Arkeolojik sit alanına mermer ocağı ruhsatı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Mersin’de mermer ocağı için ruhsat verilen bölge bu kadar da olmaz dedirtiyor. Anamur’da arkeolojik sit, tarım arazileri ve su kaynaklarını tehdit eden mermer ocağı projesi yargıya taşındı.
Mersin’in Anamur ilçesine bağlı Anıtlı köyünde yaklaşık yaklaşık 100 hektarlık orman arazisinde mermer ocağı ruhsatı verildi. Tarım ve orman alanlarıyla yeraltı su kaynaklarını da tehdit eden mermer ocağı projesi için Mersin Valiliği tarafından Ekim 2018’de ÇED Gerekli Değildir kararı verilmişti. Ancak ilk etapta 23 hektarlık kısmında mermer ocağı işletmek için girişim başlatılan ruhsat sahasının içinde 1. Derece arkeolojik sit alanı bulunduğu ortaya çıktı. Maden yolu açmak için ağaç kesimine başlanmasının ardından projenin iptali için dava açıldı. ÇED sürecinde görüşü sorulan Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında, mermer ocağı için verilen ruhsat sahasındaki Asarkaya Tepesi 1. Derece Arkeolojik Sit Alanının ruhsat sahası dışına çıkarılması koşuluyla alanda madencilik faaliyetinde bulunulmasında bir sakınca olmadığı görüşünü bildirdi.

Mersin-Antalya sınırındaki eski adı Kaledran olan tarihi yerleşimin doğu kesiminde yer alan Anıtlı köyü, Türkiye’nin açık alanda muz üretiminin yapıldığı önemli üretim merkezlerinden biri. Torosların Akdeniz’e bakan sarp yamaçlarına yayılan Anıtlı’nın iklimi ayrıca çeşitli tropik meyvelerin yetişmesine de olanak sağlıyor. Sınırlı sulama olanaklarına karşın zeytinden yerfıstığına, sebzeden narenciye türlerine farklı ürünlerin de yetiştirildiği Anıtlı’daki tarımsal üretim son yıllarda mermer ve taş ocaklarının tehdidi altında.

ORMAN ARAZİSİNDE MADEN YOLU İÇİN AĞAÇ KESİMİ BAŞLADI

Farklı madencilik firmalarına verilen mermer ocağı ruhsatları Anıtlı’da zor koşullarda üretim yaparak geçimini sağlamaya çalışan üreticilerin kâbusu oldu. Daha önce 2019’da köylerinde açılmak istenen mermer ocağına karşı eylem yapan köylüler, yeni bir proje için orman arazisinden ağaç kesilmeye başlandığını öğrenince projeyi yargıya taşıdı.

ZİRAAT ODASI VE TARIM KOOPERATİFLERİ PROJEYE DAVA AÇTI

Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED), Anamur Ziraat Odası, S.S Anıtlı Köyü Toprak Sulama Kooperatifi ve S.S Çamlıpınar Köyü ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile vatandaşlar projeye karşı dava açtı. Mersin 1. İdare Mahkemesi’nde açılan davada, tarım alanlarına ve su kaynaklarına zarar vereceği öne sürülen mermer ocağı projesi için verilen ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka aykırı olduğu kaydedilerek iptali istendi.

TARIMSAL FAALİYETLER VE İNSAN YAŞAMI ETKİLENECEK

Proje için verilen ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğu savunulan dava dilekçesinde, “2018 yılında alınan ÇED Gerekli Değildir kararından sonra süresi içinde faaliyete geçirilmeyen mermer ocağı için usulsüz biçimde verilen izinler gereğince, ruhsat sahası ile yaklaşık 25 hektarlık ÇED sahası, mermer ocağı işletecek firmaya teslim edilmiştir. Hatta yol ve işletme sahası açılmak üzere ruhsat sahası dışındaki ormanlık alanda bulunan ağaçların da kesimine başlanmıştır. Hali hazırda, ruhsat sahasında ve sahaya giden yolun açılması için iş makinaları ile hızlı bir şekilde çalışma yapılmaktadır. Mermer ocağının açılması halinde, ilk etapta yaklaşık 25, sonrasında yaklaşık 100 hektarlık ormanlık alandaki, su depolamada, yağmur suyunu tutmada ve ormanın sağlıklı gelişiminde büyük önem arz eden makilik alanların yanı sıra, ÇED raporunda yok sayılan delice zeytin ağaçları ile yüzlerce/binlerce ağaç daha kesilecektir. Bu durum ise doğada çok büyük tahribat yaratacak, su kaynaklarını yok edecek/kirletecek, bölgedeki tarımsal faaliyet ile insan yaşamını olumsuz biçimde etkileyecektir” ifadelerine yer verildi.

