“Barışa bir şans ver”

SEDAT YILDIRIM SARICI – Bile bile yazarız bazen. Hiçbir işe yaramayacağını bile bile. “Muhterem” biri okur da barıştan yana el kaldırır ümidiyle içimizi döker, milyonda bir ihtimale ümid bağlarız.

Bu yazıyı da hiçbir işe yaramayacağını bile bile yazıyorum. Barış için güle güle ölümü karşılayan beş yıldızdan bahsedeceğim.

Mahadma Gandi, Dr. Martin Luther King, John Lennon, Tahir Elçi ve Gaffar Okkan suikast sonucu kurşunlanarak öldürüldüler. Kimisinin tetikçileri bulunduysa da planlayanlar açıklanmadı. Adı anılan beş isim de barıştan yana, şiddete karşı duruşlarıyla yaşamdan koparıldılar.

MAHADMA GANDİ (1869 –1948)

Mahadma GandiHindistan Bağımsızlık Hareketi‘nin felsefi ve siyasi lideri olduğu gibi “Gandizm” olarak anılacak görüşleriyle bütün dünyada barışın yaygınlaşmasına ilham kaynağı olmuştu.

“Savaş diktatörlüğe yöneltir. Şiddet karşıtlığı ise demokrasiye ulaştırır” gibi fikirleriyle Albert Einstein, Charlie Chaplin, Dr. Martin Luther King, Nelson Mandela ve John Lennon gibi birçok lider ya da dehayı da etkileyen Gandi, barışçıl başkaldırıyla Hindistan’ı bağımsızlığına kavuşturan “kötülüğe karşı aktif ama şiddetsiz direnişi” savunurdu.

Birleşmiş Milletler Gandi’nin doğum günü olan 2 Ekim’i “Dünya Şiddetsizlik Günü” ilan etmiştir. Hakkında en fazla eser yazılanlar listesinde 8. sırada yer alan Gandi yoksulluğun azaltılması, kadın hakları, farklı din ve etnik gruplar arasında kardeşliğin yapılandırılması, sınıfsal imtiyazların kaldırılması için uğraş verdi.

Mahatma Gandi

Basit bir örtüyle örtümesi, et yemeyip sade beslenmesi, kişisel arınma ve protesto amaçlı uzun süreli oruçları kayıtlarda geçer.

“Uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yoktur.” diyen Gandi, 30 Ocak 1948’de gece yürüyüşü yaparken vurularak öldürüldü. Hindistan’ın ilk başbakanı Cevahirlal Nehru ölümü şöyle duyurur: “Dostlar, yoldaşlar, ışık bizi terk etti. Artık her yerde yalnızca karanlık var… Sevgili liderimiz, Ulusun Babası artık yok…”

DR. MARTIN LUTHER KING (1929-1968)

Dr. Martin Luther King “Aradığım toplumsal reform yöntemini Gandi’de buldum” diyordu. Gandhi’nin sevgi ve şiddetsizlik üzerindeki vurgularından etkilenmiş, “şeytani bir sistemle işbirliği yapmayı reddetme” fikrinden de büyülenmişti.

Ayrımcılığa ve ırkçılığa bol tanıklık edeceği Amerika’nın Atlanta bölgesinde büyüyen King, akademik başarısını haksızlığa uğrayan siyahların mücadelesine önderlikle birleştirerek çok önemli kanunların çıkmasında rol aldı. Siyahların oy hakkı, ayrımcılığın sona ermesi, emekçilerin hakları için gösteriler düzenledi. Bütün bu haklar 1964 yılında çıkan Yurttaş Hakları Kanunu (Civil Rights Act of 1964) ve Oy Hakkı Kanunu (Voting Rights Act of 1965) ile Amerikan hukukunun birer parçası oldular.

“KARANLIK KARANLIĞI KOVAMAZ: bunu sadece ışık yapabilir. NEFRET NEFRETİ DİNDİREMEZ: bunu sadece sevgi yapabilir” gibi yalın ve çarpıcı sözleriyle milyonlara liderlik yapan Dr. King, hayatına yönelik tehdit ve teşebbüslere rağmen silahlı koruma istememiş ve evinin bombalanması gibi ölümcül girişimleri bile metanetle karşılamıştı.

