Bahçeli: Kimse İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek

Sedat Peker’in iddialarına dair konuşan Devlet Bahçeli, Türkiye üzerinde oyunlar oynandığını öne sürüp Süleyman Soylu’ya destek verdi: “Hiç kimse İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek.”

Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli’nin ana gündemi Sedat Peker’in videolarında dile getirdiği iddialar oldu. Türkiye üzerinde oyunlar oynandığını öne süren Bahçeli, videoların da bunun parçası olduğunu iddia etti.

Hakkında çok ciddi iddialar öne sürülen Süleyman Soylu ile Binali Yıldırım ve oğlu Erkam Yıldırım’a destek veren Bahçeli, “Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna da hiçbir alçağın gücü ve nefesi yetmeyecektir. Sayın Binali Yıldırım’ı evladıyla birlikte töhmet altında bırakmak, uyuşturucu ticaretiyle ilişkilendirmek, tek kelimeyle müfteriliktir” dedi.

Öne sürdüğü komplo teorisinin aktörünün ABD Başkanı Joe Biden olduğunu iddia eden Bahçeli, “Seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek, Türkiye’yi deforme etmek için faal halde olanlara, bedeli ne kadar ağır olsa bile izin verilmeyecektir. Biden lobisinin zehir ve zillet saçan niyetleri, ne yapılırsa yapılsın Türkiye Cumhuriyeti’ni düşüremeyecektir” diye konuştu.

Bahçeli’nin hiçbir şekilde temellendirmediği ve delille desteklemediği inandırıcılıktan uzak iddialarını içeren konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“ONUN BUNUN DOLDURUŞUYLA SİYASET YAPMADIK”
“Bugüne kadar akıntıya kapılıp onun bunun dolduruşuna gelerek siyaset yapmadık. Bundan sonra da yapmamızı hiç kimse beklememelidir. Dibi görünmeyen kuyulardan su içmedik. Muhatabı kargalar olan korkulukları taşa tutmadık. Samanlıkta olmayan iğneği aramakla lafla peynir gemisi yürütme gayretkeşliği içinde olan şaşkınları ciddiye almadan, onları ipin üzerinde yürüyen cambazlarıyla şimdiye kadar baş başa bıraktık. Yine aynısını yapacağız. Daha soğukkanlı, daha sağduyulu davranak zorundayız.”

“YERLİ VE YABANCI MİHRAKLAR, ŞER KAMPANYALARINA HIZ VERMİŞLER…”
“Asıl mesele gündemi işgal eden iddia ve isnatların hem taraftarlarından hem de cesametinden çok daha ötesidir. Türk milletinden öç almak için kuyruğa giren yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, tahriklerine, tahrip gücü yüksek şer kampanyalarına şu günlerde hız vermişler, derinlik katmışlardır.

“HEDEF TÜRKİYE’MİZDİR, MİLLİ BİRLİK VE HUZUR ORTAMIDIR”
“Herkesi uyarıyorum, hedef Türkiye’mizdir. Hedef son yurdumuzdur. Hedef milli birlik ve huzur ortamıdır. Surda gedik açmak gayesiyle, hatta kale duvarlarımızı yıkmak maksadıyla, sinerjisini ve sistemsel enerjisini Türk ve Türkiye düşmanlığından alan bir tezgah kurulmuştur. Bu menfur tezgahın siyaset taşeronları, medya tefrişatçıları, sivil toplum tertipçileri, suç ve terör örgütü temincileri, özellikle de dış tedarikçileri vardır ve bellidir.

Türkiye’nin üzerine gölge düşmesi, siyasi ve hukuki çözülme yaşaması konusunda alçak bir rekabet maalesef devrededir. Amaç Türkiye’nin uluslararası camiada itibarını lekelemektir. Amaç Türkiye’nin mukavemetini kırarak her türlü müdahaleye açık hale getirmektir. Daha vahimi ise devlet ile millet arasındaki güven bağlarının kopuşuna hizmetle birlikte nihai aşamada doğan veya doğacak şikayetlerin birbirlerine eklemlenmesini kışkırtıp, devlete ve hükümete karşı toplumsal bir direnişin gerekçesini teşkil etmektir.”

