Avcı Londra’da, AB’yi suçladı

Avcı, Rumların çözüm olmadan Avrupa Birliği’ne üye yapılmasının AB’nin en büyük hatası olduğunu belirterek, “Rumların çözümsüzlük politikası yüzünden Kıbrıslı Türkler sonsuza kadar izolasyonlara mahkum edilemez” dedi.


Avcı, İngiltere Lordlar Kamarası’nda yaptığı konuşmada, İngiltere Parlamentosu Kuzey Kıbrıs Dostları Grubu’na mensup Lordları, son gelişmeler hakkında bilgilendirdi.


Dışişleri Bakanlığı Basın Merkezi’nden verilen bilgiye göre, Lord Magginis’in organize ettiği toplantıda, Avcı’nın konuşmasını, İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk toplumu mensuplarının yanı sıra çok sayıda politikacı ve gazeteci izledi.


Toplantıya, sahipliği yapan Lord Magginis’le birlikte Kuzey Kıbrıs Dostları Parlamenter Grubu Lideri Barroness Knight, İngiliz Milletvekili Bob Laxton, Lord Kılclooney, Lord Harrıson, Lord Roper, Lady Butterworth, Michael Stephen, Enfield Belediye Başkanı Doğan Delman, İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı İbrahim Durmuş, Black Rod Sir Michael Wıllcocks, Lord Ahmed ve İngiliz siyasetinde söz sahibi olan kişilikler katıldı.
Konuşmasında, 1963 yılında yok edilen ortaklıktan bu yana Ada’da ortak bir yönetimin bir daha asla oluşturulamadığına işaret eden Avcı, “Bu gerçeğe rağmen halen Kıbrıslı Rumların  ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal devamı olarak görülmesi büyük bir hatadır. Bu hata da adada bir çözüme giden yolda büyük bir engel olmakta ve bu yüzden ilgilenilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.


Avcı, 1968 yılından beri siyasi eşitlik ve iki bölgeliliğe dayalı BM parametreleri temelinde iki tarafın yeni bir ortaklık kurması için Kıbrıslı Türklerin katkılarıyla ortaya konulan çözüm arayışlarına dikkati çekti. Bu girişimlerin sonuncusunu 2004 referandumunun oluşturulduğunu belirten Turgay Avcı, referandumda Türk tarafının büyük çoğunlukla verdiği “evet” oyuna karşılık Rumlar’ın da yine büyük bir çoğunlukla “hayır” oyu kullandıklarını hatırlattı.


Bunun sonucunda uluslararası topluluk, özellikle de AB’nin, Türk tarafının üzerindeki gereksiz sosyal, ekonomik ve politik izolasyonun kaldırılmasına yönelik kararlar aldığını ve taahhütlerde bulunduğunu belirten Avcı, ancak bugüne kadar pek az sözün yerine getirilebildiğine işaret etti.


İZOLASYONUN KALKMASI UÇURUMU GİDERİR


Kıbrıs Rum tarafının, geliştirdiği stratejiler ile BM’nin uzlaşma girişimlerini bertaraf edip, izolasyonun kaldırılmasına yönelik girişimleri engellediğini kaydeden Avcı, izolasyonun kaldırılmasının sorunu çözmese de iki taraf arasındaki uçurumu kapatmakta faydalı olacağını söyledi.


Turgay Avcı, Rumlar’ın negatif tutumlarından mutlaka vazgeçirilmeleri gerektiğini vurguladığı konuşmasında, İngiliz Parlamentosu ve hükümetine destek çağrısı yaptı ve “Tüm dostlarımızdan Kıbrıslı Türkler’in üzerindeki izolasyonların kaldırılması için güçlü girişimlerde bulunmalarını bekliyoruz” dedi.


İngiliz takımı Luton Town ile Çetinkaya futbol takımı arasında oynanacak dostluk maçının son dakikada Rumlar’ın baskısıyla iptaline değinen Avcı, izolasyonun sadece sporla sınırlı kalmadığını bildirdi. Avcı, Kıbrıslı Türklerin uluslararası kuruluş, kurum ve oluşumlarda temsilinin, seyahat özgürlüklerinin, ticaret ve turizmin engellenmesi, kısıtlanması, tüm kültürel ve sportif faaliyetlere engel konulması gibi izolasyona yol açan tutumları sıraladı.


DİREKT UÇUŞ İÇİN DAVA HAZIRLIĞI


KKTC’ye ve KKTC’den başka ülkelere direkt uçuş yapılamamasının da izolasyonun en önemli ayağını oluşturduğuna dikkat çeken Avcı, bunun yanlışlığının İngiltere eski Başbakanı tarafından ve İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu raporunda vurgulandığını, ancak sonuç alınamadığını hatırlattı. Avcı, bu konuda İngiltere’de dava açmaya hazırlandıklarını bildirdi.


AB Komisyonu tarafından hazırlanan Direkt Ticaret ve Mali Yardım Tüzükleri sonuçlarının başarısız olduğuna işaret eden Bakan Avcı, Kıbrıslı Türklerin AB Komisyonu’nun Temmuz 2004’te hazırladığı tüzüğün ön şart ve değişime uğratılmadan kabul edilerek AB ülkeleri ile KKTC limanlarından ticaret yapılmasını istediklerini anlattı.


