Antalya’da iki aylık yavru fok ölü bulundu

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – İnsan baskısı yüzünden kıyı mağaralarına sığınan Akdeniz foklarına yuvalarında bile rahat yok…
 
İnsan baskısı yüzünden dünyada yalnızca 700, Türkiye’de ise 100 civarında bireyi kalan Akdeniz fokları (monacus monacus), Ege ve Akdeniz kıyılarındaki son sığınaklarında yaşam savaşı veriyor. Yaşam alanları giderek daraltılan Akdeniz fokları, kritik olarak yok olma tehdidi altında. Ancak bu hızlı yok oluşun önüne geçebilmek için alınan tüm tedbirlere rağmen ölümlerin önüne geçilemiyor. Antalya’da Yat Limanı yakınlarındaki kayalıklarda ölü olarak bulunan 2 aylık yavru fok bunun son örneği. Yaklaşık 40 kilo olduğu belirtilen yavru fokun ölüm nedeni, alınan doku örnekleriyle ilgili yapılan incelemeden sonra kesinlik kazanacak. 30 yıldır Akdeniz foklarının korunması için çalışmalar yürüten Su Altı Araştırmaları Derneği, yavru fokun yaşadığı mağara yakınına bırakılan ağlara takılması sonucu ölmüş olabileceğini açıkladı.
 
Antalya Falezleri, Akdeniz foklarının Türkiye kıyılarındaki son sığınaklarından biri. Ancak falezlerin deniz içindeki mağaralarında yaşam savaşı veren Akdeniz foklarına adeta evlerinde de huzur yok. Her yıl kıyıya vuran ölü Akdeniz foku haberleriyle gündeme gelen Antalya’da bu haberlere bir yenisi daha eklendi. Geçtiğimiz hafta Yat Limanı’na yakın kayalıklarda hareketsiz yatan yavru Akdeniz fokunu gören vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi. Yapılan ilk incelemede, yaklaşık 2 aylık olduğu düşünülen yavru fokun öldüğü tespit edildi.
 
İncelenmek üzere Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne götürülen yavru foktan alınan doku örneklerinin incelenmesinin ardından ölüm nedeni belirlenecek.
 
TÜRKİYE’DE 100 TANE KALDI, PLANSIZLIK SONUNU GETİRECEK
Dünyada 700, Türkiye’de ise yalnızca 100 civarında bireyi kalan Akdeniz foklarının araştırılması ve korunması konusunda 30 yıldır çalışmalar yapan Su Altı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG), yavru fokun yaşam alanı olan mağara yakınına bırakılan ağlar yüzünden ölmüş olabileceğini açıkladı. SAD-AFAG ekibinden Cem Orkun Kıraç, “30 yıldır nadir bir canlı olan Akdeniz foku ve yaşam alanlarını koruyor ve araştırıyoruz. Gözlemlerimiz bizi yanıltmadı. Tek bir türü korumak ve türe odaklanarak koruma yapmak yanlış. Nesli tehlike altında olan bir canlı olarak Akdeniz fokunun en önemli tehdidi yaşam alanları yani deniz-kıyı habitatlarının aşırı ve plansız insan baskılarından dolayı zarar gördüğünü tespit ettik. Bu sadece Akdeniz foku değil, nesli azalan birçok yırtıcı kuş türü, kara memelileri ve sürüngenler için de geçerli” diye konuştu.
EN FAZLA ÖLÜM FOKLARIN MAĞARALARINA GİRİLMESİ YÜZÜNDEN
20. yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar aşırı avcılık ve kasıtlı öldürmelerin Akdeniz fokunun en önemli belası olduğunu dile getiren Kıraç, “Ancak özellikle ülkemizde kasıtlı öldürmeler azalmakla birlikte Akdeniz foku ölümlerini en çok yavruların bırakma ağlarına takılarak boğulmaları ve üreme mağaralarının içine giren dalgıç ve hatta teknelerden rahatsız olmaları sonucu annenin yavrularını terk etmeleri oluşturuyor” dedi.
 
FOK MAĞARALARINA GİRİLMESİ DENETİM ALTINA ALINMALI
SAD-AFAG’ın 2016 yılında su ürünleri tebliğinde madde değişikliği önerisinde bulunduğunu anımsatan Kıraç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bu öneriyi kabul ederek ilgili tebliğde değişiklik yaptığını belirterek, “Buna göre mağara yakınlarında demir atmak, beklemek, tekneyle dik yalıyarlardaki fok mağaralarına girmek son derece sorumsuzca bir davranış olarak görülmekte. Bu da mevzuatla karara bağlandı. Sevinçliyiz. Ancak bunun ciddi şekilde denetlenmesi lazım” ifadelerini kullandı.
‘KIYIYA YAKIN AĞ ATILMASININ ÖNÜNE GEÇİLMELİ’
Antalya da ölü bulunan 2 aylık yavru fokun, annesinin kıyı mağarasından bir rahatsızlık yüzünden ayrılması sonucu ölmüş olabileceğini dile getiren Kıraç, bir başka ihtimalle de mağaralara yakın atılan ağlara takılarak ölmüş olabileceğini söyledi. Antalya falezlerinde kıyıya yakın bırakma ağları atılmaması yönünde önlemler alınması gerektiğine işaret eden Kıraç “Kıyılar birer önemli habitat olarak türün kendisinden çok daha önemli. Ülke olarak bunun farkında değiliz ve kıyıları çok hoyratça kullanıyoruz. Kıyılardaki aşırı baskı nesli azalan canlıları da vurduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.
SAD-AFAG’IN ÖNERİSİYLE FOKLAR İÇİN TEBLİĞ DEĞİŞTİRİLMİŞTİ
SAD-AFAG’ın başvurusu üzerine yapılan değişikliğin ardından 13 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ‘Su Ürünleri Avcılığı Tebliği’, “Akdeniz Fokunun yaşadıkları sualtı veya su üstü girişli kıyı mağaralarında ışık kullanmak, her türlü vasıta ile dalış yapmak, yüzerek veya herhangi bir deniz vasıtasıyla girmek, mağara girişlerinde beklemek, demirlemek yasaktır” hükmünü getirmişti.
SON SIĞINAKLARINDA BİLER RAHAT YOK
Akdeniz fokları en çok Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Fethiye, Marmaris, Kaş, Kekova, Kemer, Antalya Falezleri ve Alanya gibi turizm merkezlerinde insanlar tarafından rahatsız ediliyor. Tekne turlarının uğrak yerleri haline gelen kıyı mağaraları, aynı zamanda Akdeniz foklarının da yaşam alanları. Ancak tıpkı deniz kaplumbağaları gibi Akdeniz fokları da turistik birer cazibe gibi gösterilerek bu tekne turlarına katılımı teşvik etmek amacıyla kullanılıyor. Bu nadir canlıların varlığını sürdürebilmesi için yasal düzenlemelerin yanında insani duyarlılığın da artırılması gerekiyor.

2141690cookie-checkAntalya’da iki aylık yavru fok ölü bulundu
Önceki haber“Sahte” denilen para transferi dekontlarını gösterdi
Sonraki haberÇevre Bakanlığı: ‘İnşaat ekonominin lokomotifi!’
YUSUF YAVUZ
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.