CHP VE HDP’YE SUÇLAMALAR
“CHP bu pis senaryonun alt yüklenicisi, üst figüranıdır. 6 ay içinde başka bir Türkiye’nin görüneceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kaosun bekçisi, krizin çeşnicisi konumundadır. HDP derseniz Türkiye’nin kalbine hançer sokmak için tetikte bekleyen fitnedir.”

İYİ PARTİYE PROVOKASYON SUÇLAMASI
“Asıl bizi düşündüren İP’in (İYİ Parti) rolüdür. Geçen haftaki grup konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı’nı katil Netanyahu’ya benzeten ve siyonizme gülücükler saçan bu şahsın birkaç gün sonra Rize’nin İkizdere ve Çayeli ilçelerini ziyaret ederek müessif olaylara sebebiyet vermesi çok yönlü incelenmeli ve mercek altına yatırılmalıdır. Söz konusu ilçe belediyelerinin MHP yönetiminde bulunduğu göz önüne alındığında nasıl bir oyunun sahnelenmeye çalışıldığı da bariz olarak fark edilecektir. Gerek ilçe gerekse de belediye başkanlarımız gerginlikleri yatıştırmak için yöre halkını sabır ve sağduyuya davet ederek teenniyle hareket etmişler ve asla tuzağa düşmemişlerdir. İP Başkanı’nın bile bile, inadına yapar gibi, sanki toplumsal huzursuzluğun fitilini tutuşturmak için Rize’ye gitmesi yalnızca düşüncesizlikle, sorumsuzlukla, öngörüsüzlükle izah edilemez. Siyasi hayatı kumpaslarla, yalanlarla çıkar hesaplarıyla heba olmuş bu şahsın Rize’yi ziyareti anlaşılıyor ki baştan ayağa olay çıkarmak üzere planlanmıştır. Haklı tepkilere küstahça tepki göstermesi, etrafındaki çapulcuların vatandaşlarımıza, esnaflarımıza vandalca saldırması ağır bir provakasyon halidir. Esnaf geziyoruz diyenler esnafa tekme tokat musallat olmuşlardır. İP’in Başkanı Rizeli vatandaşlarımızın hassasiyetlerini kaşımanın yanı sıra ateşle oynamış, siyasi öfkeyi körükleyerek şiddet zincirinin tıpkı 1959 Uşak olaylarında olduğu gibi ilk halkası olmak için podyuma çıkmış, daha doğrusu çıkarılmıştır.”

AA MUHABİRİNE “KUŞKULU” NİTELEMESİ
“Müteakiben Anadolu Ajansının kuşkulu bir muhabiri tarafından İçişleri Bakanı ile ilgili hükümetin iki üyesine yöneltilen ısmarlama soru birdenbire gündeme oturmuştur. Viranşehir savcısının durumu da bir başka üzerinde durulması gereken muammalı konular içerisindedir. Adalete düğmeye basılmışçasına şaibeli, şüphe uyandıran olaylar üst üste çakışmış, biri biterken diğeri tedavüle sokulmuştur.”

“OYUN BÜYÜK”
“Kimse aklımızla alay etmesin, biz her şeyin farkındayız. Devletin hükmü şahsiyetini, milletin kutlu varlığını uçuruma çekmek üzere ifa edilen şirret kampanyayı görüyor ve takip ediyoruz. Tekraren uyarıyorum. Oyun büyüktür, oyun kirlidir, oyun karanlıktır, çok boyutlu ve çok aktörlüdür. Siyasi taşeronlarına ‘128 milyar nerede sorusunu sorun’ dediler tutmadı. 104 emekli amirale bildiri yayınlattılar, hiç kimse yemedi. Kovid-19 salgınıyla mücadeleyi sekteye uğratmak için her yolu deneyin talimatı verdiler, olmadı. Cumhur İttifakı’nı karalayın, Türkiye’yi kötüleyin, ekonomiyi kötümserliğin tüneline sokun diye işbirlikçilerine tembihte bulundular, küçük bir azınlık haricinde inanan çıkmadı.”

