Aspendos tiyatrosu da taşkın riski altında!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın en yüksek taşkın riskine sahip nehri olan Köprüçay’daki yaşanacak olası taşkınların 180 hektarlık alanda etkili olacağı ve dünyaca ünlü Aspendos antik tiyatrosuna kadar ulaşacağı öngörülüyor…

Bir nehirler coğrafyası olan Antalya’da sulak alanlarda oteller ve yazlık konutlar inşa edilirken 2016 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Antalya Havzası Taşkın Yönetim Planı’na göre en yüksek taşkın riski Köprüçay’da bulunuyor. Köprüçay için yapılan ve geriye dönük 50 ila 500 yıl arasındaki dönemler değerlendirilen taşkın senaryosunda, “Taşkın yayılımı regülatörün 3 km kadar mansabında, Belkıs mahallesi sınırları içerisindeki Aspendos antik tiyatrosunun yakınlarına kadar ulaşmaktadır. Burada, sağ sahildeki Aspendos yolu ile sol sahildeki regülatör ulaşım yolu arasında en çok 1100 m genişlikteki taşkın yayılımı, büyük ölçüde kendi doğal taşkın yatağı içerisinde kalmakla birlikte taşkın yatağında yer alan yaklaşık 180 hektar tarım alanını etkilemektedir” ifadelerine yer verildi.

Türkiye bir haftadır Kastamonu ve Sinop’ta yaşanan sel felaketlerinin şokunu yaşıyor. Dere yataklarındaki yapılaşma, hatalı dere ıslahları, aşırı orman kesimi ile HES’ler yüzünden tahrip edilen topografya bunca yükü kaldırmakta zorlanmaya başladı. Buna bir de küresel iklim krizinin yarattığı aşırı hava olayları eklenince Türkiye’nin güneyi benzeri görülmemiş orman yangınlarıyla, kuzeyi ise sellerle karşı karşıya kaldı.

FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ

Kastamonu’nun Bozkurt, Sinop’un ise Ayancık ilçelerindeki sel felaketi, doğal alanlara insan eliyle yapılan bilinçsiz müdahalelerin ağır sonuçlarını gözler önüne serdi. Batı Karadeniz Bölgesi için 2019 yılında hazırlanan ve olası taşkınlara karşı önlem alınmasını amaçlayan eylem planında dile getirilen uyarıların dikkate alınmaması felaketin göz göre göre geldiği eleştirilerine neden oldu.

KARADENİZ’DEKİ SEL YIKIMI GÖZLERİ ANTALYA’YA ÇEVİRDİ

Karadeniz Bölgesindeki sel felaketlerinin ardından Antalya’daki taşkın riski gündeme geldi. Antalya’nın eski (2009-2014) Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Antalya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Akaydın, üzerinde ‘çılgın proje’ uygulanan Boğaçayı üzerinden taşkın  uyarısında bulundu.

‘PARTİLİ İLÇE BELEDİYEM VE AKP’Lİ ARKADAŞLARDAN ELEŞTİRİ ALDIM’

Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Antalya Batı Çevre Yolunun, bölgenin imara açılarak yapılmasına direndiğini kaydeden Akaydın, “Partili ilçe belediyem ve AKP’li arkadaşlardan ağır eleştiriler aldım. Hâlbuki Boğaçayı bölgesi sel yatağı olup 2003 kışında yağış ve selle Boğaçayı 1. köprüsünün tek ayağı yıkılmış, Toroslardan 7 cenaze ve çok sayıda hayvan ölüsü ovaya inmişti. Maalesef rantiyenin baskısıyla 2014 sonrası bölge imara açıldı ve çok sayıda apartman ve villa bölgeye konumlanırken gene çok sayıda ağaç yok edildi. Kastamonu- Bozkurt faciasından sonra bu konuyu siz hemşerilerimle paylaşma gereği duydum. Tanrı Antalya’yı ve Boğaçayını korusun” ifadelerini paylaştı.

Antalya’nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın bu paylaşımının ardından kentte gözler Boğaçayı’na çevrildi, olası taşkınlar konusunda çeşitli uyarılar gündeme geldi.

BOĞAÇAYINDA OLASI TAŞKIN 35 HEKTAR ALAI ETKİLEYECEK

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün Haziran 2016’da Antalya Havzası Taşkın Yönetim Planı’na göre ise Boğaçay ve kolları olan Çandır, Doyran ve Karaman çaylarının taşkın riski hakkında bilgilere de yer veriliyor. Yapılan simulasyon (benzetim) çalışmasına göre Boğaçayı’nın Çandır Çayı ile kesiştiği noktadan denize kadar olan kesimdeki maksimum su debisinin saniyede 2408 metreküp olarak hesaplandığı belirtilerek, 500 yıl yinelenmeli taşkınlarda 35 hektarlık bir alanın etkilenebileceği öngörülüyor.

ANTALYA’DA EN FAZLA TAŞKIN RİSKİ KÖPRÜÇAY’DA

Antalya Havzası Taşkın Yönetim Planı’nda en büyük taşkın riskinin ise Serik ilçesindeki Boğazkent bölgesinden denize dökülen Köprüçay’da olduğu, bu nehri Aksu ve Manavgat çaylarının izlediği kaydedilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Köprüçay, Antalya Havzası’ndaki akarsular arasında mansap kesimindeki 500 yıl yinelenme dönemine ait 3.317 m3 /s olan pik debisi ile en büyük debiye sahip olanıdır. Taşkın yayılım alanlarının büyüklükleri, üç simülasyon arasında çok az fark etmekle birlikte debinin büyüklüğüne bağlı olarak taşkın alanlarındaki su derinlikleri artmaktadır.

