Ali yazar, Veli bozar…

Kıbrıs Vakıflar Bankası’nda “iş azlığı ve usulsüz işe alma” gerekçesiyle Banka Yönetim Kurulu tarafından Şubat ayı sonu itibarıyla işten durdurulacak olan 24 çalışanın akıbeti şu an itibarıyla meçhul. Zira olaylar tam bir durum komedisi.

Kıbrıs Vakıflar Bankası’nın yeni Yönetim Kurulu, bu kişilerin geçmiş yönetim kurulu tarafından usulsüz işe alındığını, bu usulsüzlüğün bankayla ilgili muhtelif denetim raporlarında da yer aldığını belirtiyor.

Bu kişilerin “münhalsiz, sınavsız ve mülakatsız” olarak hizmetlerine ihtiyaç duyulmayan kişileri istihdam etme yönüne gittiğini iddia eden Yönetim Kurulu, “istihdamların usulsüz yapıldığı Banka ile ilgili muhtelif Denetim Raporları’nda da yer almaktadır” diyor.

‘Halkın ayakta kalan nadir kamu kuruluşlarından’ biri olan bankanın bu olay üzerinden siyaset ve popülizm yapılarak yıpratılmasına izin verilmeyeceğini, bu nedenle tüm yasal hakları saklı kalmak koşulu ile gerçekleri kamuoyu ile paylaşmayı görev bildiklerini söylüyor.

Geçtiğimiz günlerde bir açıklama da Kıbrıs Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Cem Pişmiş’ten geliyor. Pişmiş yaptığı açıklamada dönemsel ihtiyaçlar doğrultusunda Vakıflar Bankası’na toplu istihdamlar yapıldığına işaret ederek, istihdamların yıllara göre dağılımını açıklıyor:

“2004’de 62 kişi, 2005’de 23 kişi, 2006’da 5 kişi, 2007’de 28 kişi, 2008’de 5 kişi, 2010’da 1 kişi, 2012’de 6 kişi, 2013’de 19 kişi.”

“Yukarıda belirtilen istihdamlar, ihtiyaca göre alındığından kimi dönemlerde münhal ilan edilmiş, kimi dönemlerde de münhal ilan edilmeden Yönetim Kurulları’nın yetkileri ve almış oldukları kararlar uyarınca konu istihdamlar gerçekleştirilmiştir” diyor Pişmiş.

“MÜNHALSİZ VE SINAVSIZ ALINDIKLARI İDDİALARI HAYAL ÜRÜNÜ”

Zaman zaman münhalsiz alımlar yaptıklarını ifade eden Pişmiş, dün yaptığı açıklamada daha kesin konuşuyor. Dört yıllık yönetimleri döneminde tüm icraatlarının Fasıl 113 Limited Şirketler Yasası’nın kendilerine verdiği yetkiye dayandığını kaydeden Pişmiş, gerekirse yargıya başvuracağını belirterek şöyle diyor: “Banka Personel Yönetmenliği’ndeki istihdam kuralları ve şartlarına uymadan istihdam edilen 25 personelin usulsüz ve münhalsiz ve sınavsız alındığı yönünde açıklamalar tamamen hayal ürünü olup, gerçeği yansıtmamaktadır. İlk atamadan uzunca bir süre geçmesine karşın, daha sonra Yönetim Kurulumuzu yanıltarak ve farklı başlık adı altında kendisinin alımlara karşı olduğunu belirten bir raporu Yönetim Kurulu kararlarına sokarak bizlere imzalatmayı başarmıştır. Bu suçtur. Bunu yapan Genel Müdür Vekili hakkında suç duyurusunda bulunulacağız.”
İki tarafın da haklı olduğunu iddia ettiği bu durumda birinden birinin yalan söylediği açık. “Ali yapar, Veli bozar” tekerlemesiyle yönetilen ülkede tek yapılacak iş hukukun müşfik kollarından medet ummak ancak yargının kolları da kırık. Sahte imza olayının failinin tekrar işinin başına döndüğü ülkede, münhal açıldıydı açılmadıydı davası pek basit olsa gerek.

Ne mi olacak? “Sen benimkini atmıştın, ben de seninkini atarım. Sen kendi yandaşını almıştın, ben de kendiminkini alırım. Sen yaparken sevapta bana mı günah” demekten çekinmeyen ve iki yanlışın bir doğru ettiğine inanan siyasiler bu kişilerin işten atılmasına engel olamayacak. Çalışanların işe alındığı dönem iktidarda olan parti yeniden işbaşına geldiğinde yeniden işlerine dönecekler. Bu döngü böyle devam edecek ve bizler de “neden kamu sistemimiz tıkalı, neden ekonomimiz tekliyor, neden vatandaşlar layık olduğu hizmeti alamıyor” diye maval okumaya devam edeceğiz!

1621530cookie-checkAli yazar, Veli bozar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two × two =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.