i yakaladıklarını söylediğini hatırlatması üzerine sanık avukatı susma hakkını kullanacaklarını söyledi. Bu çıkış avukatların tepkisine neden oldu. Sanık Saldoğan’ın da susma hakkını kullanacağını söylemesi üzerine salondakiler alkışlayarak protesto etti. Avukat Erdoğan, sanık polise Ali İsmail’i sivil şahıslara yakalatıp, sonra da neden öldürme kastıyla hareket ettiğini sordu, sanık reddetti. Avukatın bir husumeti olup olmadığı sorusuna, Ali İsmail Korkmaz’a karşı husumeti olmadığı, müdahale ettiği kişinin o olmadığı yanıtını veren sanık Saldoğan, “Ben herhangi bir iktidarın, siyasi partinin değil Türkiye Cumhuriyeti’nin polisiyim” dedi.

DURUŞMA BUGÜN BİTECEK

Mahkeme bir aranın ardından duruşmaya devam kararı aldı. Duruşma bugün bitecek. Saat 18.30’a kadar ara verildi.

SANIK FIRINCI İSMAİL KOYUNCU; ‘ASIL MAĞDUR BENİM’

Eskişehir’de Gezi olayları sonrası meydana gelen olayda Ali İsmail Korkmaz’ı dövdüğü ve ölümüne yol açtığı iddiasıyla tutuklu olarak yargılanan fırıncı İsmail Koyuncu, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. İşini ve itibarını kaybettiğini söyleyen Koyuncu, mahkeme heyetine olay gününü ve yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Asıl mağdur ben oldum. İşimi de itibarımı da kaybettim. Yağmur vardı, polis biber gazı sıkınca etkilenenler benim fırınıma sığındı. Burada simit yediler dinlendiler. Çıkarken yağmurdan etkilenmemek için çöp poşeti istediler. Verdim. Herkese yardımcı oldum. Daha sonra otomobilim olmadığı için amcaoğlu Ramazan’ı aradım. Beni fırından almasını istedim, zira otobüsler çalışmıyordu. O de tatil olduğu için eniştem Muhammet ile birliktelermiş. Fırına geldiler. Olayları hep birlikte izledik. Biri yabancı dilde konuşuyordu. Diğer gençler de o yabancı dilde konuşanın söylediklerini yapıyordu. Bu sırada ilk dayağı yiyen ben oldum. Zira, polis beni eylemci sandı.

Esnaf olduğumu söyleyince bıraktılar. Bu sırada çevik kuvvet polisleri biber gazı sıktı ve oradaki herkes, polisler bile gazdan etkilendi. Beşik otelin oradan biri bağırarak bize doğru koşuyor, sivil polisler de onu kovalıyordu. Polis bize tutun diye bağırdı. O heylecanla ben gence doğru ayağımı uzattım ama değmedi bile. Arkamı döndüğünde o gencin yerde oturduğunu gördüm. Sonra polis Şaban geldi. Yerde oturan gencin önünde bir taş vardı. Ayağımla taşı kenara çektim. Daha sonra polis Mevlüt Saldoğan geldi. Ayağıyla bir iki kez dizine vurdu. ‘Bizi de kendini de yoruyorsun’ dedi. Polis Mevlüt ayrılırken, yerdeki genç küfür etti. Polis, onu küfür etmemesi için uyardı.

Ama, genç küfüre devam edince, belden aşağısına dürttüğünü sanıyorum. Zira benim arkam dönüktü. O genç ayağa kalktı ve giderken bize de küfür etti. Buna rağmen, ona dokunmadım. İşyerimin önüne gittim. Tanıkların çelişkili ifadesi var. Eğer elimde sopa varsa, en ağır cezayı bana verin. Sopa ve biber gazını yerde gördüm ve çöpe attım. Ben kimseye vurmadım. Medyada olayı sanki ben yaptım gibi gösterildi. İnanın mesleğimden bıktım. Konya’da çiftçiyim, Mart’ta Eskişehir’de fırın açtım. Ailemin geçimini sağlamak isterken, 6 ve 8’inci aylarda dükkanım sürekli basılınca, işyerimi ailem kapatmak zorunda kaldı. En kötüsü de itibarımı kaybettim. Yerde yatan o genç benden çok daha uzundu. Ramazan bayramına 3 veya 4 gün kala ailemin yanına gittim. İfadeye çağrıldığımı öğenince, Konya’dan gelip, karakola ifade verdim ve ardından tutuklandım. Asıl mağdur olan benim.”

