Balığın da suyunu çıkardık!

Doğa Derneği, Türkiye’nin korunması gereken doğal alanlarını belirlemek için yürüttüğü çalışma kapsamında ülkemizde en fazla tehlike altında olan canlı grubunun göl ve akarsu balıkları olduğunu ortaya koydu. Yapılan araştırmaya göre yeryüzünde sadece Türkiye’de yaşayan (Türkiye’ye endemik) 62 balık türünün 41’i (yüzde 67) yok olmak üzere. Bu türlerin 18’inin (yüzde 29,5) yalnızca tek bir noktada kaldığı biliniyor. En az 11 türün ise önlem alınmadığı takdirde birkaç yıl içinde tümüyle yok olmasından endişe ediliyor. Doğa Derneği’nin bu çalışması, son zamanlarda sıkça gündeme gelen sulak alan kaybının balık türleri üzerindeki etkisini ortaya koyan ilk araştırma. Bilimsel araştırma, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Füsun Erk’akan ve Niğde Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Karataş’tan alınan destekle yürütüldü.


NEDEN YOK OLUYORLAR?


Balık türlerinin büyük kısmı son zamanlarda yoğun olarak gündeme gelen sulak alan kayıpları nedeniyle yok oluyor. Nadir balık türleri açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biri olan Anadolu’da göller birer ikişer kurdukça yeryüzünde yalnızca bu göllerde yaşayan balık türleri de tarihe karışıyor. Balık türlerinin kaybına neden olan diğer bir sorun ise baraj inşaatları. Akarsu rejimine uyum göstermiş pek çok balık türü suyun akışının durdurulmasıyla oluşan baraj göllerinde yaşayamıyor. Diğer önemli bir sorun ise yabancı balık türlerinin göl, akarsu ve barajlarla gelişigüzel atılması. Çoğu zaman iyi niyetle yapılan bu aşılama çalışmaları yabancı balık türlerinin oranın yerlisi balıklarla rekabete girmesine ve zamanla doğal türlerin kaybına neden oluyor. Örneğin, bir zamanlar sadece Türkiye’de Beyşehir Gölü’nde yaşayan ve bugün nesli tümüyle tükendiği kabul edilen gökçe balığı (Alburnus akili) yaşadığı göle sudak adlı etobur balığın atılmasıyla yok oldu. Balık neslinin tükenmesine neden olan dördüncü sorun ise akarsu ve göllerdeki aşırı kirlenme.


BÜYÜK KAYIP


Sulakalanların ve endemik balık türleri gibi ülkemize özgü su gen kaynaklarının korunması ekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Orta Anadolu’daki göllerin kaybıyla balıkçılık ve saz kesimi pek çok geçim kaynağının ortadan kalktığı biliniyor.


SU İŞLERİNE GÖREV
                                              
Devlet Su İşleri’nin 1950’lerden bu yana yürüttüğü projeler sulak alanların ve balık türlerinin yok olmasındaki nedenlerin başında geliyor. Doğa Derneği Önemli Doğa Alanları Sorumlusu Murat Bozdoğan konu hakkında yaptığı açıklamada “Türkiye’nin su kaynaklarının yönetilmesinden sorumlu kurum olan Devlet Su İşleri’nin göl ve akarsularımızı sadece su kütlesi olarak değil, içindeki paha biçilmez gen kaynaklarıyla birlikte koruması ve kullandırması gerekiyor. Aksi takdirde su kaynaklarımızı değerlendirmek yolunda balık türleri gibi ülkemize özgü ve paha biçilmez zenginliklerimizi yok ediyoruz. Doğa Derneği, nadir balık türlerimizin daha da geç olmadan yaşatılabilmesi için Devlet Su İşleri ve diğer ilgili kurumlarla yakın işbirliği içinde çalışmaya hazır” dedi.


FOTOĞRAF (Ahmet Karataş): Yok olma tehlikesindeki göl ve akarsu balıkları

1035530cookie-checkBalığın da suyunu çıkardık!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 8 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.