Dr. King’e göre “Kötülük yapan insanlara değil, kötülüğün kendisine karşı çıkılmalıdır. Şiddete başvurmadan da kötülüğe direnilebilir. Şiddetsizlik, rakibi küçük düşürmeyi değil,  ‘dostluğunu ve anlayışını’ kazanmaya çalışmaktır.” 

Dr. Martin Luther King

Dr. Martin Luther King, 4 Nisan 1968’de uğradığı silahlı saldırıda boğazına sıkılan kurşunla öldürüldü. Suikast sonrası 60’tan fazla şehirde isyan çıktı. Cenazesine 300,000 kişi katıldı.

Öldüğünde 39 yaşındaydı ama Dr. King’in otopsisinden çıkan sonuca göre, 60 yaşında bir insanın kalbine sahipti. 13 yıllık yurttaş hakları eylemciliği sırasında yaşadığı gerilim dolu yaşam birden bire yaşlanmasına neden olmuştu.

JOHN LENNON (1940-1980)

Dr. King’i 39 yaşında, John Lennon’u 40 yaşında vurdular. Her iki kurban da Gandi hayranıydı. İngiliz aktivist besteci/müzisyen Lennon müzik tarihinin en üretken, en akılda kalıcı şarkılarını armağan eden topluluğu Beatles’ın iki lokomotifinden biriydi. Birçok eleştirmene göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi grubu Beatles’dır.

Peki gerçekten de öyle midir? Evet, öyledir. Hiçbir topluluk Beatles kadar çok sayıda vurucu şarkı besteleyememiştir. Söylemesi ayıptır, yarısını bile yakalayan olamadı. Pink Floyd, Deep Purple, Led Zeppelin, Metallica, Bee Gees, ABBA, Fleetwood Mac. Allah için yekününü etüd eden varsa, bir tekinin bile inkarı cehennemde ikamete hevestir. Hepsi de müthiş yaratıcıydılar. Ama bugün telif haklarından da anlaşılacağı üzere en çok yeniden yorum rekortmeni açık ara Beatles’dır.

Lennon, liman işçilerinin grevleriyle tanınan Liverpool’da dünyaya gelmiş, işçi anne babasının iki yaşındayken boşanmaları üzerine teyzesinin yanında yetişmişti. Bütün dünyayı uyandıran şarkılarında yazdığı “sevgi” ve “savaş karşıtı” sözlerle Beatles’tan daha tanınır hale geldi.

John Lennon

Nixon döneminde Amerika’ya girişi yasaklanan Lennon, 1980’de öldürüldüğü gün New York radyosuna verdiği röportajda “Liverpool’da işçi mahallelerinde büyümenin kendisini doğal bir seziyle toplumcu yaptığını, bu sezinin özgün bir mizah anlayışıyla birlikte Britanya’daki egemen sınıfa ve savaşlara karşı bir duruşa sebep olduğunu” söylemişti.

Vietnam Savaşı’na karşı 1969’da, Barışa Bir Şans Ver” – “Give Peace a Chance”  adlı şarkısını yazmış, savaşı protesto etmek için toplanan milyonlar hep bu şarkıyı söylemişti.

https://www.youtube.com/watch?v=C3_0GqPvr4U

Bu günlerde de futbol taraftarları stadyumları aynı şarkıyla inletiyorlar. Kore’den Vietnam’a,  Irak’tan Suriye’ye 24 ülkedeki NATO’nun son 70 yıldaki saldırgan bilançosunu pankartlarına işleyerek haykırıyorlar: “BARIŞA BİR ŞANS VER”.

ALİ GAFFAR OKKAN (1952- Diyarbakır)

Kürt Sorunu’nun iç savaşa dönüştüğü yıllarda Diyarbakır Emniyet Müdürü olan Ali Gaffar Okkan geceleri sık sık esnafı ziyaret eder, sokakta karşılaştığı vatandaşlara cep telefon numarasını verir, makam aracıyla yolda gördüğü yaşlıları da evlerine bırakırmış.

