Bir yudum İstanbul ve ‘Balinanın Bilgisi’

Çok özlemiştim son kez çok uzun süre önce ziyaret ettiğim, çok sevdiğim bu şehri. İstanbul’u.

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Yahya Kemal Beyatlı (Bir Başka Tepeden)

Ne çok şiirler yazıldı bu gizem dolu şehir için. Ne çok şarkılar, türküler söylendi, besteler yazıldı.

Heyecan verici bir projenin tanıtımı için birkaç günlüğüne çıkıp gittim. Sağolsunlar, arkadaşların önemli bir sosyal sorumluluk projesi için daveti üzerine kısa bir süre İstanbul’da idim. 

Yeni kişilerle tanışmak, onlarla doyurucu sohbetler yapmak, onların dinaziminden etkilenmek her zaman beni heyecanlandırıp coşturmuştur. 

Balinanın Bilgisi Projesinin lansmanı çok güzel bir ortamda, çok başarılı geçti. Konuşmacılar arasında olmak benim için ayrı bir onur, gurur kaynağı idi. Projenin çıktılarından biri olan ‘Balinanın Bilgisi’ filminin fragmanları çok beğenildi. 

Sosyal sorumluluk projesinin amacı AB fonlarından yararlanarak Avrupa çapında cinsiyet eşitsizliği (aslında kadın eşitsizliği) üzerine farkındalık yaratmaktır. 

Sanat toplum içindir sözünü her zaman savunan birisiyim. Tüm sanatçılara saygım sonsuz, ama sanatçının kendi kişisel tatmininin dışına çıkmayan, eğitici yanı olmayan sanat eserlerine doğrusu pek rağbet etmem. Bu anlamda Balinanının Bilgisi filmi ve sosyal sorumluluk projesi benim için çok değerlidir.

Filmin çok önemli bir yanı da kadın ve doğanın nasıl hor görüldüğü, şiddete maruz kaldığının birlikte irdelenmesidir. Eko feminizm diye adlandırılan ve giderek önemi artan olgu.  

Vikipedi ekofeminizmi şu şekilde tanımlıyor: “Ekofeminizm bir feminizm ve politik ekoloji türüdür. Ekofeminist düşünürler, insanlar ve doğa arasındaki ilişkileri cinsiyet konsepti üzerinden analiz ederler.”

Lansman Psikiyatrist Doktor Aynil Yenel’in hoş mekanında ve ev sahipliğinde yapıldı. Orada bulunan Balinanın Bilgisi filminin senarist ve yönetmeni Önder Şengül ve etrafındaki kişilerin hepsi de genç, hepsinin de çevre ve cinsiyet eşitsizliğine karşı duyarlılıkları çok yüksek. Hepsine hayran kaldım. Daha önceden tanışma şansını yakaladığım kişilerle yeniden buluşmak da çok güzeldi.

Toplumumuz arasındaki tırmanan cinsiyetçilik (tabii ki kadına yönelik), ırkçılık ve homofobi endişe verici boyutlara ulaşmış, kanayan yaramız haline gelmiş bulunmaktadır. Yaşadığımız ülke İngiltere’de  siyasetçilerinin, özellikle şu an iktidarda bulunan Muhafazakar Parti hükümetinin bu konulardaki olumsuz siyasetleri elbette her toplum gibi bizim toplumumuzu da etkilemektedir. 

Toplumumuzun bu tür toplumsal yaralarımızın en büyük ilacı nedir diye sorulsa hiç düşünmeden EĞİTİM, EĞİTİM, EĞİTİM derim. Ama gerçek, ezber bozan türde bir eğitim. 

“Eğitimin amacı, ne düşünmemiz gerektiğini değil, nasıl düşünmemiz gerektiğini öğretmek, beynimizi başkalarının düşünceleri ile doldurmak değil, beyin gücümüzü geliştirmek ve böylelikle kendi kararımıza ulaşmamızı sağlamak olmalıdır”.  Bu çok anlamlı sözlerin sahibi Amerika’lı yazar Bill Beattie. Tam da bu tür bir eğitimi kastediyorum.

Balinanın Bilgisi filminin ilerideki film festivallerinde ödüle laik olacağı ihtimali çok yüksek. İleride çok konuşulacak bir film. Ama en önemlisi filmin sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olması. Bu konuda İngiltere Kadın Platformunun Başkanı Nilgün Yıldırım’ın başlangıçtan beri yaptığı liderlik ve yönlendirici rolü çok büyük. 

Projenin danışmanlık ve yöneticiliğin yüklenen sayın Yıldırım’ın ve grubu İngiltere Kadın Platformu liderliğinde, hepimizin katkısıyla Avrupa çapında çok başarılı etkinlikler düzenleneceğinden adım gibi eminim. Toplumsal çıkarlarımız için bu ve benzer projelerin başarılı olması çok önemlidir. 

 

2653270cookie-checkBir yudum İstanbul ve ‘Balinanın Bilgisi’

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.