ALİ İSMAİL’İN BABASI ŞAHAH KORKMAZ BAYILDI

Ali İsmail’in babası Şahap Korkmaz bayıldı. Şahap Korkmaz salondan dışarı çıkartıldı. Mahkeme salonunda gergin dakikalar yaşanıyor. Ali’nin kuzeni “gün yüzü görmeyin” diye bağırdı.

‘POLİSİN VURUP ÖLDÜRECEĞİNİ BİLMİYORDUM’

Tutuklu sanıklardan Ebubekir Harlar’ın ifadesi sırasında sarfettiği “Polisin vurup, öldüreceğini bilmiyordum” sözlerinin ardından Ali İsmail Korkmaz’ın babası Şahap Korkmaz bayıldı. Bu sırada, duruşma salonunda bulunan bir doktor, babaya müdahale ederek, kendine gelmesini sağladı. Tansiyonu yükselen acılı baba Şahap Korkmaz, daha sonra duruşma salonundan çıkarıldı.

Tutuklu sanık 28 yaşındaki fırın işcisi Ebubekir Harlar duruşmaya siyah takım elbiseyle çıkınca, Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz, “Oğlum Ali de ağabeyinin düğününde böyle bir siyah takım elbise giymişti. Sen ise, katil damgasıyla böyle siyah takım elbise giymişsin” diye seslendi. Genç fırın işçisi, zaman zaman gözleri dolarak, o geceyi şöyle anlattı:

“Olay günü nişanlımı eve bıraktım dönüyordum. Tanıdıklarımın olduğu bu fırına uğradım. Burada 1.5 saat kadar kaldım. O sırada olayları izliyordum. 3-4 polis koşarak birini kovalıyorlardı. Polisler bize ‘Tutun’ diye bağırdı. Biz de, o gencin önüne geçtik. Ayağımı kaldırdım, çelme taktım. Ama, düşmedi. O arada diğerleri de geldi ve vurmaya başladı. Polisin vurup öldüreceğini bilmiyordum. Polis Mevlüt Saldoğan ve diğer sivil sanıklar onu yere düşürdü ve en son üstündeydiler. Sonra çekildiler. O şahsın ne yaralanması ne de ölmesi için yolunu kesmedim. Ali İsmail olsun veya olmasın, kimseye bir kastım yoktu. O da bu vatanın evladı. Terörist değil.”

“BU ŞEKİLDE SALDIRANLAR VAHŞİ YARATIKLARDIR”

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, benzer ifadeler veren tutuklu sanık Muhammed Vatansever ile Ramazan Koyuncu’yu da dinledikten sonra, müştekilerden baba Şahap ile anne Emel, ağabey Gürkan ile ablası Aylin’e söz verdi. Baba Şahap Korkmaz, şöyle dedi:

“Ben, Ali İsmail Korkmaz’ın babasıyım. Oğluma kasıtlı davranılmış pusu kurulmuştur. Ortada bir vahşet ve cinayet var. Oğlum polisten darbe yedikten sonra kaçıyor, çelme takılıp düşürüyorlar, sonra da tekmelerle ve sopalarla dövüyorlar. Hastanede her tarafı mosmordu. Kafasında 2 kırık vardı. Sırtına boya sürülmüş gibi, 3 dişi sökülmüştü. Bunu yapan kesinlikle insan değildir. Bu şekilde saldıran vahşi yaratıktır. Ali İsmail bana yılan öldürdüğüm için bile karşı çıkmıştır. Küfür etti onun için yaptık diyorlar, biz onun ağzından bu yaşına kadar küfür duymadık. Ne annesi ne de ben bir kez tokat atmadık. Oğlum huzurevini ziyaret eder, çocuklara kitap alırdı. Elinizi vicdanınıza koyup adil yargılayın.”

