“Beyin” değil, “göz”le düşünmek (!)

Tam iki yıldır yazıyorum.

Yazmaktan ne bıkacağım, ne de yorulmak niyetindeyin.

“Deniz Baykal balık tutmaya gitmeli artık…”

Üstelik iyi bir balık takımı hediye etmek isterim kendisine.

Yeter ki gitsin.

Yeter ki CHP’lilerin, gerçek-saf-temiz partililerin yakasından düşsün.

Çevresi temizlensin.

Yeni bir lider çıksın.

Temiz, düşünen, akil bir kadro ile işbaşına gelsin.

Neden Deniz bey gitmeli?

Deniz Dede, artık miyadını doldurdu da ondan gitmeli.

Yaşı kemale erdi, 75’leri aştı, onun için gitmeli.

İleriyi net göremiyor, ondan emekli olmalı.

Vizyonu yok, artık dinlenmeli.

CHP köklü bir parti.

Bu ülkenin CHP’ye ihtiyacı var.

Ama bu CHP diğer partilere benzemez, benzememeli.

CHP, 85’lik Cindoruk Dede’nin Demokrat Partisi değil.

Bu Parti 1923 tevellütlü, 87 yaşındaki Rahşan Ecevit Ninenin fun kulübü haline getirilen DSP değil.

Bu parti asırlık Necmettin Erbakan’ın partisi hiç değil.

Bu partiyi madem ki Büyük Kurtarıcı Atatürk kurdu.

Şimdi bir başka kurtarıcıya ihtiyacı var CHP’nin.

Tam da zamanıdır.

Deniz bey neden gitmeli?

Deniz bey ileriyi hiç göremiyor. Göremedi ve görme şansı da yok artık.

En sondan başlayayım.

Yine seçim bölgesi Antalya’da konuşmuş.

Hükümetin, Kürt sorunu karşısında frene basmak zorunda kaldığını söylemiş.

Doğrudur, yanlıştır tartışmam, bunu zaman gösterecek.

Ama sözlerinin devamı düşündürücü:

“Bizim milletimiz gözüyle düşünür. Manzarayı görmüş, kararını vermiştir. Hükümet de bu manzara karşısında buna teslim olmak zorunda kalmıştır”

Bu ne demek?

Bana göre bo szöeler,Aziz Nesin’in “Bu milletin yüzde 70’i aptaldır” hezeyanına destek anlamı taşır.

Bana göre bu sözler, halkın tamamını “göbeğini kaşıyan adam” olarak görmektir.

Ne demek milletin gözüyle düşünmesi?

Bu millet beyinsiz mi yani?

Bari açık açık söyle.

“Evet bu millet düşünmez, bakarak görerek olaylara teşhis koyar”

Demiyor ama ima ediyor sayılır.

Aslında CHP’nin Güneydoğu sorunu ve Kürtlerin geleceği için izlediği siyaset 1923’den beri değişmiş değil.

Hep Kürt isyanlarına bakmıştır CHP.

İttihat ve terakki zihniyeti ile bu bölge halkını asimile etmek için elinden geleni ardına koymamıştır.

Bölgeye hizmet götürmemiş, yol-okul-hastane yapmamıştır.

Aslında CHP’nin parti müfettişleri, bölgeye gitmeden raporlar yazmıştır Kürtler hakkında.

Ya da Diyarbakır’de görev yapan sivil ve askeri istihbarattan aldıkları bilgilerle soruna çözüm aramışlardır.

Yani aramamışlardır denebilir.

CHP’nin alışkanlığıdır:

Genel merkez penceresinden bakarak teşhis koyar.

Genel Başkan, parti binasının en üst katından aşağı bakar, halkı üstten görür sonra da “Halkımız mutludur”der.

Kürtlere de aynı teşhis konmuştur geçmişte.

Gözüyle ilk düşünen CHP kurmayları olmuştur bence.

Şimdi de halkın “göz”le düşündüğünü savunmaktadır Deniz Dede.

Bence Deniz bey hiç zaman kaybetmeden denize koşmalıdır.

Balık tutmak için acele etmelidir.

Olta takımı benden.

Hem de en iyisinden.

Yeter ki gitsin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.