Avcı, aksi gelişmelerin Kıbrıslı Türkler’in AB’ye olan güvenlerinin tamamen kaybolmasına neden olacağını ifade etti. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Avcı, bu konulardaki gecikmelerin Rumlar’a avantaj sağlamaktan başka işe yaramayacağına dikkati çekti.


RYAN’A ÖVGÜ


Süreç içinde iyi gelişmelerin de yaşandığını, bunlardan ilkinin Türkiye ile İngiltere arasında Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalanması ve anlaşmayla KKTC üzerindeki izolasyonun kaldırılmasının öngörülmesi olduğunu belirten Turgay Avcı, İngiltere Hükümeti Kıbrıs Özel Temsilcisi Joan Ryan’ın çabalarını övdü.


Avrupa Komisyonu’nun KKTC limanlarının kullanılmasında yasal engel bulunmadığına ilişkin açıklamasını da olumlu gelişmeler arasında sayan Bakan Avcı, KKTC ile Suriye arasında başlayan feribot seferlerinin önemli bir gelişme olduğunu söyledi.


“BEKLEDİĞİMİZ VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASI”


“Bizim İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinden beklediğimiz, sözlerinde durmaları ve izolasyonun kaldırılması için güçlü bir kararlılık ile Rumlara rağmen kalıcı adım atmalarıdır” diyen Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Avcı, Kıbrıslı Türklerin çözümden yana olduklarını, Rumlar’ın ise sadece sözde böyle bir hedefleri bulunduğunu kaydetti. Avcı sözlerini, şöyle sürdürdü:


“Ancak eylemleri, sorunun çözümüne engel olmak istediklerini gösteriyor. Böylece BM parametrelerinden uzaklaşarak, Kıbrıslı Türkleri eritme yöntemi ile kontrol altına almak istiyorlar. Ama belirtmek isterim ki, bunu asla başaramayacaklar. Rumların gerçek niyetleri, BM genel kurulunda kendilerini göstermiştir. Bir anlaşma için sözde masada oturan Rum tarafı, gerçekte üniter bir devlet istemekte ve Kıbrıslı Türklerle herhangi bir yetki paylaşımı yapmaktan kaçınmaktadır. Kıbrıslı Rumlara ciddi baskı yapılarak, Ada’da herhangi bir çözümün, iki halk gerçeğinin kabulü esasına dayandırılması gerekmektedir.


YENİ GİRİŞİM BEKLENTİLERİ


Şubat ayında Rum kesiminde yapılacak seçimlerin ardından BM tarafından yeni bir girişim beklenmektedir. Seçimlerin sonucu ne olursa olsun, yıllarca yapılan müzakerelerde ortaya konulan siyasi eşitlik, eşit statü ve iki bölgeliliğin yeni bir ortaklık ve çözüm metninde mutlaka yer alması gerekmektedir.”


Avcı, sözlerini tamamlarken, Kıbrıslı Türklerin acil çözüme inançlarının altını çizdi ve “Kıbrıslı Türkler, Rum ihtiraslarına sonuna kadar rehin bırakılamaz. 2008 yılının çözüm için yeni açılımlar ve fırsatlar yaratması gerekmektedir” dedi.


ÖNCELİK EŞİTLİK TEMELİNDE KAPSAMLI ÇÖZÜM


Daha sonra soruları yanıtlayan Avcı, bir konuğun “KKTC’nin tanınmasını istemiyor musunuz, neden böyle bir talepte bulunmuyorsunuz?” şeklindeki sorusu üzerine, önceliklerinin eşitlik temelinde kapsamlı bir çözüm olduğunu söyledi.


Avcı, dış politikada ileriyi görmek, adım adım ilerlemek, taşları tek tek yerine koymak gerektiğini belirterek, masa başında oturmak yerine bütün dünyaya Kıbrıslı Türklerin tezlerini anlatmaya çalıştıklarını söyledi.


Bir başka soru üzerine, lobi yapmanın önemine değinen Avcı, “Her ülkede lobi yapıp, Kıbrıslı Türklerin gerçeğini herkesin gördüğünden emin olmalıyız. Ne yaptığımızı, nerede durduğumuzu, nereye bastığımızı anlatmalıyız. Biz evimizde otururken, kimse bizi düşünmez, dünyanın tek derdi Kıbrıslı Türklerin durumu değil. Bu nedenle kendimizi ifade etmeye çalışmalıyız” şeklinde konuştu.


Türkiye’nin Kıbrıslı Türklere verdiği desteğin hiçbir zaman unutulamayacağını, AB’nin hala mali yardımlar üzerinde çalıştığını, oysa Türkiye’nin bir yılda KKTC’ye 600-700 milyon dolarlık yardım yaptığını hatırlatan Avcı, bunun için Türkiye’ye büyük şükran duyduklarını ifade etti.


Daveti gerçekleştiren Lordlar Kamarası üyesi Lord Magginis ise, Avcı’yı konuk etmekten duyduğu mutluluğu dile getirirken, konuşması sırasında “KKTC” ifadesine de yer verdi.
 Magginis, geçmişte kendisi de bir üniversite yöneticisi olan Avcı’nın KKTC’de yüksek öğretime verdiği hizmete de teşekkür etti.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.