Kadın polisler, Diyarbakır’da ilk kez onun emriyle trafiği yönetip, kayıp çocukları ailelerine teslim eder, yürümekte zorlanan yaşlıları gidecekleri yerlere ulaştırırlarmış.

Sokakta çalıştırılan çocukların ailelerine destek vererek eğitimlerini sürdürmesini sağlamış. Gençleri şiddetten ve uyuşturucu şebekelerinden uzak tutmak için spora yönlendirip amatör spor kulüplerine de malzeme yardımı yaparmış.

Ali Gaffar Okkan

Diyarbakırspor’un 1. Lig’e yükselmesi için çok uğraşmış ama görememiş. 2001’de, en az 16 kişilik cinayet timinin 12 ayrı silahtan çıkan mermileriyle suikasti sonucu hayatını kaybedince 1. Lig’e yükselme kupasını mezarının başına götürmüşler. Cenazesine yüzbinlerce insan koşmuş. Dönemin Diyarbakırspor Başkanı şöyle der: “Diyarbakır gibi bir yerde yüz binleri bir araya getirebilmek bir emniyet müdürü için kolay bir iş değil. Onu unutturmayacağız.” 

Dönemin ve yörenin gazeteci tanığı Saffet Azbay, şöyle tanımlıyor: “Şehit Okkan KARANLIKTA YAKILAN BİR UMUT IŞIĞI GİBİ… Halk adamıydı. Halkın devlete olan güvenini arttırdı. Bizim için rahmetli Gaffar Okkan ölümsüz bir kahramandır.”

TAHİR ELÇİ (1966-2015)

Hukukçu ve aktivist Elçi, Diyarbakır’da henüz 49 yaşındayken vurularak hayatını kaybettiğinde Diyarbakır Baro Başkanlığı görevini sürdürmekteydi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı kurucu üyeliği, Türkiye Barolar Birliği – İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu üyeliği gibi görevlerle ömrünü adalet ve barışa adamış nadir aydınlarımızdandı.

Başta Avrupa Barolar Konseyi’nin (CCBE) “İnsan Hakları Ödülü” olmak üzere, Sosyal Demokrasi Vakfı’nın  “İnsan Hakları Demokrasi Barış ve Dayanışma Ödülü”, Hrant Dink Vakfı’nın “Uluslararası Hrant Dink Ödülü”, Diyarbakır Tabip Odası’nın “Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü” (2016) gibi ödüllerle gönüllü barış elçisiydi.

Tahir Elçi
Nazenin Elçi

Yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler, köy yakma ve hak ihlali davalarında mağdurların avukatlığını yapıyor, çatışmalı dönemlerde hukukun üstünlüğü için mücadele ediyordu.

Vurulmadan önce çatışmasızlık çağrısı yapan Elçi’nin son sözleri şöyle olmuştu:

“Birçok medeniyete beşiklik etmiş bu kadim bölgede silah, çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz.”

Tahir Elçi’nin kızı Nazenin Elçi: “babam her zaman ‘barış istiyorum’ diyordu…  barışı istemeyen, söyledikleri işlerine gelmeyen, sözlerinden rahatsız olanlar tarafından öldürüldü”. 

SONUÇ BİLDİRGESİ

Toparlayalım. Gandi hiçbir canlıya zarar vermemeyi, barış içinde yaşamayı, farklı inançlara saygıyı, ayrımcılık yapmamayı dindar annesinden öğrenmiş. Annesi Hindu idi. Hinduizm 5000 yıl öncesine dayanıyor. Yani bütün semavi dinlerden 3000 yıl daha kıdemli. Çok yazık ki semavi dinlerin çıktığı günden bu güne beşerin dünyayı cehenneme döndürme ihaneti daha da alevlendi.

