Apartmanda demokratik açılım

Yıllardır apartmanda yaşarım. Kısa sayılmayacak bir süre de yöneticilik yaptım.
Apartmanda herkesi ilgilendiren kararlar almadan önce bütün sakinleri toplar düşüncelerini alırdık. Çoğunluk onaylarsa o işler yapılırdı.

Hiçbir toplantı için çoğunluk sağlandığını hatırlamıyorum. Bir çok kişi mazeret beyan edip gelmezdi. Kararlar da mevcutlarla alınırdı. Buna rağmen, apartmanda yapılan veya yapılması istenen işlerle ilgili dedikodular bitmezdi. Ne hikmetse, dedikoduları, genellikle toplantılara katılmayanlar ve alınan kararları beğenmeyenler yapardı.

Bu gibiler, tepki olarak aylık aidatları vermekte direnir ve bin türlü bahane uydururdu. Bu yüzden apartman sakinlerinin çoğunu hiçe sayan ve toplantılara katılmadığı halde sürekli her şeyi eleştiren bir ya da iki kişi sürekli huzursuzluk meydana getirirdi. Bu sebepten kavgalar çıktığını hatırlıyorum. Bunların çoğunun, iyi tahsil görenler olduğunu üzüntüyle görüyorduk.

Zaman zaman yönetimi de suçlayan bu gibilere, yönetimi devretme teklifi yapılmasına rağmen kabul etmezler ve tenkitlerine devam ederlerdi.

Sevgili okuyucular, apartmanda yaşananlar ile ülkenin siyasetinde yaşananların ne kadar benzediğini fark ettiniz mi?

Seçimlerde oy kullanmaya zahmet etmeyenler veya bazı şeylerin etkisinde kalarak ve bilerek yanlış seçim yapanların ne kadar şikayet etme hakları var? Seçimlere katılarak oy verenlerin de daha sonra tamamen köşeye çekilerek seçtiklerini denetlememeleri, onları takip etmemeleri veya yanlışlarını ortaya dökmeye çalışmamaları onlara bir köşede söylenme hakkı verir mi?

Seçimlerde hüsrana uğrayacaklarını bildikleri için siyasete soyunmayanlar, ancak bu gücü, başka yollardan yahut birilerinin şemsiyesinin altına girerek elde etmeye çalışanların çıkardığı suni problemler ve buna bağlı eleştiriler ne kadar demokratik sayılır?

Kendisine güveni olmadığı için yönetime açıkça talip olmadığı halde, iş başına gelenleri kıskananlar ve çekemediği için sürekli eleştirenler ve problem meydana getirenler, ülkeyi sıçratacak icraatların ayak bağı değil mi?

Apartman toplantılarına katılmayan bizler, demokrasiye nasıl katılsın ki?

Herhalde, kahve köşelerinde veya ahbap sohbetlerinde söylenmek daha rahat geliyor.
Sizler ne dersiniz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.