Assos’a yapılan bu kötülüğü asla unutmayacağız!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Assos antik kenti limanı sırtlarında kırıcı iş makineleri ve kamyonlarla sürdürülen kaya ıslahına yönelik tepkiler artarken sivil toplum örgütleri Assos’ta ortak basın açıklaması yaparak tahribatın durdurulmasını talep etti…
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Assos antik kenti limanında AFAD tarafından yürütülen kaya ıslahı projesi sırasında tarihi ve doğal dokuya zarar verilmesine yönelik tepkiler sürüyor.  Antik kent girişinde bir basın açıklaması yaparak çalışmanın durdurulmasını talep eden Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Assos Dostları ve Kazdağları Ekoloji Platformu’na çok sayıda sivil toplum örgütü ve vatandaş da destek verdi. UNESCO Dünya Kültür Mirası adayı olan Assos’taki yıkımın devam ettiği belirtilen basın açıklamasında, “Burası kimsenin babasının çiftliği değil. Tüm insanlığın, uygar dünyanın kültürel ve doğal mirasıdır. Unutmayın, aklınızdan çıkarmayın. Ülkemizin imzacısı olduğu birçok uluslararası sözleşmelere ve koruma kararlarına de aykırı olarak yapılan bu kötülüğü asla unutmayacağız!” ifadelerine yer verildi.

Assos antik kenti limanında yürütülen kaya ıslahı projesinin doğal peyzajı ve tarihi yok ettiğine dikkat çekilen basın açıklamasında, inşaatın durdurulması için ilgili kurumlara yapılan başvurular ve Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusuna rağmen kırıcılar ve kepçelerin çalışmaya devam ettiği kaydedildi.

2600 YILLIK ASSOS’TA DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRAS YOK EDİLİYOR

Sivil toplum örgütleri adına Avukat Burcu Özaydın ve Cem Tüzün tarafından yapılan basın açıklamasında 2600 yıllık geçmişe sahip olan Assos antik kenti limanının yamaçlarındaki doğal ve tarihi alanın yok edildiğine dikkat çekilerek, “Bölgeyi uygarlık tarihi ve dolayısıyla turistik açıdan da değerli kılan özelliklerin başında bir falezin (yalıyarın) var oluşu gelmektedir. Yarın üzerinde konumlanan bir kent ve aynı yarın altındaki antik liman ve bu ikisi arasındaki dik uçurum hayranlık ve ilgi uyandırmaktadır. Binlerce yıldır çeşitli uygarlıklar bu doğal oluşum içinde yaşam formları, kültür üretmişlerdir. Bugün yüzleştiğimiz bu katliam düzeyindeki hafriyat ise, yüzbinlerce, belki milyonlarca yılda oluşan doğal oluşumu ve 2600 yıldır onunla barışık yaşayabilen uygarlık tarihini ve birikimini yok etmektedir. İğneyle kuyu kazılması gereken, gözümüz gibi bakmamız gereken bir yere görgüsüzce, saygısızca, hoyratça ya da kim bilir hangi gözü doymaz, rantçı, talancı bir zihniyetle dozerler soktunuz, patlayıcılarla tahrip ediyorsunuz” ifadelerine yer verildi.

‘BURASI KİMSENİN BABASININ ÇİFTLİĞİ DEĞİL, ORTAK MİRAS’

