ALMANYA’DAN… Schröder’in KKTC ziyareti

24 saatlik ama çok değerli bir ziyaret…

Ülke tanıtımı ile milyonların harcanmasına bedel bir propaganda ve reklam gerçekleşti.

Gelmeden önce özellikle Rum Kesimi’nin neden olduğu gürültü, patırtı aslında kamuyounun bu ziyarete yönelik ilgisinin çekilmesine büyük destek oldu. Almanya ya da Rusya nezdinde (ki eski Alman Şansölyesi’ni engellemek amacıyla Rusya’ya başvurması da Rum Kesimi’nin çaresizliğini gözler önüne serdi) Gerhard Schröder’in KKTC’ye gelmemesi için her türlü denemenin yapılması özellikle Alman kamuoyunun bu ziyaret ile daha fazla ilgilenmesini sağladı.

Sabah kahvaltı yaparken bu ziyarete yönelik bir haber okuyan Alman vatandaşının “KKTC ya da Kuzey Kıbrıs” gibi o sabaha kadar gündeminde olmayan konulara yönelik “Schröder niye orada?” ya da “Kıbrıs’ta iki devlet mi var?” tarzı sorular sorar olması ülkenin en popüler dergilerinde sunulacak bir sayfalık KKTC reklamıyla başarılamayacak kadar etkili oldu.

Öte yandan eski Şansölye Gerhard Schröder’in Ercan Havaalanı’ndan KKTC’ye gelişi eminimki Alman iş ve politika dinyasını da motive edici bir gelişme oldu. Daha düne kadar KKTC’den davet aldıklarında ya da Kuzey Kıbrıs’a ilgi duyarak gelmek istediklerinde zorlanan ve de Ercan Havalanı’nı kulllanmaktan çekinenler bu ziyaret sayesinde Ercan’ı kullanmanın bir “tabu” olmadığını gördüler. Bunun yanı sıra Gerhard Schröder’in KKTC Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile yaptığı görüşmeler ve gerçekleştiridiği basın toplantıları KKTC Gerçeği’nin de artık red edilemez bir olay olduğunu kanıtladı.

Schröder’in Ercan’da, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nda ve otelde basına yönelik açıklamalarında verdiği mesajlarda çok netti. AB nezdinde büyük sorumluluklar yüklenmiş bir dünya liderinin AB’yi ve Kıbrıs Cumhuriyeti adını kullanan Rum Kesimi’ni KKTC’nin çektiği haksız sıkıntılardan sorumlu tutması ve KKTC’nin beklentileriyle uyumlu çözüm yolları talep etmesi de örneğin Almanya’daki yoldaşları için çok öğreticiydi.

Kaldığı otelde Star Kıbrıs ile özel olarak gerçekleştirdiği röpörtajında kendisine “Almanya’ya döndüğünde Almanlara Kuzey Kıbrıs hakkında neler anlatacağı?” sorulduğunda verdiği cevap da Kuzey Kıbrıs için mükemmel bir turizm reklamıydı. Almanlara “Kuzey Kıbrıs’ın adanın en güzel köşelerinden biri olduğunu ve burada harika insanların yaşadığını ve de tatil yapmak için ideal bir yer olduğunu anlatacağını” söyleyen Schröder’in gazetedeki orjinal cümlesi aslında Turizm Bakanlığı’nin KKTC için AB’deki yazılı ve görsel basına vereceği reklamlar için çok güzel bir “alıntı” olabilir.

Evet birlikte yaşadığımız gibi sadece 24 saat sürdü bu ziyaret ama emin olun 2008 yılına yönelik olumlu etkileri çok uzun sürecek. Lobicilik adına KKTC’nin en az Rum Kesimi kadar profesyonel çalıştığını da tüm dünyaya göstermesi açısından sevindiriciydi.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.