AYM’den “Anayasal düzen ihlal ediliyor” uyarısı

AYM, eski milletvekili Berberoğlu’yla ilgili hak ihlali kararının uygulanmamasını çok sert ifadelerle eleştirerek TBMM ve HSK’yı göreve çağırdı. Kararlara uyulmamasının cezai sorumluluklar doğuracağına da dikkat çekildi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), eski CHP milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili verdiği ikinci hak ihlali kararının gerekçesini yayımladı. Gerekçeli kararda, AYM’nin hak ihlali ve yeniden yargılama kararını uygulamayan alt mahkemelere yönelik sert ifadeler dikkat çekti.

AYM, milletvekilliği düşürülen Berberoğlu’nun “seçilme ve siyasette bulunma hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”nın ihlal edildiğine dair biri geçen yıl eylül ayında, diğeri ocak ayında olmak üzere iki kez ihlal kararı vermişti.

İlk hak ihlali kararının ardından yeniden yargılama yapması gereken 14. Ağır Ceza Mahkemesi ise, AYM’nin alt mahkemelerin görev ve yetki alanına müdahalede bulunduğunu öne sürerek yargılamanın yenilenmesine yer olmadığını bildirmiş ve mahkumiyet hükmünün aynen infazına karar vermişti.

Berberoğlu’nun bu karara yaptığı itirazı inceleyen İstanbul 15’inci Ağır Ceza Mahkemesi de yeniden yargılama yetkisinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde olduğunu bildirerek itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmişti. Bunun üzerine Berberoğlu AYM’ye ikinci bireysel başvurusunda bulunmuştu.

“Mahkemelerin AYM kararına direnme yetkisi yok”

AYM hak ihlaline dair gerekçeli kararında, alt mahkemelerin tavrıyla ilgili ciddi eleştirilerde bulunarak Anayasa ve hukukun üstünlüğü ilkelerini hatırlattı.

AYM kararlarının bağlayıcılığının Anayasa’nın 153’üncü maddesinde yer aldığı ve bu hükmün bir istisnasının bulunmadığına işaret eden AYM, “Dolayısıyla mahkemeler ve kamu gücünü kullanan diğer organlar, AYM’nin kararlarını uygulamaktan veya gereğini yerine getirmekten kaçınamaz. Anayasa, kamu makamlarına ve derece mahkemelerine AYM kararlarına direnme veya bağlayıcılığını tartışma yetkisi vermemektedir” dedi.

AYM kararının uygulanmasının reddedilmesi ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmamasının “Anayasa ile açıkça çelişen ve anayasa koyucunun iradesine aykırı bir yorum ve uygulama olduğuna” da açıklamada yer verildi.

Kararda Berberoğlu’na yönelik hak ihlali kararının uygulanmamasının, aynı hakkın bir kez daha ihlaline neden olduğu da vurgulandı.

“Hukuk devleti retorikten ibaret değildir”
Gerekçeli kararda “Anayasa’nın 2. maddesinde anlamını bulan hukuk devleti retorikten ibaret değildir. Kamu gücünü kullanan organların, mahkemelerin ve bireylerin hukuka uygun davranmadıkları bir ülkede hukuk devletinin varlığından söz edilemez” ifadesine yer verilerek AYM kararlarının uygulanmamasının “hukukun üstünlüğü ilkesinin ve bu ilkenin temel alındığı anayasal düzenin ağır bir biçimde ihlali anlamına geldiği” uyarısı yapıldı.

“Cezai ve hukuki sorumluluk doğurur”

Kararın devamında, “Bu kapsamda türlü bahaneler ve hukuk tanımaz tutum ve davranışlarla bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesine ve mevcut ihlallerin sürdürülmesine neden olacak şekilde Anayasa’nın öngördüğü hukuk düzenine karşı koyma anlamına gelen keyfi kararlara hiçbir hukuk sisteminde müsaade edilemez. Bir hukuk devletinde anayasal hükümlere uymamanın ilgililer açısından cezai, idari ve hukuki sorumluluklar doğuracağı açıktır” ifadelerine yer verildi.

TBMM ve HSK’ya gönderme

Anayasal düzenin korunmasının sadece AYM’ye ait bir görev olmadığına işaret eden Mahkeme, Berberoğlu kararlarında tespit edilen hak ihlallerinin ortadan kaldırılması ve kararların gereğinin yerine getirilmesinin yalnızca ilgili derece mahkemelerinin değil, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olmak üzere kamu gücünü kullanan diğer organların da görevi olduğunu vurguladı.

AYM kararlarının alt mahkemelerce uygulanmaması Türkiye’de yargının siyasetten bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ile ilgili yoğun tartışmaları beraberinde getirmişti. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AYM’nin Berberoğlu ile ilgili ikinci hak ihlali kararının ardından yaptığı açıklamada AYM kararlarının bağlayıcı olduğunu belirterek “Anayasa hükmü de bunu gerektirmektedir. Dolayısıyla hukuk güvenliği, hukukun üstünlüğü anlamında olması gereken, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasıdır” demişti.

Berberoğlu’nun yargı süreci

Berberoğlu, durdurulan MİT tırları görüntülerini Cumhuriyet gazetesi eski genel yayın yönetmeni Can Dündar’a verdiği gerekçesiyle 13 Şubat 2018’de “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak” suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Berberoğlu cezaevindeyken katıldığı 24 Haziran 2018 milletvekilliği seçimlerinde CHP İstanbul milletvekili olarak seçilmiş, Yargıtay aldığı hapis cezasını 20 Eylül 2018’de oy çokluğuyla onamıştı. Yargıtay ayrıca Berberoğlu’nun milletvekilliği sona erinceye kadar cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar vermişti. Bu kararın ardından tahliye edilen Berberoğlu, 1 Ekim 2018’de TBMM Genel Kurulunda milletvekili yemini etmişti.

TBMM Başkanlığı, AYM’deki bireysel başvuru süreci devam etmesine rağmen Berberoğlu hakkındaki kesinleşmiş cezayı 4 Haziran 2020’de TBMM Genel Kurulu’nda okutmuş ve Berberoğlu’nun milletvekilliği düşürülmüştü. Ertesi gün gözaltına alınan Berberoğlu, yeniden tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, aynı gün koronavirüs tedbirleri kapsamında izinli olarak cezaevinden çıkarılmıştı. Deutsche Welle Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen + 14 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.