Baykal’dan Erdoğan’a rendevu

Baykal’ın, Başbakan Erdoğan’ın içinde görüşme talebinin de bulunduğu mektubuna yanıtı bir parti görevlisi tarafından Başbakanlığa götürüldü.

CHP’den gönderilen yanıt mektubunda ”Demokratik Açılım” sürecine, 1989 yılında başkanlığını Deniz Baykal’ın yaptığı komisyon tarafından hazırlanan rapor temel alınarak niçin ve hangi noktalarda itiraz edildiğine yer veriliyor.
Baykal, 6 sayfadan oluşan mektubunun yanı sıra, ”Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri-1989”, ”Türkçe’den Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanun Teklifi-1991” ve ”CHP Programı’ndan Doğu ve Güneydoğu Sorunları Hakkında Bölümler-2008” başlıklı üç raporu da Başbakanlığa gönderdi.

Baykal mektubuna, Başbakan Erdoğan’ın görüşme arzusunu da ifade eden mektubu aldığını ve bu vesileyle bu konudaki bazı tespit ve değerlendirmelerini açık bir dille kendisine iletmenin yararlı olabileceğini düşündüğünü belirterek başladı.
Mektupta Baykal, açılımın içeriği, çerçevesi ve ilkeleriyle ilgili herhangi bir somut açıklamanın yapılmamış olmasının, müphemiyetin arkasında nelerin hedeflenip, saklandığı sorularını davet ettiğini, bunun da milletin tedirginliğini, kaygılarını hızla artırdığı tespitini yaptı.

Baykal, mektubunda, ”demokratik açılım” sürecine ilişkin toplumdaki kaygıların hızla artmasının ve belirsizliğin ”Anayasa’dan Türk milleti sözünün çıkarılacağı, eğitim dilinin değiştirileceği, terör örgütü PKK’ya af çıkarılacağı, İmralı’dan gelecek yol haritasının uygun bölümlerinin değerlendirileceği” beklentilerine yol açtığını ifade etti.

”Anaların gözyaşını dindireceğiz, şehit cenazelerine son vereceğiz” şeklinde ifade edilen bir temenni ve iyi niyet beyanlarına dayalı bir politika ile karşı karşıya olunduğu tespitini yapan Baykal, şöyle devam etti:

”Aslında bu bir politika değil, bir propagandadır. Çünkü hangi tedbirler alınacak, hangi çareler uygulanacak, hangi tavizler verilecek belli değildir. Milletimizin huzuru, barışı, birliği ve bütünlüğü için bu kadar önemli ve hassas bir konuda böylesine ucu açık, bulanık ve sahipsiz bir sürecin işletilmesi sonuç ne olursa olsun daha şimdiden tahribatını hissettirmeye başlamıştır.

Devlet politikası olarak ilan edilen açılımın artık bu niteliğinin tartışmalı olduğu daha yolun başında yapılan bazı açıklamalarla ortaya çıkmıştır.”

Baykal, mektubunda şu görüşlere yer verdi:

”Tarihi fırsatın ne olduğu, ne zaman ve nasıl değerlendirileceğini öğrenmenin milletin hakkı olduğunu vurgulayan Baykal, ”Öyle anlaşılıyor ki bu iktidarın zihninde, bulunabilecek makul bir siyasal çözümle terör dönemine son vermenin mümkün olduğuna dair bir kanaat vardır. Açılım politikası da herhalde bu çözümü oluşturma süreci olarak anlaşılmıştır. Onun için bu sürecin ucu açık tutulmuştur.”

SİZİN MUHATAP ALDIĞINIZI BÖLGE DAHA ÇOK MUHATAP ALIR

”Acaba evlatlarını teröre şehit veren insanların terör örgütünün Türkiye’ye yönelik siyasi planlarından haberdar olmaya hakları yok mudur? Yoksa PKK talepleri ortaya çıkınca yürütülen dolaylı müzakere sürecine destek veren vatandaşlarımızın gerçekleri göreceğinden ‘hazmettirme’ işinin daha da güçlenebileceğinden mi korkulmuştur?” diyen Baykal, şöyle devam etti:

”Ne yazık ki terör örgütünün ve ona destek veren odakların ayrıştırmacı siyasi taleplerini karşılamaya çalışan bu siyasal açılım süreci daha şimdiden terör örgütünün itibarını artırmış, bölgedeki meşruiyetini ve etkinliğini giderek yükseltmiştir. Bölgedeki güvenlik güçlerinin en önemli işi kendilerini korumak olmaya başlamıştır. İçişleri Bakanı’nın gözleri önünde kepenkler kapatılmakta, kamu düzeninin kontrolü elden kaçırılmaktadır.

Terör örgütüyle uzlaşma arayarak terörü ortadan kaldırma heveskarlığının açmazı işte buradadır. Önce teröre karşı çıkma kriterlerinizi kaldırırsınız, onlarla müzakereyi içinize sindirirsiniz ama yetmez. Size terörle doğrudan müzakere etmenizi, onu muhatap almanızı söylerler. Canınız sıkılır ama yine de ‘Anayasa değişiklikleri masada’ diyerek milli eğitime etnik dili üniversite düzeyinde sokacağınızı söyleyerek, çeşitli alt biçimleri icat ederek dolaylı müzakereyi sürdürmeye belki de oyalamaya çalışırsınız. Ama bu durum muhatabınızın bölgede etkinliğini, gücünü artırma sonucunu doğurur. Bir bakarsınız sizin muhatap aldığınızı bölgede daha çok muhatap almaya başlamıştır.”

