Antalya’da falezlere 15 kat, 60 metrelik imar izni yargıya taşındı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın simgelerinden biri olan falezlerin bulunduğu bölgede 15 katlı ve yaklaşık 60 metre yüksekliğe ulaşabilecek binaların yapılmasına olanak sağlayan imar revizyonu Mimarlar Odası tarafından yargıya taşındı…

Antalya’nın önemli doğal miras alanlarından biri olan kıyı uçurumlarının (falezler) üzerinde 15 katlı bina yapılmasına izin veren imar düzenlemesi yargıya taşındı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin oy çokluğu ile aldığı imar revizyonu kararının falezlerin de yer aldığı Muratpaşa İlçesini tümüyle etkileyeceğini açıklayan Mimarlar Odası Antalya Şubesi, kararı yargıya taşıdı. Antalya 3. İdare Mahkemesi’nde açılan dava ile Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 8 Mart 2021 tarihli kararının iptali talep ediliyor. Oyçokluğu ile alınan imar planı revizyonu kararının “Antalya Falezleri için bir cinayet” olarak değerlendiren Mimarlar Odasının konuyla ilgili açıklamasında, 15 kat izninin 60 metre yükseklikte binalara olanak tanıdığına dikkat çekilerek, “Falezlere komşu imar adalarında, ortalama 30,00 metre yüksekliğindeki Falezleri ‘bastıran’ bir siluet oluşturacaktır. Bu karar, Mimarlık eğitimini, oran-orantıyı, statik dengeyi, silueti, temel tasarım eğitimini çöpe atan, yıllarca yapılan hatalara ve eleştirilere gözünü kulağını kapatan, salt ranta yönelik, iki boyutlu ve kolaya kaçan bir düşüncenin ürünüdür” denildi.

Antalya’da imar rantı tartışması yargıya taşındı. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin geçtiğimiz Mart ayındaki toplantısında oyçokluğu ile kabul edilen Muratpaşa İlçesiyle ilgili imar revizyonu kararı 15 katlı binaların yapılmasının önünü açtı. Bu kararın imar mevzuatı ile planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu savunan Mimarlar Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, konuyu yargıya taşıdı.

‘FALEZLER YOK OLMA TEHDİDİ İLE KARŞI KARŞIYA KALDI’

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nden yapılan açıklamada, Antalya’nın bugünkü yat limanı çevresinde kurulan bir kent olduğu anımsatılarak, “Antalya, 1950’li yıllara kadar tarımsal bir hinterlandın merkezi olan, ekonomisi ağırlıkla ticaret ve hizmet sektörlerine dayanan bir kıyı kenti iken, 1950 sonrasında hızlanan göç ve yaşanan nüfus artışı ile dönüşüm ve değişimlere uğramıştır. 1985 yılında yürürlüğe girmiş olan 3194 sayılı imar kanunuyla, imar planlarını yapma, yaptırma, değiştirme ve onama yetkileri Belediyelere verilmiştir. Özellikle bu tarihten itibaren Antalya ve Lara kıyı bandında, bilimsel verilerden uzak kararlar alınmış ve uygulanmıştır. Bu sürecin sonucu olarak, kent bugün yoğun ve çarpık bir yapılaşma ile karşı karşıyadır. Söz konusu yapılı çevre, yapısal kirlilik boyutuna ulaşmış, kentin narenciye bahçeleri hiç kalmamış, hatta sıra tarım arazilerine gelmiştir.  Bu kirlilik sadece bitki örtüsünü, kentin açık alanlarını ve özgün dokusunu değil, aynı zamanda da havasını, güneşini, doğal manzarasını ve kent görünümünü de yok etmektedir. Milyonlarca yılda oluşumunu tamamlayan falezler, yoğun yapılaşmaya maruz bırakılmış ve yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır” denildi.