TAŞKIN YAYILIMI ASPENDOS ANTİK TİYATROSUNA KADAR ULAŞACAK

Taşkın yayılımı regülatörün 3 km kadar mansabında, Belkıs mahallesi sınırları içerisindeki Aspendos antik tiyatrosunun yakınlarına kadar ulaşmaktadır. Burada, sağ sahildeki Aspendos yolu ile sol sahildeki regülatör ulaşım yolu arasında en çok 1100 metre genişlikteki taşkın yayılımı, büyük ölçüde kendi doğal taşkın yatağı içerisinde kalmakla birlikte taşkın yatağında yer alan yaklaşık 180 hektar tarım alanını etkilemektedir. Bundan bağımsız olarak, Aspendos’tan yaklaşık 1 km kadar mansapta alüvyon birikimine bağlı kesit daralması nedeniyle başlayan taşkın yine taşkın yatağı içerisinde kalmaktadır.”

ANTALYA-ALANYA KARAYOLU VE TARIM ALANLARI RİSK ALTINDA

Köprüçay’daki önemli taşkınlar ise çayın güney kesiminde oluştuğuna dikkat çekilen plan raporunda, Antalya-Alanya karayolunun kuzeyinde kalan tarihi kemer köprünün olduğu bölgede kabaran suların doğu yönünde 4 kilometre kadar yayılarak Çakış Mahallesindeki sera ve tarım alanlarından oluşan 1000 hektarlık alanı su altında bırakacağına dikkat çekiliyor. Antalya-Alanya karayolunun 4,5 kilometrelik bir bölümünün de su altında bırakacağı belirtilen taşkın riski modellemesine göre bölgede yer alan Kürüş Mahallesi’nde 200 hektarlık bir alan da su altında kalabilecek.

SULAR 1-1,5 METRE YÜKSELECEK, YERLEŞİMLER ETKİLENECEK

Olası taşkında bölgeyi etkileyecek suların 1 ila 1,5 metre yüksekliğe ulaşabileceğine dikkat çekilen plan raporunda, Köprüçay’ın denizle buluştuğu bölgede oluşacak taşkınların yaklaşık 5 kilometre genişliğe ulaşabileceği belirtilerek şu uyarılara yer veriliyor: “Bu yayılım, çoğunlukla tarım alanları olmak üzere yerleşim yerlerini de etkilemektedir. Bu arada, taşkın yersel olarak denizden 2 km içeride ve batı yönünde, Acısu-II Dere yatağı boyunca 8 km kadar yayılmaktadır. Bu yayılma; kuzey-güney yönünde ortalama 1,25 km genişliğinde olup Belek golf tesislerinin kuzeyinde sahile paralel konumdaki Turizm Caddesi ile sınırlanmaktadır.

TOPLAM 5 BİN 818 HEKTARLIK ALAN TAŞKINDAN ETKİLENECEK

Köprüçay’ın güneyindeki 3. ve 4. taşkın noktalarından yayılan taşkın suları sağ sahilde yer alan; Karadayı mahallesinde 450 hektar, Ahmediye mahallesinde 435 hektar, Boğazkent mahallesinde 1.000 hektar ve Belek mahallesinde 400 hektar, sol sahilde ise; Büklüce mahallesinde 135 hektar ve Denizyaka mahallesinde 380 hektar alanı etkilemektedir. Sonuç olarak Köprüçay, kuzeydeki ve Kocadere kolundaki taşkın alanları da eklendiğinde toplamda 5.818 hektar büyüklüğünde bir taşkın alanı ile havzanın en büyük taşkın alanına sahip olan akarsuyudur.”

YILDA 36 MİLYONLUK ZARAR ÖNGÖRÜLÜYOR

Antalya’daki olası taşkınların yılda yaklaşık 36 milyon TL’lik zarara yol açabileceği kaydedilen plan raporunda, “Manavgat Çayı, Düden Çayı ve Köprüçay-Güney nehir kesimleri boyunca oluşan ciddi taşkınların çok büyük hasarlara (zararlara) yol açtığı görülmüştür” denildi.

BOĞAZKENT’TEKİ SULAK ALAN İŞGALİ VE YAPILAŞMA ARTTI

Raporda dikkat çekilen risk bölgesi son yıllarda hızla betonlaşan alanlardan biri. Serik ilçesine bağlı Boğazkent Mahalesinin önemli kısmı sulak alan niteliğinde ancak son yıllarda bölgede zemin dolgusu yapılarak uygulanan yapılaşmalar arttı. Kumul ve sulak alan üzerinde inşa edilen otel, yazlık konut ve çeşitli turizm tesisleri Köprüçay’daki olası bir taşkın durumunda önemli risklerle karşı karşıya.

Önceki haberBBC: Afganistan’ın kaderini belirleyen ABD-Taliban anlaşması ne öngörüyordu?
Sonraki haberAfganlar 2020’de en çok hangi ülkeye sığınma başvurusu yaptı?
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three + 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.