ANNE KORKMAZ: 8 AYDIR AĞLIYORUM, YAPTIKLARI SAVUNMA İLE BENİ GÜLDÜRDÜLER

Anne Emel ise “Ben Ali İsmail için hem ayakta ve dik duracağım. Ali İsmail bırakın küfürü en ufak lanet bile etmezdi. Savunmalarını adam gibi yapsın, bahane bulmasınlar. 8 aydır ağlıyordum. Yaptıkları savunma ile beni güldürdüler. Ali İsmail çevreye, doğaya insanlara hayrandı. Vatansever bir çocuktu. Sabahtan beri yüzlerine oğlumun fotoğrafını tutuyorum. Oğlum Eskişehir’e severek gitti. Eğitmen olacaktı. Tercüman olacaktı. Binlerce çocuk yetiştirecekti. Katilleri savunacak avukatlarına sesleniyorum, ellerini vicdanlarına koyup öyle savunma yapsınlar” dedi.

“BUNLAR İNSAN DİYE TABİR EDİLEN YARATIKLAR”

Avukat olan ağabey Gürkan Korkmaz’da, “Ben de Eskişehir’de okudum. Eskişehir’de okuyanlar avukat, doktor, hakim ögretmen olur. Eskişehir’e giden kefeniyle aile evine dönmez. İnsan diye tabir edilen şu yaratıklar, tasarlayarak, kardeşi öldürmüşlerdir. Oruç tuttuklarını namaz kıldıklarını söylüyorlar ama böyle adam öldürmek hangi din ya da mezhep de yazıyor. Kardeşim tasarlanarak, isteyerek öldürülmüştür. Bu dava Korkmaz ailesinin değildir. O sokağa kim girse öldüreceklerdi. Bu Türkiye’nin davasıdır. Hak ettikleri cezaya çarptırılmasını istiyorum. Ağabeyi ve avukat olarak, ikilem içindeyim. İddianame çok komik. Ağzımıza bal çalar gibi bir polis tutuklu. 3 polis belinde silahla göreve devam ediyor. Kardeşimi öldüren 3 kişi hala tutuksuz ve silahla dolaşıyorlar. Bunların da en ağır cezayla cezalandırılmalarını istiyorum” diye konuştu.

SAVCI TUTUKSUZ YARGILANAN POLİSİN DE TUTUKLANMASINI İSTEDİ

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifadelerin alınmasının ardından hayet savcıya mütala için söz verdi. Cumuriyet savcısı, duruşmada tutuksuz olarak yarğılanan polis memuru Yalçın Akbulut’un da tutuklanmasını, Eskişehir’deki çok sayıda şahitle ilgili ifadelerin alınmasını istedi.

Savcı, bu arada silinip jandarma kriminal biriminde kurtarılan Harman Fırını’nın kamerası görüntülerinde dövülen kişinin Ali İsmail Korkmaz olup olmadığının belirlenmesi için TÜBİTAK’a gönderilen görüntülerle ilgili henüz mahkemeye iletilmeyen raporun gönderilmesini istedi.

ARA KARARLAR AÇIKLANDI

İKİNCİ DURUŞMA 12 MAYIS’A ERTELENDİ

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkeme heyeti, Eskişehir’de öldürülen Ali İsmail Korkmaz davasında, ikinci duruşmanın 12 Mayıs saat 10.00’a ertelenmesine, TUBİTAK’in olay günü kamera görüntüleriyle ilgili raporunun ikinci duruşmaya getirilmesine, Eskişehir’deki tanıkların ifadelerinin tamamlanmasına, bazı tanıkların da Kayseri’deki mahkeme tarafından yüzleştirme yapılması açısından duruşmada Kayseri’de olmalarını kararlaştırdı.

İLK DURUŞMA 14 SAAT SÜRDÜ

Eskişehir’den güvenlik gerekçesiyle Kayseri’ye alınan davanın eski adliye binasında 14 saat süren ilk duruşması sonunda halen Ali İsmail Korkmaz’ın ölümü ile ilgili olarak tutuklu sanıklar polis memuru Mevlüt Saldoğan, fırın sahibi İsmail Koyuncu, akrabaları Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatanseven ile pidecide çalışan fırın işçisi Ebubekir Harlar’ın tutukluluklarının devamına, tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban Gökpınar, Hüseyin Engin ve Yalçın Akbulut’un da tutuksuz hallerinin devamına, karar verdi. Mahkeme heyeti, savcının tutuksuz yargılanan polis memuru Yalçın Akbulut’un tutuklanması isteğini de geri çevirdi. Ancak, tutuksuz yargılanan 3 polis memurunun tüm duruşmalarda hazır bulunmasına karar verdi. Heyet, ayrıca duruşma tutanaklarının, salondaki iki kameradaki görüntülerin de incelenmesinden sonra imzalanmasını da kararlaştırdı. Ali İsmail Korkmaz davasının ikinci duruşmasının 12 Mayıs 2014’de yine Kayseri’de görülecek. Duruşmanın ardından avukatlar, adliye binası önünde gün boyu bekleyen ve çeşitli illerden gelenlere, mahkemenin kararını açıklayan bilgilendirmede bulundu

