Başbakan Johnson’dan seçimlere hazırlık için kabinede değişiklik

İngiltere’de Başbakan Boris Johnson, kabinesinde kapsamlı değişiklik yaptı. Başbakan Johnson, Adalet Bakanı Robert Buckland’ı, Eğitim Bakanı Gavin Williamson’ı ve İskân ve Yerel yönetimlerden sorumlu Robert Jenrick’i görevden aldı.

RABB’IN “BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI” İÇİN PAZARLIĞI
Afganistan’dan çekilme sürecinde tatilini yarıda kesmeyen ve gelen acil tahliye telefonlarına cevap vermemesi nedeniyle istifa çağrıları yapılan Dışişleri Bakanı Dominic Raab ise, yeni kabinede Adalet Bakanı ve başbakan yardımcısı olarak yer alacak. Rabb’ın bu görev değişikliği için “tenzili rütbe” değerlendirilmesi yapılıyor.

Rabb’ın Başbakan ile yaptığı görüşmede Adalet Bakanlığı görevinin yanı sıra başbakan yardımcısı unvanını da alabilmek için uzun bir uğraş verdiği -hükümete yakın kaynakların aktardığı kulis bilgisi olarak- basında yer buldu. Söz konusu başbakan yardımcılığı kadrosuna en son David Cameron’ın koalisyon hükümeti döneminde Liberal Parti Başkanı Nick Clegg atanmış ve Clegg’in 2015’te istifasından bu yana başka bir atama yapılmamıştı.

MUHAFAZAKAR PARTİ’NİN İLK KADIN DIŞİŞLERİ BAKANI TRUSS
Yapılan değişikliklerde hakkında en çok yorum yapılan isim Rabb’ın yerine Dışişleri Bakanlığı’na atanan Elizabeth Truss oldu. Daha önce uluslararası ticaretten sorumlu bakan olarak kabinede görev yapan Truss’ın, Muhafazakar Parti içinde oldukça popüler bir isim olduğu ifade ediliyor. Muhafazakar Parti tarihinde dışişleri bakanlığına ilk kez bir kadının atandığını belirten siyasi yorumcular ayrıca Truss’ın partinin liderliği için adı geçen isimlerden birisi olduğunu hatırlatıyorlar. Boris Johnson’ın bu atama ile Truss’ı iç siyasetten uzaklaştırarak bir anlamda bu durumun önünü almak istediğini düşünenler de var. Truss’ın Birleşik Krallık’ın ABD ile ilişkilerini canlandırmak konusunda önemli bir rol oynayacağı da ifade edilen görüşler arasında. Truss’un bunun yanı sıra Çin konusundaki “katı tutumu” ile tanındığı belirtiliyor. Yeni Dışişleri Bakanı Çin’in uluslararası ticaret sistemindeki yerinin ve bu anlamda Çin ile ilişkilerin tümüyle gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Destekçileri tarafından “kabinede kalan sayılı hakiki kapitalistten biri” şeklinde nitelendirilen Truss, Ticaret Bakanlığı döneminde “Institute of Economic Affairs” isimli serbest piyasa yanlısı aşırı sağ kanatta yer alan düşünce kuruluşu ile yaptığı gizli görüşmeler ve Suudi Arabistan’a verilen silah satış izinleriyle muhalefet partisinin eleştirilerinin hedefi olmuştu.

“FELAKET” BİR SÜRECİN ARDINDAN YENİ EĞİTİM BAKANI ZAHAWİ
Eğitim Bakanı Gavin Williamson’ın yerine aşılamadan sorumlu bakan olarak görev yapan Nadhim Zahawi’nin atanması da üzerinde çok konuşulan bir diğer değişiklik oldu. Williams’ın pandemi döneminde gençleri ve eğitimcileri hüsrana uğrattığı, iptal edilen sınav sonuçları ile bir kaosa neden olduğu belirtiliyor. İngiltere Yüksek Öğrenim Çalışanları Sendikasının (UCU) Genel Sekreteri Jo Grady, kabine değişikliğine ilişkin olarak Williams’ın eğitim sistemine çok derin ve etkileri uzun sürecek hasarlar verdiğini belirtti ve bakanlık dönemini “felaket” olarak nitelendirdi. Ulusal Eğitimciler Sendikası (NEU) ise yeni Eğitim Bakanı Zahawi’nin daha başarılı bir performans sergileyerek “gençlerin hayatında olumlu değişiklikler” yapmasını beklediklerini açıkladı.

Muhafazakar Parti’nin önde gelen isimlerinden (Partinin eş genel Başkanı) Amanda Milling’in görevden alınarak yerine Oliver Dowden’ın atanması ve bakanlıkların alt kademelerine dek uzanan değişiklikler ile bir arada düşünüldüğünde Boris Johnson’ın bu son kabine revizyonu büyük ölçüde bir sonraki seçimler için ön hazırlık olarak değerlendiriliyor. Özden DİNÇ / Londra Evrensel

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.