‘15 KATLI YAPILAR 60 METRE YÜKSEKLİKTE OLABİLİYOR’

Muratpaşa Belediyesinin kat yükseklikleri belirlenmeyen ve sadece ‘Yapı Yoğunluğu’ verilmiş konut alanlarındaki yapı yüksekliğinin maksimum 12 kat olarak belirlendiği 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları kararı aldığı ve ardından bu kararın Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından da onandığı bilgisine yer verilen açıklamada şöyle denildi: “Bu planlara askı süresinde yapılan itirazlar, Muratpaşa Belediyesi tarafından reddedilmiş, ancak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 08.03.2021 gün ve 220 sayılı sayılı kararı ile 12 kat verilmiş alanlara bu kez, 15 kat kararı getirilerek onanmıştır. Yürürlükteki İmar Kanununa göre 15 katlı yapının yüksekliği; 60,00 metre (yüksek yapı) olabilmektedir. Dumlupınar Bulvarı ve Düden Çayı arasında bulunan ve 23 grup halinde onanan 69 adet 1/1000 ölçekli İmar Planı paftası, Muratpaşa İlçesini bütünüyle etkilemektedir. Bu kadar büyük bir alanı kapsayan İmar Planı Değişikliği, plan tadilatı değil ölçek olarak bir ‘İmar Planı Revizyonu’dur.”

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ PLANI ONAYLADI

Tartışma yaratan söz konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının imar mevzuatı, planlama tekniği, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı ile kentin mevcut yerleşim özellikleri yönüyle aykırılıklar taşıdığı görüşüne yer verilen açıklamada, “Usul Yönünden: Pandemi nedeniyle, tam kapanma sürecinde adeta yangından mal kaçırır gibi askıya çıkarılan plana, itiraz etme durumu söz konusu olamamıştır. Yapı yüksekliğinin en çok:12 kat şeklinde belirlendiği karar, Antalya Büyükşehir Belediyesince onanmıştır. Belediye önceden onadığı planlara karşı yapılan itirazların reddedildiği alt kademe belediyesi olan Muratpaşa Belediyesinin meclis kararını incelerken bu kez, itirazların reddi kararını onaylamak yerine Yapı yüksekliği 15 kat şeklinde belirlenen 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği kararını almıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesi bir başka deyişle itirazları incelememiş, daha önce onayladığı planı değiştirmiştir.

KENT SİLUETİNİ NASIL ETKİLEYECEĞİ KONUSUNDA ÇALIŞMA YOK

Uygulama imar planları, alt kademe belediyeler tarafından hazırlanır, bağlı olduğu Büyükşehir Belediyesince onaylanır. Antalya Büyükşehir Belediyesi usule aykırı şekilde uygulama imar planı kararı almıştır. Planların hazırlanış biçimi yönünden: Askıya çıkan planlarda, ‘15 kat’ verilen yerler ile ilgili olarak; mevcut yapılaşma durumu için hiçbir ‘arazi kullanma’ çalışması yapılmamış, cephe aldıkları ‘imar yolları’nın genişlikleri irdelenmemiş, ‘parsel büyüklükleri’ incelenmemiş ve bu plan kararına göre nasıl bir ‘yapılaşmanın’ ortaya çıkacağı, ‘kent silueti’ni nasıl etkileyeceği konusunda hiçbir çalışma yapılmamıştır” denildi.

FALEZLERİN ÜZERİNDEKİ BİNALARDA YATMALAR MEYDANA GELDİ

İmarla ilgili konuları içeren ve planın tamamlayıcısı olan gerekçeli plan açıklama raporu ve plan notlarına rastlanmadığının altı çizilen Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin açıklamasında, yapılan imar düzenlemesinin yaratacağı sonuçlara ilişkin şu tespitlere yer verildi: “Yaklaşık 0.80 emsalli yaklaşık 688 m2 büyüklüğündeki bir parsele bile ‘15 kat’ yaklaşık 60 metre yapı yüksekliği kararı getirilmiştir. Bu karar da bize, hiçbir etüt yapılmadan, bütün konut alanlarına ‘şablon halinde’ tek plan kararı olarak getirildiğini göstermektedir. Falezler Antalya’nın korunması gereken doğal değerlerinin başında gelir. Falezler; traverten boşluklu bir yapının deniz ile bağlantısıdır. Statik olarak aşırı yüklenmemesi gerekir. Nitekim özellikle Şirinyalı Konser ve Koyu-Bozkan Petrol arkasında kalan çok katlı yapılarda dahi, zemin suyu sebebiyle birkaç sitede yatmalar meydana gelmiştir.

