Bir Cumhurbaşkanı anısı

bir de 2007’de seçilecek Cumhurbaşkanı’nın kim olacağı ya da olmayacağı konusunda ki sorunu, sıkıntı hanemize ekledik 


Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’na aday olsun mu olmasın mı?
Eğer Cumhurbaşkanı olursa, Emine hanım türbanıyla Köşk’te otursun mu oturmasın mı?
Erdoğan cumhurbaşkanı olursa; Çankaya’da ki görevini laik, demokratik, Atatürk ilkelerine bağlı olarak yürütür mü yürütmez mi?..
Ülkenin toplumsal sorunlara duyarlı kesimleriyle siyasetin içerisinde yer alan grupların kafası, görünen o ki, Mayıs 2007 ayına dek bu soru ve sorunlarla dolu olacak


Bilindiği gibi Cumhurbaşkanlığı seçimi ülkemizde her zaman krizlere neden olmuş ve görünen o ki olmaya da devam edecek. Her Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce, ülke yerinden sarsılır. Geçmişteki sarsılmalardan 1980’deki, bilindiği gibi 12 Eylül askeri darbesinin yapılmasına neden olmuştur. O nedenle 2007’de yapılacak seçimin de; ülkeyi ciddi ölçüde sarsacağı bugünden açıkça belli. Tabi, dayatmayla değil de, uzlaşıya dayalı bir aday belirlenir ve seçilirse, ülkede bir kabus ve kaos yaşamadan, sanırız düzlüğe çıkılır.


Bugün yeni Cumhurbaşkanı’nın kim olacağı konusunda ki sorun ve yorumlarla, çeşitli değerlendirmeleri bir kenara bırakıp, eski bir Cumhurbaşkanı ile ilgili, dış ülkede yaşanmış olayı, bir anıyı sizlere aktarmak istiyoruz.


“5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın diplomasi gaflarından sıkça söz edilir.
İran şahı Rıza Pehlevi konukseverliğini ve cömertliğini göstermek için tüm yabancı resmi ziyaretçilere altın ve mücevher dolu bir sandık sunar ve normalde heyet başkanı formalite icabı küçük bir parçayı hatıra olarak alırmış.
Cumhurbaşkanlığı döneminde İran’a yapılan resmi bir ziyaret sırasında ayni gösteri Sunay’ın başkanlığında ki Türk heyetine de yapılarak altın ve mücevher dolu sandık önüne konmuş. Ancak o zenginlik karşısında kendisini kaybeden Sunay, iki elini birden sandığa daldırıp içinden avuç dolusu altın ve mücevher almaya kalkınca, şaşıran diplomatlar hemen müdahele ederek doğabilecek büyük bir skandalı engellemişler. Aldıklarını geri bırakmasını sağlayarak, sandığın önünden neredeyse zorla uzaklaştırmışlar.” (Çankaya’nın bütün adamları – Seyfi Öngider – Syf: 104 – Aykırı yay. – Ekim 2006)


Kıssadan hisse:
Demek ki Cumhurbaşkanları ve bu makama aday olan zatı muhteremler; lüks ve pahalı armağanlara düşkün olmamalıdırlar. Gözleri tok, dünya nimetlerine yenik düşmeyecek denli kişilik sahibi olmaları, önde gelen hasletlerinden olmalıdır. Aksi halde gittikleri yerlerde, ülkemiz adına “çok büyük ayıplar” işlemeleri kaçınılmazdır!..


Ayni kitaptan, Sunay’a ait bir anlatım ve yorumu da, sizlerle paylaşmak istiyoruz:
“ Cevdet Sunay Çankaya’da 1968 yılında şunları söylüyordu: ‘Bugünkü okullarda yetişen gençlere ülke yönetimi teslim edilemez. Biz, laik okullara karşı imam- hatip okullarını bir seçenek olarak düşünüyoruz. Devletin kilit noktalarına yerleştireceğimiz kişileri, bu okullarda yetiştireceğiz.’ Nitekim daha sonra ki yıllar bunun gerçekleştiğine tanık olundu. Solcu gençlerle ‘komanda’ denilen dönemin ülkücü gençlerinin çatışmasında da açıkça taraf oluyor ve ülkücüleri ‘Devlete yardımcı olan gençler’ olarak nitelendiriyordu. Gençler arasında ki sokak çatışmalarını ayni zamanda ‘iti ite kırdırma’ olarak da adlandırmaktan kaçınmamıştı. Bu çatışmalar ve içine girilen politik süreçten kendisine göre bazı sonuçlar almayı umuyor olmalıydı ve belki de 12 Mart’la birlikte bunları elde etmişti.” (Syf: 103)


Yukarıda ki anlatımdan ve geçmişte yaşananlardan şu sonuç çıkıyor.


Cumhurbaşkanlığı herkesin taşıyabileceği bir görev değildir. 
TBMM’de milletvekillerinin kaldırdıkları parmak sayısının çokluğu ile Çankaya’ya çıkılabilir ama orada Atatürk’e, Cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe ve Türk halkına layık olarak, hakkıyla oturabilmenin yolu, oturanın kişisel hasletlerine bağlıdır!


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 2007 Mayıs ayında üstün devlet adamlığıyla, 7 yıllık görevi sırasında, Türk halkının gönlünü fethetmiş olarak Çankaya’dan tarih yazarak ayrılacaktır.


Umarız, yeni seçilecek Cumhurbaşkanı; teslim alacağı cumhurluk bayrağını, Ahmet Necdet Sezer ölçeğinde onurla taşır ve Türkiye’yi bir büyük kaosa sürüklemeye neden olamaz!



[email protected]   

694610cookie-checkBir Cumhurbaşkanı anısı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.