Başbakanın Tıraş Bıçağını Dert Ettik!

Mahmut Şenol / AÇIK GAZETE KANADA – Kanada Başbakanı Justin Trudeau, bir yılı aşkın süredir, önce kirli sakal dolaştı, sonra bayağı bayağı bir sakal bıraktı; yakıştı da hani.

Zaten gençten biri, zülüfleri henüz yeni beyazla tanışıyor.

Ara sıra pot kırar, gaf yapar ama ¨iyi çocuktur¨ vesselam…

Üstelik akıllı ve cin gibi zeki birisidir.

Birkaç hafta evvel, bir gün, TV ekranlarına sinek kaydı damat tıraşı olmuş bulunarak çıktığında, ¨Hah, tamam!¨ dedim, ¨Seçimler yaklaşıyor…¨

E, biz de boş adam değiliz; bunca zamandır sakalı değirmende ağırtmadık, siyasetten de anlarız birazcık.

Başbakan seçim kampanyasına saçı sakalı karışık çıkmak yerine ütülü gömlek, matruş suratla gitmeyi uygun bulacaktı, tabii…

İşaretler erken geldi aslında: Kızılderili diye Türkçemizde söylediğimiz yerli Amerikan-Kanada halklarına dair geçmişte yapılan her şey için habire af dilemekteydi; eyaletlerde gelir durumuna bakmaksızın tüm ailelere çocuklar için günlük 10 Dolar yardım parası çıkardı; Covid dönemini gayet güzel idare etti; ekonomide enflasyonist politika izleyerek fiyat artışlarına rağmen canlılığı ayakta tuttu; dış politikada Anglo-Sakson tavrını bozmadı, Çin’e ¨dayılanıp efelenmeyi¨ becerdi; Trump giderken arkasından teneke çalıp Biden gelirken zafer borazanlarını öttürmedi. Daha pek çok artı puan toplamış bulunuyordu.

Ha bir de, bugüne kadar görülmemiş bir adım atıp Kanada’nın, Kraliçe II.Elizabeth’i burada temsil edecek olan Genel Valisini hem kadın hem de Kızılderili İnuit yerlileri arasından seçti.

Bütün bunlar olumlu işaretler olarak beliriyordu ve parlamento dengesini değiştirmek için en uygun zamanın girişimleriydi.

Neticede: 

Ortanın azıcık solunda, ben diyeyim 5 santim kadar, siz deyin birkaç santimcik, işte o kadarcık solcu olan Liberal Parti’nin lideri sakallı Trudeau, azınlık hükümetiyle işi daha fazla sürdürmek istemedi; erken seçim ilan etti. 

Trudeau 6 yıldan beri Ottawa’da başbakan koltuğunu ısıtıyor, minderini sıcak tutuyor, sandalyeyi boş bırakmıyordu.

İki yıl evvelki seçimlerde hiçbir parti çoğunluğu elde edemeyince, Trudeau ¨Bu işi bana bırakın, evelallah bu işin altından girer üstünden çıkarım¨ demiş idi; dediğini yaptı.

Şimdi Federal erken seçim, iki yıl evvele alınarak 20 Eylülde yapılacak; herkesi aldı mı bir telaş!

Trudeau’nun karşısında, birisi Muhafazakâr Parti olan güçlü bir yarışmacı var; ötekisi azıcık ¨mahçup¨ sosyalist olan Yeni Demokrasi Partisi

İngiliz siyasetinden bilirsiniz, muhafazakârlar Tory’dir, sola yatkın duranlar da Whig diye adlandırılır ya; burada hangisi Whig derseniz, ben, zannımca Yeni Demokratları whig ilan ederim. Liberaller ara bulucu~ go between, sanki…

Bu iki güçlü aday, Torries ve Whigs dışında, iklim meselesini unutup başka şeylere dadanmış bulunan 2 milletvekilli Yeşilciler Partisi ve bir de Fransız monşerliğinin temsilcisi olan Quebec Partisi seçim pusulasında adları yazılı olarak bulunuyor. 

Tablo bu! 

Fakat tablonun genişliği Kanada’nın büyüklüğü kadardır. 38 milyon nüfuslu ülkenin 10 eyalet ve her biri ikişer üçer Türkiye büyüklüğünde devâsa, bomboş toprakları olan 3 özerk bölgesinde akort tutturmak da kolay değil; her bir yerden farklı solfej yükseliyor.

Baştan sona seçimlere etki etmeyecek olmakla beraber, mesela, 18 Ağustos günü açıklanan Nova Scotia eyalet seçimlerinde Trudeau’nun buradaki yerel partisi hezimete uğradı, muhafazakârlar bayrağı ele geçirdi. 

Bu ezici sonuç, genel olarak seçimlere etki eden bir iz bırakır mı, tam olarak bu kestirilemez. Fakat sağcılar hemen bunu parmağa dolayıp ¨eyaletteki neticeyi federal memletekin haticesi¨ yapmaya niyetlendiler; doğaldır, dile düşmeye görün.

Bu seçimlerin Kanada’nın iç meselesi olması bakımından belki Açık Gazete okurunu ilgilendiren bir yanı görülmez gibiyse de, aslında kazın ayağı öyle değil

Zira iki ciddi aday, yani Trudeau ve karşısındaki sağcı Muhafazakâr Parti’nin lideri Erin O’Toole’nin yarışı önemli ölçüde dış politikaya aittir. 

Kanada muhafazakârları daha şahin, daha askerî dayatmacı, daha güçlü bir dış politikadan yana görünüyorlar, liberaller ise biraz daha yatıştırıcı, esnek ve öteleyici bir politikadan yana… 

Tabii ki, sokaktaki seçmenin çoğunluğu bu dış politika açılımlarının farkında değil. Onların derdi ekonomik beklentilerinin karşılanması. 

Ülkenin makro ekonomik dengeleri, iç kaynaklar ve düşük kura dayalı para politikası, üstelik ABD’nin hemen yanı başında güçlü bir komşu olarak bulunması Kanada için büyük talih; elbette Eylül ayında hükümeti oluşturacak heyetin de dünyada bulup bulabileceği en büyük şans.

Şunun şurasında eylülün yirmisine bir şey kalmadı.

21 Eylül günü sabahı, genç başbakan Trudeau, tıraş bıçağını banyodaki dolapta tekrar paslanmaya bırakacak mı, bunu da göreceğiz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 × 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.