‘15 KAT ÖNERİLMESİ FALZELER İÇİN BİR CİNAYETTİR’

Lara Kıyı bandında falez yüksekliği değişkendir. Merkeze doğru 25-30 metre iken, Fener’e doğru 40-45 metreye yükselmektedir. Bu ‘15 kat’ 60,00 metre yapı yüksekliği, Falezlere komşu imar adalarında, ortalama 30,00 metre yüksekliğindeki Falezleri ‘bastıran bir siluet” oluşturacaktır. Bu karar, mimarlık eğitimini, oran-orantıyı, statik dengeyi, silueti, temel tasarım eğitimini çöpe atan, yıllarca yapılan hatalara ve eleştirilere gözünü kulağını kapatan, salt ranta yönelik, iki boyutlu ve kolaya kaçan bir düşüncenin ürünüdür. Dolayısı ile eski Mezbaha-Lara hattında, Metin Kasapoğlu-İsmet Gökşen-Tekelioğlu-Barınaklar Caddesi altında kalan adalarda, kısacası Falezler’e 200-300 metre yakınlıktaki alan içinde ‘15 kat’ önerilmesi Antalya falezleri için bir cinayettir.”

‘UÇUŞ GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKACAK’

Antalya Havaalanının uçuş hattında yer alan Düden Şelalesi çevresinde hem uçuşları tehlikeye sokacağı hem de falezlerin en hassas bölgesinde bir garabete neden olacağı belirtilen düzenlemenin tamamen hatalı olduğu kaydedilen açıklamada, “Bu hatalar içinde teknik olarak en tehlikelisi, arazi kotu 41 metre ile 44 metre arasında değişen, Antalya Askeri ve Sivil Hava Alanı ‘Uçuş Koridoru ve Mania Kriterleri’ içinde kalan imar adalarına da bu kriterler ve ‘uçuş güvenliği’ göz önüne alınmadan yine 15 kat, yaklaşık 60 metre yapı yüksekliği verilmiş olmasıdır. Askıya çıkarılan planlar, uçuş koridoru kalan imar adalarda uçuş güvenliğini ihlal ettiği için teknik olarak da hatalı hazırlanmıştır. Bu tür planlama çalışması Planlama Tekniği ve Şehircilik İlkelerine tamamen aykırı bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN KARARI YARGIYA TAŞINDI

Yapılan düzenlemenin ilgili mevzuat hükümlerine de uymadığına işaret edilen açıklamada, askıya çıkan planların yangın güvenliği ve söndürme sistemleri yönünde de yanlış olduğu kaydedildi. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 8 Mart 2021 tarihli kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması için 4 Haziran 2021 tarihinde Antalya 3. İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı duyurulan açıklamada, “Kentimizde, özellikle 1980’li yıllardan itibaren ilgili belediyeler tarafından uygulanan, ranta dayalı ayrıcalıklı imar düzenlemeleri, yoğun ve çarpık yapılaşmanın en önemli sebebi olmuştur. Kent siluetine olumsuz etki edecek, ortak akılla üretilmemiş, ilerleyen süreçte mutlak korunması gereken falezler üzerinde zararlar vermesi muhtemel her türlü faaliyetin karşısında örgütsel gücümüzü sonuna kadar kullanacağımızı,  bu alanlarda kamu yararına, şehircilik ilkelerine aykırı her türlü uygulamanın karşısında olacağımızı bildiririz” denildi.

KARAR OYÇOKLUĞU İLE ALINDI

Yargıya taşınan meclis kararında CHP’nin 18 ret oyuna karşılık AKP’nin 25, MHP’nin 12, İYİ Parti’nin 9 kabul oyu, bağımsız bir meclis üyesinin de 1 ret oyu kullandığı öğrenildi.

Planın kapsadığı Muratpaşa ilçesi sınırlarında, falezlerin üzerinde bulunan ünlü bir otel zincirine ait binanın 12 katlı olduğu ancak asma kat, tesisat katı ve çatı katı gibi bölümlerle kat sayısının arttığına dikkat çekiliyor. Yeni yapılan düzenlemeyle bölgede 15 kat izni verilmesinin yanlış olduğu kaydediliyor. Geçmişte 3 metre olan kat yüksekliğinin günümüzde 3,5 metreye çıkarıldığına işaret edilirken inşaat sahiplerinin bu hakkını maksimum düzeyde kullanacağı da göz önüne alındığında 15 katlı bir yapının asmakat, tesisat katı ve çatı katı ile 18 katı bulabileceği ve bu yanlış karardan dönülmesi gerektiği savunuluyor.

Önceki haberPolis, Ankara Adliyesi önünde açıklama yapmak isteyen kadınlara biber gazı sıktı
Sonraki haberKAPİTALİZM’İN SORUNLARINA KAPİTALİZM İÇİNDE ÇÖZÜM OLMAZ!
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen − 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.