CHP’Lİ VEKİLLER DE DURUŞMAYI İZLİYOR

CHP’li vekiller Hüseyin Aygün, Sezgin Tanrıkulu, Veli Ağbaba, Süheyl Batum, Musa Çam ve Tufan Köse de duruşmayı izlemek için Kayseri’ye gitti.
Vekiller adliye önünde açıklama yaptı.

Ortak açıklamada, “Kayseri hırszlığın, yolsuzluğun, katillerin yeri olmayacak. Cumhuriyet tarihinin yüz karası bir dava görülüyor burada, katillerin peşini bırakmayacağız. Bugün burada bir yargılama yapılmıyor, olay yerinde davanın görülmediği yere hukuk devleti denemez, davanın buraya alınmasının nedeni katilleri korumak, mağdurları yıldırmaktır, yılmayacağız” denildi.

ANNE EMEL KORKMAZ: ADALET İSTİYORUM

Anne Emel Korkmaz, ses düzeninin daha güçlü hale getirilerek, salondaki herkes tarafından duyulması için duruşmaya verilen arada, “Buradaki insanlar şahit Ali İsmail’in ne kadar dürüst bir delikanlı olduğuna. Onu vuranlar utansın” diye gözyaşı döktü.

Anne Korkmaz, adliye bahçesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlunun öldürülmesine karışanların kimsenin yüzüne bakamayacak hale geleceğini söyledi.
“Binlerce, milyonlarca Ali İsmail var” diyen anne Korkmaz, “Alişim küçücüktü. Ben onun büyüdüğünü, bu hale geldiğini fotoğraflarda gördüm. Saçını uzatırdı, her türlü hayatı seven bir çocuktu. Doğayı, dünyayı, insanları, hayvanları seven bir çocuktu. Benim oğlum çocuklara hayrandı. Çocuğuma bunu yapanlar bir gün çocuklarına bakamayacak hale gelecekler. Tüm dünya görecek bunu. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın” ifadesini kullandı.

YASAĞA RAĞMEN MİTİNG

Duruşma öncesinde Adliye önünde de gerginlik yaşandı.Ali İsmail’in annesi oğlunun fotosuyla Adliye önüne geldi. Polisin aileye de arama yapması tepkiye neden oldu. Adliyeye giriste Ali’nin annesi, Ali’nin fotoğrafını polislere göstererek “Ben Ali’yi Eskisehir’e boyle gönderdim.” diye haykırdı. Gezi eylemlerinde yaşamını yitiren direnişçilerden Ethem Sarısülük’ün ağabeyi Mustafa Sarısülük’ün müdahil olarak davaya girmesini engellemek isteyen polislerle kısa süreli bir arbede yaşandı. Avukatların devreye girmesiyle Sarısülük, Adliye’ye alındı.

Çeşitli illerden gelen binlerce kişi Adliye’ye doğru yürüyor. Arabalardan inen yolcular “Ali İsmail için Adalet için Buradayız” yazılı döviz ve flamalarla yürüyüşe geçti Slogan sesleri Adliye önünden duyuluyor. Miting için ses aracı Adliye yakınına geldi. Binlerce eylemcinin oluşturduğu kortej Adliye’ye kadar yürüdü. Ardından adliye önünde miting başladı. Adliyenin yanı başında çok sayıda kitle örgütü, siyasi parti, gençlik örgütü yönetici ve üyelerinin de yer aldığı yaklaşık üç bin kişilik bir kitle var. “Ali İsmail Korkmaz ölümsüzdür”, “Ali İsmail burada Bilal nerede” sloganları atılıyor.

1409330cookie-checkAli İsmail davasında ara karar açıklandı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 − 17 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.