İNGİLTERE… Aynı doğadayız ama doğayı savunmak bize düşüyor…

FARUK ESKİOĞLU – Bütün doğa, çevre ve hayvan katliamlarını kazıdığınızda altında vahşi kapitalizm çıkacaktır. Dikkat etmişseniz bu katliamların karşısına duranlar sosyalistlerin de ağırlıkla içinde bulunduğu yaşam savunucularıdır.

Sevgili dostlar kamu, özel sektörlerinin yanısıra gönüllülük bazında toplumsal faydayı gözeterek çalışan kuruluşlara üçüncü sektör deniliyor. Londra’da 17 Eylül’de yapılan Üçüncü Sektör Ödülleri, salgına karşı ön cephede mücadele eden üçüncü sektörlere verildi. Turkish Cypriot Community Association-TCCA (Kıbrıs Türk Toplum Merkezi) üçüncülük ödülünü aldı.

TCCA, pek çok dernek ve sponsorları harekete geçirerek evde kapalı kalan salgın mağdurları ile sokakta yaşayanlara yardım paketleri ve sıcak yemek servisi yapmıştı.

Bu gurur verici ödülü hakkıyla kazanan TCCA ekibini bir toplum avukatı olarak kutluyorum. Vahşi kapitalizmin yarattığı sorunları, “sorunları yaratan çözsün” diyerek görmemezlikten gelemeyiz. Dersek olan mağdurlara, doğaya ve hayvanlara olur. Biz elimizi yaşam hakkı için uzatmalıyız. TCCA, DAY MER, BAF, GİK DER ve Kırkısraklılar Derneği gibi oluşumlar da bu bilinçle salgında yardım elini uzatarak geleceğin toplumunu kuracak bir tohumun varlığını göstermiş oldular.

***

Bizim toplumun yoğunlaştığı Kuzey Londra’daki Enfield, Edmonton’da inşa edilerek 2025’te faaliyete geçmesi beklenen atık arıtma tesisine karşı kampanya giderek büyüyor. North London Waste Authority’nin (Kuzey Londra Atıklar Otoritesi) planladığı tesis, Enfield, Hackney, Islington, Haringey, Waltham Forest ve Barnet’deki atıkları arıtmayı planlıyor. Bölge sakinleri ve çevreciler ise tesisin özel koruma altına alınmış olan bir yeşil alan ile yerleşim yeri ve belediyenin yeni konut projesi bölgesine yakın olmasını eleştiriyor.

Yasemin Brett

Bu projeye ateşli karşı çıkanlar arasındaki Enfield, Belediye Meclisi’nin Türkiye kökenli üyesi Yasemin Brett “Edmonton’ın nüfusunu bizim toplum da dahil yüzde 65’i azınlıklardan. Bu semt İngiltere genelinde en yoksul belediye birimleri arasında sıra alıyor. Bölge halkı giderek endişeli. 600 milyon tutarı olan tesisin tutarı 1.2 milyon sterline yükseldi. Bunu halk konut vergisinin çoğalmasıyla kendi cebinden karşılayacak. Ayrıca buraya 7 belediyenin dışından da çöp getirilme endişesi var. Yıllar boyu inşaat trafiği olayın başka boyutu” diyor. Brett’e göre; tesisin bölgeye ucuz elektrik sağlayacağı istihdam yaratacağı ve yatırımları bölgeye çekeceği söylense de sağlık endişeleri ve hava kirliliğinin çoğalmasına ilişkin kaygıları giderici yanıtlar verilememekte. Ayrıca “Climate Emergency” ilan eden Enfield Belediyesi’nin karbon salınımını düşürmeye yönelik çabalarını da baltalayacaktır…

Extinction Rebellion, Stop The Burn, Black Lives Matter Enfield, Unite Community Enfield organizasyonunda 25 Eylül günü Edmonton Green’den proje karşıtı yürüyüşe DAY MER ve diğer toplum dernekleri de katıldılar. Kalabalık katılım Enfield’in çobansız bir köy olmadığını gösterdi.

***

Londra’da “Düşük Emisyon Bölge – Ultra LowEmissionZone (ULEZ)”lere araç giriş yasağı Merkez Londra’da 8 Nisan’dan itibaren başlamıştı. ULEZ bölgesi 25 Ekim 2021’de de Türkçe ve Kürtçe toplumun yoğun olarak yaşadığı Islington, Hackney ve Haringey’in tamamını kapsadığı büyük oranda metrodaki ikinci ve üçüncü bölgeleri kapsayacak. 26 Ekim 2025’te ise bütün Londra’yı büyük araç, kamyonet ve minibüsleri kapsayacak biçimde genişleyecek.

Bu doğa dostu ve çevreci girişime ayrıntılı bakıldığında otomobil üreticisi markalar ve kredi dağıtan banka ve finans kuruluşlarının da pek sevindiğini düşünüyorum. Pek çok araç sahibi yasağa giren araçlarını satıp yenilerini almak için borçlanacak. “Oysa” diyorum, “TrueCar’dan analist Eric Lyman’a göre; bir aracın ortalama ömrü 12 yıl. Öyleyse 10 yıl önce ULEZ planlanırken Hybrid ve elektrikli araçların dışında üretim durdurulsaydı, sorun sancısız çözülecekti.

Kapitalizmin derdi insan yaşamı, doğa, çevre ve hayvan değil. Bu konuda pes etmek zorunda kaldığında bile sineğin yağını çıkarmayı planlıyor. Tıpkı ULEZ’de olduğu gibi…

Önceki haberMahkeme: Çakıcı’nın “suçlu kişiliği” nedeniyle cezada indirim yapmadık
Sonraki haberSOAS’da Bağlama Sunumu ve Ozan Baysal’a Açık Mektup
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.