Armağan gibi Müzik Enstrümanları Müzesi – MEM

Heavy Metal solistlerini imrendirecek bir şan tekniğiyle Mustafa Sağyaşar, 50 yıl önce seslendirdiği “Karam” türküsünde “köprüler yaptırdım gelip geçmeye / çeşmeler yaptırdım suyun içmeye karam / kavli karar ettim alıp kaçmaya / boşa kostaklanma kostak değilsin karam” der. “Değilsin karam aman aman, değilsin vay vay” diye de ekler.

Kostaklanma; “zarif, kibar görünmeye çalışmak, çalım satmak, gösteriş yapmak” demekmişUluslar, ömürlerinin kaba güce değil de erdeme, adalet ve asalete yaslı olduklarını kanıtlamak için kültürel ve sanatsal alanlardaki eserlerini sergilemeye çalışırlar.

Kültürel değerlerin en başlarında yer alan dilin yetkinliğinin ve etkinliğinin göstergesi olarak o dilden diğer dillere sözlük sayılarına bakarlarmış. Kostaklanmadan önce iyi bir kitapçıya gidip sözlükler bölümünde kaç farklı dilden dilimize sözlüğümüz var diye bakmakta yarar var. Yoksa “Değilsin karam aman aman, değilsin vay vay” deyiverirler de, gıkımız çıkamayabilir.

Bir ülkenin tarihsel ve kültürel birikimini yansıtan en önemli göstergelerden biri elbette müze sayısı, bu müzelerin çeşitliliği ve niteliğidir. Konumu konumlandırabilmek için böyle bir girişgah hasıl oldu, kusuruma bakmayın.

Yurdumuza gurur kaynağı olacak yeni bir müzenin bugün (21 Ağustos, Cumartesi) açılacağının müjdesini vermek istedim. Bursa – Nilüfer Belediyesi’nin sahiplenmesi, (kapak fotoğrafında yer alan) Prof. Dr. Mehmet Ali Sanlıkol’un koordinesiyle yürütülen çalışmalar tamamlanma aşamasına geldiğinden bugünden itibaren ziyaretçilerini bekliyor olacak.

Türkiye’nin alanındaki en özel ve en etkileyici müzik enstrümanları müzesinin hazırlıklarına Mehmet Ali Sanlıkol’un müzisyen ve müzik öğretmeni olan annesi Fethiye Sanlıkol’un 6 yıl önce Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’le birlikte imzaladıkları bir protokolle başlanmıştı.

Mehmet Ali Sanlıkol bu konuda: “2015 senesinde babam (Dr.Hüseyin Parkan Sanlıkol)  vefat ettiğinde kendi koleksiyonunda bulunan yüzlerce enstrümanın yer alacağı bir müzik enstrümanları müzesi kurma fikrini Nilüfer Belediyesi ile Sanlıkol ailesi olarak hayata geçirmeye karar vermiştik.” diyor. 

Fizik Tedavi uzmanı Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol 2003’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile KKTC Bursa Fahri Konsolosluğu’na atanmıştı. Birçok sanatsal oluşuma katkı sağlamak için öncülük eden Parkan Sanlıkol, 280 adet müzik enstrümanı koleksiyonunu emanet bırakmıştı.

Odunluk Mahallesi, Akademi Caddesi üzerindeki Nilüfer Belediyesi, Dr.Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi”nin açılışında BAOB Yerleşkesi Oditoryumu’nda saat 20:00’de George Lernis ve Kağan Yıldız’la oluşturduğu üçlüyle bir konser de verecek olan Mehmet Ali Sanlıkol “Babama vefa borcumu ödemek ve memleketimize insanlığın müzikal mirasını kültürel bir bütün olarak gösterebilmek adına başını çektiğim bu projeye destek vermiş herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Bir parça Mehmet Ali’yi tanıtmam gerekirse,13-14 yaşlarındayken rock topluluğu Bohem’deki klavyeciliğiyle hatırlıyorum. 1988 yılında Bursa’daki çalışma stüdyomuza gelen en küçük çocuklardandı ve yaşına göre akıl almaz bir piyano hakimiyeti vardı.10 yıl sonra kadar Aydın Esen ile çalışmalarını sürdüren Sanlıkol’un adını, Amerika’daki modern caz çalışmalarıyla duyar olmuştuk. Sonra da olağanüstü müzik ödülleri ve oldukça sıra dışı albümlerle basında yer aldı.