İncil’de geçen “bir yanağına tokat atana diğer yanağını çevir” (Luka İncili /29:) veya “Eğer biri senin gömleğini almak isterse, ona abanı da bırak.” (Matta İncili, 5.Bap, 39 – 5/40) gibi Hz. İsa’nın sözleriyle şiddetsizliğe ve bağışlamaya kapılar aralanmıştır. Ancak kilise bütün savaşların bazen tetikleyicisi, bazen de destekleyicisi veya onaylayıcısı konumunu günümüzde dahi koruyor.

Recep Tayyip Erdoğan başbakanken şunları söyleyebiliyor:  Bir yanağına vur, öbür yanağını çevirirsin, anlayışına sahip değiliz. Kusura bakmasınlar, öyle yanak bizde yok”. Adem’le Havva’nın kutsalları arasında yer aldığını söyleyip kıyameti koparan Erdoğan’ın, Hz İsa ile çelişmesi tutarsızlıktır ve şiddeti beslemeye yarar. Komşularımızda da, yurtiçinde de durum vahim.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Tefsiri: “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas size gerekli kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın.” (Bakara Suresi – 178. Ayet) ya da “ Tevrat’ta onlara, cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas yapılacaktır diye yazdık” (Mâide 5/45- Diyanet İşleri Başkanlığı – Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 265-270) örneğinde olduğu gibi semavi dinlerde “kısasa kısas” ilkesine yaslanarak birçok savaşın, çatışmanın zemini, sebebi oluşturulabiliyor.

“Başka bir varlığa zarar vermek kendine zarar vermektir” ilkesini Hinduizm’den alan

Gandi “Göze göz ilkesi tüm dünyayı kör eder” diyordu. Dr Martin Luther King ise “Kötülük yapan insanlara değil, kötülüğün kendisine karşı çıkılmalıdır” demişti.

Zaten Kur’an, Maide Suresi 32. Ayet’te de barışa gidecek yol işaret edilmiş: “Kim, bir insanı… öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim, bir kişinin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.” 

Yalnız bu bana birden İsrail’in insanlık ve yasa dışı ırkçı politikalarına şiddet içermeyen protestolarla karşı çıkan Pink Floyd’un basçısı Roger Waters’ın ’What God Want God Gets” adlı parçasını hatırlattı. “Allah’ın dediği olur / Cümlemizin yardımcısı olsun / Allah BARIŞ ister / Allah SAVAŞ ister / Haçlı seferi ister / Cihad ister /  Hayır da ister şer de / Kıtlık da ister alışveriş merkezi de”. Kur’anda ise şöyle geçiyor. “Aldatan sizi Allah ile aldatmasın.’’ (Fâtır 5, Lukman 33 ve Hadid 14-15.)

https://www.youtube.com/watch?v=OMRrS_zYKDg

“Yurtta barış, cihanda barış” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşa dair sözleri çok değerlidir: “Ulusun  hayatı tehlikeye girmedikçe, SAVAŞ BİR CİNAYETTİR.

En yumuşak, en narin organlarımızdan biri dilimizdir. “Dil” aynı zamanda toplumsal, kültürel, tarihsel, bilimsel paylaşımlarda da en önemli “organdır”. Doğru kullanamamak toplumun geleceğini karartır. Atalarımız öngörmüş ve demiş ki “Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim”.

Hacı Bektaş Veli

Bu yazımızda andığımız kurşunlanarak can veren 5 yıldızımız Mahadma Gandi, Dr. Martin Luther King, John Lennon, Tahir Elçi ve Gaffar Okkan’ın “insan sevgisi” aslında Türkistan’dan Balkanlara Hoca Ahmet Yesevi öğretisiyle topraklarımızda 1000 yıllık kökleriyle varlığını koruyor.

Hoca Ahmet Yesevi’nin halifesi kabul edilen, “hoşgörü” ve “toplumsal eşitlikçi” görüşleriyle Anadolu aydınlanmasının öncülerinden büyük düşünür Hacı Bektaş Veli, kütüphanelere sığmaz tasamızı 800 yıl önce kısacık bir cümleyle anlatmış.

“İNCİNSEN DE İNCİTME”.

_____________________

Müzisyen de olan yazarımızın diğer çalışmalarına https://sedatsarici.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

2595370cookie-check“Barışa bir şans ver”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − nineteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.