Baykal’ın koruması Mehmet Güleç mektubu teslim etti

MEKTUPTAN SATIR BAŞLARI

Baykal’ın Erdoğan’a gönderdiği mektupta dikkati çeken diğer ifadeler şöyle:
• Kürt açılımı terör örgütünün ayrımcı politikalarına doğru değil, Kürt kökenli vatandaşlarımızın gerçek gündemine yönelik işsizliğe, eğitimsizliğe, dışlanmışlığa karşı bir açılım olmalıdır. Açılım terör örgütüne yönelik değil, Kürt kökenli vatandaşlarımıza yönelik olmalıdır.
• Çok önemli tutarsızlıklar, çelişkiler, belirsizlikler içeren tehlikeli tuzaklar barındıran bu ‘açılım politikası’nda hiçbir şekilde sizinle birlikte olmayacağımız çok açıktır.
• Toplumumuzun bu önemli konusunu kendi aramızda kapalı kapılar arkasında ele almak ile yetinmemeliyiz.
• Ne zaman ve nerede yayınlanacağına birlikte karar vermek üzere görüşmemizin bir televizyon ekibi tarafından kayda geçirilmesinin yararlı olacağını sizin de takdir edeceğinizi umuyorum.
Konuya ilişkin görüş ve önerilerini aktaran Baykal, yanıt mektubunu, ”Önümüzdeki bir hafta içinde bir gün önceden bildirmeniz halinde uygun göreceğiniz herhangi bir saatte CHP Genel Merkezi’nde sizi ağırlamaktan mutluluk duyacağım” sözleriyle tamamladı.

BAYKAL GÖRÜŞMEYİ KAYDETMEYİ ÖNERDİ

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılması planlanan görüşmesinin kayıt altına alınmasını önerdi ve bu kaydın, Erdoğan ile kararlaştıracakları bir zamanda yayımlanabileceğini söyledi.

Baykal, gazetecilere yaptığı açıklamada, Dolmabahçe görüşmesinin ardından yapılan yorumları, çıkan haberleri anımsatarak, Erdoğan ile görüşmesinin kayıt altına alınmasının önemine işaret etti.

Görüşmenin, nasıl bir sistem ile kayıt altına alınacağının kararlaştırılabileceğini ifade eden Baykal, bu kaydın da Erdoğan ile alacakları karar sonrasında yayımlanabileceğini söyledi. Baykal, ”Bu kayıtlar ister 3 gün sonra yayımlanır, isterse çok daha sonra” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın açılımın bir an önce Meclis gündemine gelmesinde yarar gördüğüne ilişkin açıklamasını anımsatan Baykal, bu nedenle mektubunu, vakit kaybetmeden hafta başında gönderdiğini söyledi.

Baykal, mektubu gönderdiği bugünden itibaren Başbakan ile görüşmeye hazır olduğunu belirterek, ”Ne zaman görüşmek isterse, sadece tarihi ve saati bir gün önceden söylemesi kaydıyla ben her zaman hazırım. Hatta saat 03.00’de görüşürüm derse, ben de ona göre hazırlanırım” dedi.

CHP Genel Başkanı Baykal, bu haftaki programını, Erdoğan’dan gelecek yanıta göre ayarlayacağını, görüşmenin de büyük bir olasılıkla CHP Genel Merkezinde yapılacağını belirtti.

MEKTUP NEZAKET İÇERMİYOR

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Eğemen Bağış, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği yanıt mektubunu görmediğini, ancak arkadaşlarından duyduğu kadarıyla, mektubun Başbakan’ın yazdığı nezakete eş nezaket içermediğini söyledi.

Egemen Bağış, İspanya Milli Günü resepsiyonunda konuya ilişkin soru üzerine, Başbakan Erdoğan’ın bu konuda yorumunu yapacağını, kendisinin görmediği bir mektupla ilgili yorum yapamayacağını bildirdi.

Bağış, şunları kaydetti:

”Arkadaşlarıma sordum. ‘Başbakanın yazdığı nezakete eş nezaket içermiyor’ dediler. Ona üzüldüm. Ülkemizi Avrupa standartlarına yükseltmeye çalışan biri olarak, genç bir siyasetçi olarak en azından aynı nezaket standardını tutturmasını beklerdim. Görmedim. Gören arkadaşlarımın yorumu bu. Başbakan’ın mektubundaki nezaketin karşılığını biz bu mektupta göremedik dediler. Ümit ediyorum ki arkadaşlarım yanılmıştır da, mektup aynı nezaket ölçüleri içindedir.”

Demokratik açılımın Türkiye’deki belli bir etnik gruba yönelik bir açılım olmadığını ifade eden Bağış, Türkiye’de demokratik haklarının sınırlandığına inanan birçok kesimin olduğunu hatırlattı ve bu açılımın tek bir gruba indirgenmemesi gerektiğini dile getirdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.