Can güvenliği gerekçesi ile yapılmak zorunda olan ‘Kaya Islahı’ projesinin bilimsel yollarla ve dokuya zarar vermeden, bölge köylüleri ve turizm emekçileri mağdur edilmeden de yapılabileceği görüşüne yer verilen açıklamada, şöyle denildi: “Yamaçtaki riskli kayalar çelik perdelerle engellenebilirdi. Oysa şimdi antik limanda adeta taş ocağı görünümü var. Yapılan geniş teraslamaların amacının, güvenlik tedbirinden çok, otopark ve yeni ticari alan yaratmak olduğu anlaşılıyor. Bu durumdan kimlerin yarar sağlayacağını çok merak ediyoruz. Soruyoruz: Bu proje hazırlanırken ve bir katliama dönüştürülerek gerçekleştirilirken Ayvacık Kaymakamlığı, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Çanakkale Tabiat Varlıklarını Koruma 1. Şube Müdürlüğü, Çanakkale Müze Müdürlüğü, Assos Kazı Başkanlığı neredeydi? Bu insan müdahalesinin milyonlarca yıllık doğal oluşum ve binlerce yıllık kültürel birikimi tahrip ettikten sonra ortaya çıkaracağı sonucun görsel, estetik tasarımını kim yaptı? Hangi akademik, mesleki ortamlarda tartışıldı? Bu işin müellifi kim? Burası kimsenin babasının çiftliği değil! Tüm insanlığın, uygar dünyanın kültürel ve doğal mirasıdır. Unutmayın, aklınızdan çıkarmayın!

‘YASALARA AYKIRI YAPILAN BU KÖTÜLÜĞÜ ASLA UNUTMAYACAĞIZ’

Ülkemizin imzacısı olduğu birçok uluslararası sözleşmelere ve koruma kararlarına aykırı olarak yapılan bu kötülüğü asla unutmayacağız! Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı’nı bu katliamı en kısa zamanda durdurmak ve sorumluları hakkında gerekli soruşturmayı başlatmak ve cezalandırmak üzere göreve çağırıyoruz. Assos Antik Limanı acilen rehabilite edilmeli, yöre halkının ve turizmden geçinen emekçilerin mağduriyetleri acilen giderilmelidir.”

‘ANTİK DÖNEME AİT DUVARLAR YOK EDİLDİ’ İDDİASI

Basın açıklamasının ardından Prof. Dr. Doğan Perinçek tarafından bölgeyle ilgili bilgiler aktarıldı. Bölgede yapılan tahribat öncesinde alanda yaptığı tespitlere göre antik dönem duvarların olduğunu dile getiren Prof. Dr. Perinçek, şu anda kazılan alanda söz konusu duvarların yok edilmiş olduğunu dile getirdi.

ASSOS’TA NELER OLMUŞTU

UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesinde yer alan ve 1. Derecede arkeolojik ve doğal sit alanı olan Assos antik kenti limanında geçtiğimiz yıllarda birkaç kez yamaçtan kaya düşmesi üzerine çalışma başlatılmıştı. Kasım 2020’de Çanakkale Valiliği’nin talimatı ile Çanakkale İl Afet Müdürlüğü (AFAD, yamaçtan taş düşmesini engellemek için bir proje hazırlatmaya karar vermiş, ardından bir rapor ve proje ihale dosyasını hazırlamak üzere  Dynamics Engineering isimli şirkete ihaleyi vermişti. Söz konusu rapor ve şartname doğrultusunda Ayvacık Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği de Mart 2021’de “Ayvacık İlçesi Assos Kaya Islahı İnşaatı” işini ihale etmiş, ihaleyi alan Niday İnşaat Ltd. Şirketi de Nisan ayında işe başlamıştı.

PROJE HAKKINDA SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

Çalışmalar kapsamında Çanakkale Valiliği tarafından afet bölgesi ilan edilen proje alanı 500 gün süreyle ziyarete ve turistik faaliyetlere kapatıldı. Antik limanın yamacında geniş bir alanda yürütülen proje çalışmaları sırasında ortaya çıkan tahribat görüntüleri kamuoyunda tepkiyle karşılanmış, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Assos Dostları  ve Kazdağları Ekoloji Platformu 24 Eylül’de inşaatın acilen durdurulması ve sorumlular hakkında işlem yapılması için Ayvacık Kaymakamlığı’na başvurmuş, ayrıca Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda da bulunulmuştu. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na da başvurarak inşaatın acilen durdurulmasını isteyen sivil toplum örgütleri, çalışmaların halen sürdürülmesine tepkili.

Önceki haberCoronavirüs: Ölenler ve kâr edenler…
Sonraki haberPandora Papers – Sultanhamam’dan vergi cennetine: Ahmet Çalık
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.