Bakanlıktan kum hırsızlığı açıklaması

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın Kaş ilçesinde, Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde binlerce kamyon kumun satılmasıyla ilgili aralarında AKP’li meclis üyelerinin de bulunduğu şüpheliler gözaltına alınmıştı. Ova Mahallesinde ormana ait araziden alınan kumların para karşılığı isteyene satılmasıyla ilgili skandalı gündeme getiren haberimizin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nce yapılan açıklamada devlet ormanı ve mera vasfındaki parsellerden alınan kumların bir başka parselde depolandığının tespit edildiğini belirterek, Patara kumsalından kum alımının söz konusu olmadığı kaydedilerek “Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ve Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Kamu kurum ve kuruluşlarından hırsızlık’ olarak adli soruşturmanın başlatıldığı bilgisine ulaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.

‘ÇEVRE TEMİZLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ YAPILDI’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kaş Orman İşletme Müdürlüğü ile Kaş Kültür Sanat ve Eğitim Derneği arasında Ova B Tipi Mesire Yolu etrafındaki çöplerin ve seralardan çıkan tarım artığı malzemelerinin alanda oluşabileceği olumsuzlukların ve yangın çıkmasının önlemesi ve çevre temizliğinin sağlanması kapsamında işbirliği protokolü yapılmıştır.

‘HIRSIZLIK SORUŞTURMASI BAŞLATILDI’

Haber konusuna yönelik yapılan araştırmada Antalya ili, Kaş İlçesi, Gelemiş Mahallesine kayıtlı 176 ada 1 parsel ‘okaliptüs devlet ormanı’, 177 ada 1 parsel ‘mera alanı’ ve 157 ada 7 parsel ‘Tarım alanı’ olarak tanımlı üç alanın sera amacıyla kiralandığı, 176 ada 1 parsel ve 177 ada 1 parselden kum alımı yapılarak, 157 ada 7 parselde kumun depolandığının tespit edildiği ve Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ve Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Kamu kurum ve kuruluşlarından hırsızlık” olarak adli soruşturmanın başlatıldığı bilgisine ulaşılmıştır.”

‘PATARA KUMSALI ARAÇ GİRİŞİNE KAPATILDI’

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin 1990 yılında ÖÇK ilan edildiği kaydedilen açıklamada, 197,1 kilometrekare genişliğe sahip olan alanın Muğla (Seydikemer) ve Antalya (Kaş) illeri sınırları içerisinde olduğu belirtilerek şöyle denildi:  “Ülkemizin el değmemiş en bakir kumul ekosistemine sahip Patara kumsalı her yıl yüzlerce deniz kaplumbağasına yuva olmakta ve koruma altındaki bu kumsalda yaklaşık 30 yıldır yürütülmekte olan koruma ve izleme çalışması neticesinde yumurtalardan çıkan binlerce yavru denizle buluşmaktadır. Patara kumsalına ve deniz kaplumbağaları yuvalama alanına araç girişlerini önlemek için alan ahşap bariyerle araç girişine kapatılmıştır. Bakanlığımızca Pamukkale Üniversitesiyle işbirliği halinde deniz kaplumbağaları koruma ve izleme çalışmaları bölgede yürütülmektedir. Patara kumsalından kum alımı söz konusu değildir.”

ÖZEL FİRMANIN İLGİSİ YOK

Bölgeden kum alınmasıyla ilgili Konya merkezli endüstriyel parke taşı üreten özel firmanın bir ilgisinin bulunmadığını belirten Bakanlık kaynakları, ürünlerde Patara adının kullanılmasının, taş desenlerinde antik yerleşimlerin isimlerinin kullanılmasından kaynaklandığını belirtiyor.

PATARA ÖÇK BÖLGESİNDE NE OLMUŞTU

Aralarında AKP’li belediye meclis üyeleri ile parti üyelerinin de bulunduğu şüphelilerin Patara ÖÇK Bölgesi sınırları içerisinde yer alan orman arazisinden kamyonlarla kum alarak ihtiyaç sahiplerine sattıkları ortaya çıkmıştı. Şikâyet ve ihbarların ardından yürütülen operasyon ve soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişiler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

KUM TEPELERİNİ DÜZELTİP ÇUKUR DOLDURMAK İÇİN PROTOKOL

Kaş’ta tartışma konusu olan kum hırsızlığının kökeni, orman arazisinde yapılmak istenen ‘çevreci’ bir projeye dayanıyor. Kaş Orman İşletme Müdürlüğü ile Başkanlığını Kaş Kaymakamlığı’nda görevli bir memurun yürüttüğü Kaş ile Kaş Kültür Sanat ve Eğitim Derneği arasında 1 Temmuz 2020 tarihinde bir protokol imzalandı. Ova Mesire Yeri yolu üzerindeki sera atıklarının ve çöplerin temizlenmesi ve ‘yeşil gübre’ olarak değerlendirilmesini öngören proje için Kaş Orman İşletme Müdürlüğü ile söz konusu derneğin başkanı arasında imzalanan protokolün amaçlarından biri adeta bugün ortaya çıkan skandala davetiye çıkaracak ifadeler içeriyordu: “Alandaki kumul alanların düzeltilerek tepe şeklinde olan kumların alınması suretiyle, çukur olan yerlerin doldurulmasını sağlamak.”

BİNLERCE KAMYON KUM SATILDI

Protokolün yapıldığı 2020 yazında Kaş Kaymakamlığına mevsimlik işçi olarak alınan H.K., Kaymakamlıkta görevli olan dernek başkanı amiri A.Y. tarafından projenin uygulanacağı alanda bekçi olarak görevlendirildi. İddialara göre proje kapsamında uygulanacak hafriyat işlerinin yapılması için ihaleyi alan M.B. adlı girişimciye ait firmanın iş makinesi ve kamyonları alandan kum çıkarılmasını sağladı. Arazide açılan çukurlar ve kimi çukurlara doldurulan atıklar nedeniyle çevreye kötü kokular yayılınca çevre sakinleri şikâyetçi olmaya başladı. Yüklenici firmaya ait kamyonların dışında başka araçlarla da alandan kum taşındığını öne süre çevre sakinleri verdikleri ifadelerinde 3 ila 5 bin kamyon arasında kumun satıldığını öne sürdü. Kamyonu 250 ila 750 TL arasında değişen fiyatlarla kum satışı yapıldığı öne sürülürken soruşturmada adı geçen bazı şüphelilerin de tonlarca kumu Ova ve Kınık mahallelerindeki özel arazilerinde depoladığı kaydediliyor.

 

Önceki haberAvrupa Konseyine Türkiye’ye karşı yaptırım çağrısı
Sonraki haberSınıf Tavrı ilk seminer notları
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − 8 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.