RUHSAT SAHASININ İÇİNDE ARKEOLOJİK SİT ALANI ÇIKTI

Mermer ocağı için verilen ruhsat sahasının içinde 1. Derece arkeolojik sit alanı bulunduğuna da işaret edilen dava dilekçesinde, ÇED sahasına yalnızca 300 metre mesafede bulunan arkeolojik kalıntıların projeden zarar göreceği belirtilerek, “ÇED sahası içinde bulunması kuvvetle muhtemel olan arkeolojik kalıntılar da zarar görecektir” denildi.

BÖLGEDEKİ GEN KORUMA ALANI DA TEHDİT ALTINDA

Mermer ocağı için seçilen arazinin kızılçam ve meşe ağaçlarının yanı sıra, bölge halkının geçim ve beslenme kaynağı olan harnup, yabani armut, alıç, üvez, mersin gibi ağaçlarıyla kaplı olduğu kaydedilen dava dilekçesinde, “Bunun yanı sıra bölgenin iklimi itibariyle, ejder ve çikolata meyvesi, papaya, guava gibi tropikal meyveler de yetiştirilmekte ve halk bunların üretiminden gelir elde etmektedir. Tarımsal açıdan çok önemli olan bu bölgede, yenmeyen, ancak birilerinin cebine girecek paranın kaynağı olan mermeri çıkarabilmek için binlerce ağacın kesilmesi ve binlerce yılda oluşmuş verimli toprağın yüzeyden sıyrılması, korkunç bir doğa katliamı yaratacak, su kaynaklarına zarar verecektir. Ruhsat sahası çok dik bir yamaç olmakla, ocağın faaliyete geçmesi durumunda, yer kabuğunda çatlamalar ve heyelanlar gerçekleşebilecektir. Mermer ocağı işletilmeye başlayınca ortaya çıkacak toz nedeniyle tarım, arıcılık, hayvancılık gibi faaliyetlerin yanı sıra, ruhsat sahasına oldukça yakın olan biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla ayrılan Anıtlı’daki Gen Koruma Alanı da büyük zarar görecektir. Çıkartılması planlanan mermeri taşımak için bölgeye ulaşımı sağlayan mevcut köy yollarının yanı sıra yeni bir yol daha açılıyor olması da çevresel tahribatı ve yıkımı arttırıcı niteliktedir” ifadelerine yer verildi.

YAMAÇ ARAZİDE YILDA 120 BİN METREKÜP ATIK MALZEME ÇIKACAK

Alanya merkezli Aytap Madencilik İnşaat Enerji Tic. Ve San. A.Ş. tarafından açılmak istenen mermer ocağı işletmesinde 99,94 hektarlık ruhsat sahasının ilk etapta 23,89 hektarlık (238 dekar) kısmında yılda 200 bin metreküp üretim yapılması planlanıyor. Projeyle ilgili ÇED raporunda yer verilen bilgilere göre gerçekleştirilmesi planlanan üretimin yüzde 15’i blok mermer, yüzde 25’i parça mermer, geriye kalan yüzde 60’lık kısmının ise (yılda 120 bin metreküp) pasa (moloz) olarak ayrılacağı belirtiliyor. Dik yamaçta yer alan proje alanında yılda 540 bin ton kazı yapılması planlanırken, alandaki çalışmanın 10’ar yıllık izin sürelerinin uzatılarak toplamda 34 yılı bulması öngörülüyor.

KORUMA KURULU, SİT’İN RUHSAT SAHASI DIŞINDA BIRAKILMASINI İSTEDİ

Yargıya taşınan mermer ocağı projesiyle ilgili görüş sorulan Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 1 Şubat 2018 tarihli kararında, mülkiyeti hazineye ait olan mermer ocağı ruhsat sahasının içinde, ÇED sahasının (işletmeye ilk başlanacak alan) ise yaklaşık 300 metre uzağındaki Asarkaya Tepesi 1. Derece arkeolojik sit alanının ruhsat sahası dışında bırakılması kaydıyla madencilik faaliyetinde sakınca olmadığını bildirdi.

 

 

2595700cookie-checkArkeolojik sit alanına mermer ocağı ruhsatı!
Önceki haberILO’dan Türkiye’ye Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’ni imzalayın çağrısı
Sonraki haberSatın alma, sahiplen
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − 15 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.