“TÜRKİYE SUÇ VE CİNAYET ÖRGÜTLERİNİN TASALLUTU ALTINDAKİ BİR ÜLKE DEĞİLDİR”
“Çabalar boşuna, hevesler beyhudedir. Çünkü Türk milleti, Cumhurbaşkanı’nın, devletinin, hükümetinin, egemenlik haklarının sonuna kadar destekçisidir. Türkiye sömürge devleti, karpuz cumhuriyeti, aşiretler koalisyonu, kabileler toplamı, suç ve cinayet örgütlerinin tasallutu altındaki bir ülke değildir. Hiçbir zaman da olmamış ve olamayacaktır. Hakikaten bir suç varsa, suçluların objektif delil ve belgelerle tespiti yapılmışsa adres bağımsız Türk mahkemeleridir. Adalet ne diyorsa o olacak bellidir. Bundan çekimeye gerek de yoktur ancak karambolde siyasi fırsatçılığa kalkışanlar, zalimlerin dolduruşuna gelip ülkemizin haysiyetini iki paralığa çevirmek için konuşan ve konuşturulanlar, iki dünyada bunun hesabını muhakkak vereceklerdir. Bundan kaçış ve kurtuluş imkansızdır.”

“HİÇ KİMSE İÇİŞLERİ BAKANI’NIN BOYNUNA TASMA GEÇİREMEYECEK”
“İkazen diyorum ki hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna da hiçbir alçağın gücü ve nefesi yetmeyecektir. Yine hiç kimse TSK’nın onurlu komuta heyetine çamur atamayacaktır. TSK’nın ve İçişleri Bakanı’nın yalnız olmadığını özellikle ve önemle ifade ediyorum. Konu devleti ebed müddet irademizin korunmasıdır. Konu devletimizin saygınlığı ve üzerinde titrediğimiz bekasıdır. Herkes yerini yurdunu bilmek zorundadır. Herkes ağzından çıkanlara dikkat etmekle mükelleftir. Türkiye’nin gündemi video kayıtlarıyla rehin alınamaz, sosyal medya iftiralarıyla ele geçirilemez.”

“BİNALİ YILDIRIM’I EVLADIYLA BİRLİKYE UYUŞTURUCU TİCARETİYLE İLİŞKİLENDİRMEK MÜFTERİLİKTİR”
“Sayın Binali Yıldırım’ı evladıyla birlikte töhmet altında bırakmak, uyuşturucu ticaretiyle ilişkilendirmek, tek kelimeyle müfteriliktir. Bu meselede tarafsız kalmak, üç maymunu oynamak Türkiye’ye kast etmek için kullanılan ve kiralanan çevrelere destek vermektir. Buna da vatan ve millet sevgisiyle bezenmiş hiç kimsenin hakkı yoktur.”

“ERDOĞAN’I DEVİRMEK İÇİN FAAL HALDE OLANLARA İZİN VERİLMEYECEKTİR”
“Seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek, Türkiye’yi deforme etmek için faal halde olanlara, bedeli ne kadar ağır olsa bile izin verilmeyecektir. Biden lobisinin zehir ve zillet saçan niyetleri, ne yapılırsa yapılsın Türkiye Cumhuriyeti’ni düşüremeyecektir. Biden’ın muhalefeti pışpışlayıp Cumhuriyeti ve Cumhur İttifakı’nı hedef alması sonu hüsran olacak bir maceraya atılmaktır. İktidar ruhsatını ABD değil, kovboylar değil, güç odakları değil büyük Türk milleti vermektedir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.