Ana Sayfa KÜLTÜR-SANAT ‘Ankara Anlaşması için ikinci başvuru gerekli’

‘Ankara Anlaşması için ikinci başvuru gerekli’

Londra’daki Wiltson&Co. Solicitors’tan Avukat Elliot, Ankara Anlaşması üzerinde kara bulutlar dolaştığını vurgulayarak, “Anlaşma ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) aleyhte bir karar çıkmadan


önce başvuruda bulunup sonucu bekleyenler, (bir diğer deyişle reddedilmemiş kişiler) insan haklarını gerekçe göstererek ikinci bir başvuru yapmalarını öneririm” diye konuştu.


İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın Türk vatandaşı Veli Tüm ve Mehmet Darı davalarını AİHM’e götürdüğünü hatırlatarak, “Ne yazık ki AİHM Baş Hukuk Danışmanı Geelhoed, Ankara Anlaşması başvurularını daha da kısıtlayıcı bir görüş bildirdi. İngiltere’nin istediklerinin çok ötesinde kısıtlama getiren bu önerinin AİHM’deki iki ay sonraki oturumda kabul edilme şansı yüzde 60 denilebilir” dedi.


Avukat Elliot “kara bulutları” şöyle açıkladı:


“AİHM Baş Hukuk Danışmanı Geelhoed, Ankara Anlaşması’na başvuruda bulunma hakkı bulunması gereken kişileri İngiltere’ye uzun dönemli vize sahipleri olması gerektiğini önerdi. Böylece Au pair, öğrenci, evlilikleri kesintiye uğrayanlar ve kapıda iltica edenler dışındaki turist ve ilticası reddedilenlere kapı kapanmış oluyor. Böylece Ankara Anlaşması’na başvuruda bulunanlar listesi İngiltere İçişleri’nin istediklerinden daha da kısıtlanmış olacak. Çünkü İngiltere’nin turistlerin başvurusuna herhangi bir itirazı yoktu…”


Avukat Elliot, AİHM Hukuk Danışmanı’nın  Ankara Anlaşması başvuruların Türkiye’den yapılmasını teşvik ettiğini belirterek, İngiltere’de kirasını ödeyip haftada 60 Sterlin para kazanabileceğini kanıtlayan projelere Ankara Anlaşması’na dayanarak çalışma vizesi verilebileceğini söyledi.


“HEMEN İKİNCİ BAŞVURUYU YAPIN”


AİHM’in İngiltere’nin başvurusunu yaklaşık iki ay sonra karara bağlayacağını vurgulayan Avukat Elliot, “Büyük olasılıkla Baş Hukuk Danışmanı Geelhoed’un önerisi kabul edilecektir: Bu karardan sonra da başvurular ne yazık ki zorlaşacaktır… Bu karardan önce Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak için çalışma vizesi isteyenler hemen insan


haklarını temel göstererek yeni ikinci bir başvuruda bulunsunlar. Böylece kararın kendilerine yönelik kısıtlayıcı maddelerini engellesinler” diye konuştu.


İnsan hakları temelindeki başvurulara açıklık getiren Elliot, “Söz konusu projenin gerçekleşmemesi durumunda mağdur olacaklarını ve kişiliğe bağlı bazı haklarının da zarar göreceklerini öne sürmeleri gerekir” dedi.


Sorumuz üzerine, Türkiye’nin İngiltere İçişleri Bakanlığı’nca Ankara Anlaşması’nın uygulanmasına çıkarılan zorluğa itiraz etmesinin mümkün olacağını belirten Elliot şu yorumu yaptı:


“AET ve Türkiye arasında 1963’te Ankara Anlaşması imzalandığında İngiltere henüz o zamanki adıyla AET’ye üye bile olmamıştı. İngiltere’de haliyle üye olduğu AET’nin hukuksal anlaşmalarını tanıyacağını vaadetti. Türkiye kararın uygulanması için İngiltere’ye baskı yapabilir. Hukuksal davalara konu olsa da sonuçta siyasi bir karardır…”


ANKARA ANLAŞMASI?


Ankara Anlaşması gereği İngiltere, Türkiye’ye AB üyeliği gözönüne alınmaksızın Türk vatandaşları AB topraklarında serbest olarak dolaşma ve Gümrük Birliği’nden dolayı iş kurabilme hakkı tanıyor.


Ankara Anlaşması, Türkiye ile o zamanki adıyla AET üyesi ülkeler arasında ticaretin geliştirilmesi ve iş hacmini artırmak amacıyla 12 Eylül 1963’te imzalandı. 1973’te de AET’ye İngiltere ile birlikte 8 ülke daha katılarak söz konusu anlaşmayı tanıdılar.


İngiltere, Ankara Anlaşması başvurusunu reddettiği Türk vatandaşı Abdülnasır Savaş’ı sınırdışı etmiş fakat 11 Mayıs 2000’de Lahey Adalet Divanı’nın İngiltere aleyhine verdiği kararla Savaş’a haklarını tanımak zorunda kalmıştı.


Türk vatandaşlarının İngiltere’de kağıt üzerindeki kazanılmış hakları şöyledir:


– Normal şartlar altında AB ülkeleri 1970’te imzalanan ve 1973’te yürürlük kazanan Katma Protokol gereği Türk vatandaşlarına vize uygulayamazlar. Vize 1980 sonrası konulan ve ‘imzalanan protokol şartlarını imzacı ülke aleyhine değiştirdiği’ için kanunsuz olan bir uygulama. Türkiye, katma protokolleri imzalayarak sonradan eklenebilecek maddelere karşı kendini korumuş olmasına rağmen bu hak nedense bugüne kadar gündeme gelmedi.


– Gümrük Birliği (GB) kavramı gereği AB ülkeleri, doğrudan ve dolaylı olarak GB kavramı içinde kalan Türk vatandaşlarına vize uygulayamaz, AB ülkelerinde çalışma ve yerleşme haklarına engel olamazlar. AB Adalet Divanı’nın 11.05.2000 tarihli kararına göre: ‘Türk vatandaşı olan işveren ve serbest meslek sahiplerinin Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1973 tarihinden itibaren ‘haklarına kısıtlama getirilmesine’ imkân yoktur.’


– Ankara anlaşması madde 13 ve madde 14’e göre karşılıklı yerleşme serbestliği hakkını Türkiye de kazanmış oldu.


Sonuç olarak hem Ankara Anlaşması, hem ‘1970-73 Katma Protokolü’ hem de ‘GB kavramı’ gereği AB ülkeleri, Türk vatandaşlarına ve özellikle ‘ekonomik faaliyette bulunanlara’ vize uygulayamaz, iş edinmelerini ve kurmalarını engelleyemeyecekleri yönündedir…


 


 


 


 


 

YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.