Bahçeli: Bizim mafyayla ortak olduğumuzu söylemek saptırmadır

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

Teşkilatlarımız dava mücadelesini yurdumuzun her köşesinde inanmışlıkla ifa etmektedir. Kalpleri mühürlü olanlar görmese de çalışıyoruz, çabalıyoruz. MHP olarak kendimize güveniyoruz. Milletimize inanıyoruz.

Bugünkü siyasi panoramadan bakınca zillet ittifakının çatısı altında buluşan partilerin içine düştükleri zaaf ve açmazların temelinde bu tespitimizin yattığı görülecektir. Siyasi mücadelenin bir ahlakı olmalıdır. Siyasi mücadele mertçe, dürüstçe, adam gibi yapılmalıdır.

Bu eyyamcı tipler gelene ağam, gidene paşam diyecek kadar çıkarlarına düşkündür. İkbal kaygıları her şeyin önündedir. Yeter ki ağızlarına bir parmak bal sürülsün. Siyasette erdem yoksa entrika hakimdir.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI
CHP yönetiminin içler acısı durumunu başkaca izah etmek nasıl mümkündür. İP yönetiminin teslimiyetçi ve süngü düşürmüş hali nasıl açıklanmalıdır. Çok değil 2020 yılının farklı tarihlerinde erken seçime karşı olduklarını, buna gerek duymadıklarını sürekli vurgulayan Kılıçdaroğlu’na ne olmuş, nereye kaybolmuştur? 1 yıl içinde değişen veya değiştiği söylenen nedir?

Kılıçdaroğlu’nun erken seçim zorlaması kimlerin talebi, hangi karanlık muhaliflerin siparişidir? FETÖ’cülerin 6 aylık süre içinde Kılıçdaroğlu’nun iktidarını dillendirmeleri, birdenbire hükümete yönelik iftiraları erken seçim dayatmasıyla bağlantılıdır.

Biden’ın dümen suyuna giren Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin erken seçim isteği sahibinin sesi, melanetin sözüdür. Türk milleti böylesi bir tuzağa kesinlikle düşmeyecektir. Türkiye’nin büyümesini çekemeyenlerin paslı değirmenine su taşıyanlar vebal altındadır. Oyun büyük, oyun sinsi, oyun karanlıktır.

CHP yönetiminin makam ve koltuk uğruna Türkiye’nin karşısına geçmesi, sorarım sizlere zillet değil de nedir? CHP genel başkanı bir an önce seçime gidilmesini istiyor, belli ki acelesi var. Daha da çirkinleşerek “milletten korkulur mu?” diye soruyor. Asıl demokrasi kaçakçısının bizatihi zihniyeti olduğunu unutmuşa benziyor. Desteksiz sallayan Kılıçdaroğlu, anayasa ile ilgili referandum yerine seçimlerin yapılıp yapılmamasıyla ilgili referandumdan bahsediyor.

Mafyayı Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı gören Kılıçdaroğlu, yine yalan makinesi olmakla kalmıyor. Organize suç şebekelerinin nefesi, terör örgütlerinin neşesi, Türkiye düşmanlarının da nesnesi olduğunu görmüyor, göremiyor. Şu anda CHP yönetimine siyasi propaganda üretimini kimin yaptığı, söylem ve eylem sınırını hangi suçluların belirlediği herkesçe bilinmektedir. Kılıçdaroğlu masal anlatmasın ruh ikizi haline dönen mafyaya baksın. Bizim mafyayla ortak olduğumuzu söylemek bariz bir saptırmadır.

Ülkemizin erken seçim diye bir gündemi yoktur. Demedi deme, adam sözü dinle. İP’in başkanıyla birlikte emperyalizmin reklam yüzü olmaya özenme. Türk milletine ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışma. Cumhurun ortak iradesi tektir. Seçime 754 gün kalmıştır.

Bugün mutfak yanıyorsa yarın söndürürüz. Daha çok iş, daha çok aş üretiriz. El birliği, güç birliği yaparız. Bir çalışıyorsak yüz çalışırız. Ekonomideki ağırlıkları birer birer söküp atarız. Ancak vatan yanarsa, ülke ateşe verilirse ne yanmış veya dolmuş bir mutfak ne de karnımızı doyuracak bir sofra bulabiliriz. Türkiye aç hürler, tok esirler ülkesi olmayacaktır.

Mesele domates, patlıcan, soğan yiyemiyoruz itirazını seslendirirken birdenbire hain kurşunları yersek, ülkemizi yemeye çalışanlara gözümüzü ve vicdanımızı kapatırsak tarihi varlığımızı nasıl koruyabiliriz. CHP yönetimi bağımsızlık ve bekamız risk ve tehdit altındayken hangi yangından, neyin yenilip yenilmediğinden söz açıyor.

CHP zihniyetinin yatıp kalkıp “mutfak” demesi, yaygınlaşan tehlikeleri hafife alması nasıl bir körlük, nasıl bir kütüklüktür.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × one =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.