ALMANYA’DAN… AB Rantı Yiyicileri (ABRY)

AB ve Türkiye arasιndaki sadece Kιbrιs´tan dolayι olmayan ama öyle gözüken krizin derinleşmesi ve „müzakerelerin belirli bir süre için askιya alιnma“ ihtimalinin her geçen gün artmasι birilerini çok „heyecanlandιrιyor“. Hatta „paniǧe kapιlιyorlar“.

Ellerindeki medya ve benzeri olanaklarι seferber ederek „müzakerelerin askιya alιnmasι ihtimalinin Türkiye için bir felaket olacaǧι“ (aslιnda hiç de öyle olmadιǧιnι da çok iyi bilenler olarak) korkusunu yaymaya çalιşιyorlar.

Acaba niçin bu kadar telaşlanιyorlar?

12 Mart 1971 ya da 12 Eylül 1980 cuntalarι döneminde bu derece telaşlanmamιşlardι, „İnsan haklarι ve  fikir özgürlügü ayaklar altιna alιnιyor.“ diye koşturmamιşlardι.

Nedense Türkiye´nin AB ile olan ilişkileri yolunda gittiǧinde „cezaevlerinde haklι ya da haksιz açlιk grevlerinde ölenleri“ pek umursamayanlar, AB ile ilişkilerde sorun çιktιǧιnda hemen en hιzlι „insan haklarι ve demokrasi“ savunucularι oluveriyorlar.

Galiba AB ile krizler gündeme geldiǧinde bu alandaki ilişkilerini kullanarak zenginliklerine zenginlik katmayι planladιklarι „proje-mroje işleri de“ zarar görmeye başlιyor.

Çünkü Türkiye´de son yιllarda sayιsι az da olsa aralarιnda saǧlam bir „network“ olan AB rantι „yiyicileri“ ekibi türedi. Eski diplomatlar, medya mensuplarι, onlarιn çocuklarι, öǧretim üyeleri „sivil toplum“ kavramιnι kendi cepleri için sömürmeyi ustaca keşfeden sözde demokratlar „AB pastasιnι paylaşmak için“ biraradalar.

Onun için AKP´yi de çok seviyorlar. Daha doǧrusu AB ile iyi ilişkisi olan tüm kurumlar onlar için deǧerli. Kendi kadrolarιnι ustaca amaçlarι açιsιndan önemli yerlere yerleştiriyorlar. Üstelik ellerindeki medya olanaklarιnι kullanarak bir de adamlarιnι övmeyi ihmal etmiyorlar. Yani yaptιklarιnι gizli saklι yapmaya bile ihtiyaçlarι yok. Türkiye´de insanlar AB konusunda bilgilenene kadar onlar „malι götürmüş“ olacaklar.

Onlar için Türkiye´nin AB üyesi olmasιndan daha fazla bu üyelik sürecinde kazanιlacak „paralar“ önemli. Bu nedenle de üyelik sürecinde sorun çιkmamasι onlarιn çιkarlarι açιsιndan çok degerli.

Bizler „idam cezası kalktι, belki işkence de son bulur, Türkiye biraz daha demokratikleşir“ diye sevinirken, onlar AB´nin bir çok alanda sunduǧu proje çaǧrιlarιnι okumakta ve son zamanlarda hιzla kurduklarι „şirketler“ aracιlιǧι ile „büyük projeler“ kovalamaktalar. Görevleri gereǧi kurduklari ilişkileri cepleri için istismar etme konusunda uzmanlar.

Bu „hep bana, hep banacιlar“ yüzünden Türkiye´nin AB süreci sona erdiǧinde gerçek anlamda „Türkiye´nin insanlarιna ve Türkiye´ye ne kalacak ?“ çok merak ediyorum.

Her halükarda ABRY´ciler (AB Ranti Yiyicileri) eski „savaş zenginleri“ gibi „AB zengini“ olacaklar. Ayrιca da kendilerini „insan haklarι ve demokrasi savunucularι“ diye de alkιşlatacaklarιndan hiç kuşkum yok.

Saf bir şekilde iyi niyetle bu alanda koşturanlar sanιrιm gün gelecek ABRY ile de mücadele etmek zorunda kalacaklar. Bu Türkiye´nin „kaderi“ galiba! Rahmetli Aziz Nesin´in bakışıyla „donu AB´ye kaptırmayalım derken ABRY´ye kaptırmak!“ durumu bu olsa gerek.

  

1615290cookie-checkALMANYA’DAN… AB Rantı Yiyicileri (ABRY)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen + three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.