Aynada kimi görüyorsun?

“İnsan, insanın aynasıdır” deyimi çok meşhurdur.
 Bu söz ile ilgili kulaktan duyma çok ilginç şeyler öğrenmiştim. Geçenlerde, bir hadise üzerine bu işin aslını öğrenmek istedim. Bunun üzerine kendim  için bir araştırma yaptım.
Sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum;
    
“İnsan, insanın aynasıdır” sözü, hayatımızdaki insanlar bizim için birer aynadır demektir. Onlar bizi yansıtır. Hepsi de,  bizim ya parlak ya da karanlık yanlarımızı gösteriyor.
    
Herhangi bir özelliği (olumlu veya olumsuz) tanımıyorsan yahut kendinde görmüyorsan, başkasında görebilmen zor olur. Başka bir ifadeyle; başkasında görebildiğin ve de tarif edebildiğin bir husus, sende var ki, tanıyorsun ve  görebiliyorsun.  
    
Mesela; birini sevmenin ne olduğunu bilmiyorsan, başkası seni sevgiye boğsa bile bunu anlayamazsın.
    
Güçlü bir bilgi alt yapın yoksa, bu özelliği başkasında takdir etmen mümkün değil.
    
Bir başkasının büyüklüğünü takdir edebilmen için, o büyüklüğü kendi içinde görebilmen gerekir.
    
Bu hususlar, başkasında gördüğün ve yanlış kabul ederek reddettiğin şeyler için de geçerlidir. Şöyle ki; bir başkasını eleştirdiğin husus sende var ki, o hususu tanıyor ve biliyorsun.
    
Mesela; başkasının öfkeli olduğunu görebilmek ve onu ayıplayabilmek için, öfke denilen şeyin neye benzediğini bilmen gerekir. O da, sen de varsa tanırsın.
    
Birini bencil veya çıkarcı buluyorsan, senin de içinde birazcık bencillik ve çıkarcılık var manasına gelir.
    
Şöyle bir misal iyi olabilir;
Biri, sana kaba davranıyor. Eğer, sen de aynı şekilde karşılık verirsen senin de içinde aynı kabalık varmış. Demek ki; birisi bir yerlerine dokunarak, içinde saklı olan öfkeyi ortaya çıkarmıştır.
   
“İnsanların hepsi helâktedir” diyenin, kendisi helâktedir anlayışı,  ancak bizim kültürümüzde vardır. Çünkü, insanların iyi ve samimi şeyler yapamayacağını, bunu yapan görünenlerin,  aslında çıkar için yaptığını iddia edenler; gerçekte kendileri, çıkar olmadan iyi şeyler yapamayanlardır. Yani, bu iddia ile gerçekte kendilerini tarif etmektedirler.
    
Eski bir sözdür; “her kab, kendi içindekini sızdırır”
    
Belki de bu yol, insanın kendi içindeki eksiklerini bilmeye faydalı olabilir.
    
Hayat yolculuğu zaten bu değil mi? Zayıf noktalarımızı bulup onları iyileştirmek.
Hayatın gerçek mücadelesi bu olmalıdır.
    
Bu yazılanlara karşı çıkacaklar olacağını iyi biliyorum. Ancak, üzerinde biraz düşünmeye sevk edebilirsem veya kendimize biraz da bu gözle yeniden bakabilirsek bu bana yeter.
    
Şimdi yeniden aynaya (karşıya)bakın.
Ne görüyorsunuz?
İşte o, SİZSİNİZ…


izzettinicin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.