New England Konservatuarı Kültürlerarası Enstitüsü’nün direktörlüğü, Emerson College ve Brown Üniversitesi’nde öğretim üyeliğiyle birlikte Arizona’da dünyanın en büyük müzik enstrümanları müzesinde görev almış.

Okay Temiz, Erkan Oğur, Ercan Irmak, Birol Yayla, Billy Cobham, Dave Liebman, Tiger Okoshi, Bob Brookmeyer, Esperanza Spalding, Gil Goldstein, Antonio Sanchez, Anat Cohen, The Boston Camerata, The Boston Cello Quartet, American Composers Orchestra, Audio Fact gibi çalışmış olduğu virtüözler ve topluluklarla İstanbul International Jazz Festival, İzmir European Jazz Festival, International Ankara Music Festival ve International Bursa Music Festival’de sahneye çıkmış.

Çok kültürlü, çoğulcu, benzersiz ve özgün yaklaşımıyla kaydettiği eserlerle tüm dünyada eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanan Sanlıkol, piyanoyla yola çıkmıştı ama ud, cümbüş gibi telli çalgılardan ney gibi nefesli çalgılara, o kadar çok enstrümanda ustalığını geliştirmiş ki, benim gibi yarım müzisyenlere sokağa çıkacak hal bırakmamış oldu.

Yeni yılın ilk haftası yayınlanan “Sokağa Çıkma Uzaya Çık” makalemde uzaya gönderilmesi gereken 3 yerli eserimiz olacaksa biri mutlaka Mehmet Ali Sanlıkol’un “New Orleans Çiftetellisi” olmalı diye yazmıştım ya, şaka değildi. Müzik tarihimizde “Big Band” yani büyük orkestral düzenlemeler içinde armonik olgunluk ve kompozisyonsal tutarlılık açılarından çıtanın en yukarılarda olduğu nadir örneklerden biri bu eserdir.

Peki, bir sokak müzisyeni olarak bunu benim söylemiş olmam, bir şey ifade eder mi? Etmez elbette. Ben böyle hissediyorken söyleyeyim de varsın akademisyenler duymasın.

New Orleans Çiftetellisi –  Mehmet Ali Sanlıkol

https://www.youtube.com/watch?v=S-XqjmhiVdE

Müzeyi tanıtmaya devam edeyim. Müzede genç kuşakların hiç tanımadığı tarihi enstrümanlar da yer alıyor. Tarihi enstrümanların, sensörlü görsel ve işitsel ziyaret modelleri ile sergileneceği müze, ait oldukları coğrafyaya göre; 7 kıtayı ve Türkiye’nin farklı bölgelerini temsilen oluşturulan sergi adacıklarıyla sunuluyor.

850 metrekarelik bir alanda arşiv odası, atölye ve dinleti alanı gibi farklı bölümlere de yer verilerek “yaşayan bir müze” amaçlanarak, zaman zaman dünyaca ünlü müzisyenler sanatseverlerle buluşturulacak.

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, yaptığı açıklamada şunları söylüyor: “Ülkemizin müzik kültürünün yanı sıra, dünyanın farklı noktalarından, birbirinden farklı müzik kültürlerini, enstrümanların nitelikleri ve tarihi özellikleri ile birlikte ziyaretçilere sunmak istiyoruz. Teknolojinin tüm imkanlarından faydalanarak oluşturduğumuz sergileme teknikleri sayesinde ziyaretçiler, cep telefonlarından okuttukları kare kod ile önünde durdukları enstrümanın icra edildiği tınıları dinlerken, o çalgı aletinin özellikleri, ortaya çıktığı coğrafya ve tarihi hakkında da bilgi sahibi olabilecekler.”

Yazıyı şöyle bitirmeliyim. Ülkemizde bir müzik enstrümanları müzesi açılacaksa, tarihsel ve günümüze ait bu çalgıların tanıtım metinlerini bu işe hayatını adamış, şark ve garbı aynı titizlikte incelemiş müzikolog Prof. Dr. Mehmet Ali Sanlıkol yazmalıydı. Öyle de oldu.

Mehmet Ali Sanlıkol “köprüler yaptı gelip geçmeye / çeşmeler yaptı suyun içmeye”. Öğreneceğim çok şey var demektir. İlk fırsatta oraya koşacağım.

Not: İlk kez gazetemizde yayınlanan müzenin fotoğraflarını bize gönderen Prof. Dr. Mehmet Ali Sanlıkol’a teşekkür ederiz.

_____________________

* Müzisyen de olan yazarımızın diğer çalışmalarına https://sedatsarici.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.