Bir zamanlar örnek köydü şimdi beton mezarlığı olmak üzere!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Kırsal mimarisi ve geleneksel üretimiyle bölgeye örnek olan Bezirgân köyü, Kaş ve Kalkan bölgesindeki villa rantının kurbanı olmak üzere. Verimli tarım alanları yetkililerin gözü önünde beton mezarlığına dönüşüyor…

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Bezirgân köyü, yakın zaman öncesine kadar özgün kırsal dokusuyla ve tarihi ahşap tahıl ambarlarıyla örnek köy yerleşimi olarak anılıyordu. Yayla ile sahil arasında yer alan bir polye ovanın kıyısında kurulan Bezirgân, yüzlerce yıllık üretim geleneğinin sürdüğü bir köy iken son yıllarda bölgede artan denetimsiz ve kaçak yapılaşmadan payını aldı. Bezirgân’ın verimli tarım alanları birer birer lüks villalara, betonarme yapılara bırakıyor. Denetimsizlik ve yerel idarenin göz yumması kaçak yapılaşmayı körüklerken tatil amaçlı inşa edilen villaların haftalık kira ücretlerinin 6 bin ila 15 bin TL arasında değişen fiyatları bulması, kimi villaların ise 30 bin TL’yi bulan fiyatlara kiralanması yüksek beton rantının önüne gelişmesini zorlaştırıyor. Yaklaşık 40 yeni inşaatın yapıldığı kaydedilen Bezirgân’da konuştuğumuz köylülerden biri, şu sözlerle durumu özetliyor: “Buğday ve arpa üretilen tarlalarda, üzüm, elma yetiştirilen bahçelerde villalar yapıldı. Kimi köy içinden kimi de köy dışından insanlar yapıyor bu villaları. Kalkan’daki acenteler ya da internet üzerinden pazarlanıyor. Buraya tatile gelenlerin çoğunluğu Türk vatandaşları. Daha çok İslamlar mahallesindeki gibi yüksek duvarlı, dışarıdan yalıtılmış villalar var. Yoğun olarak ‘muhafazakâr’ aileler geliyor. Ancak gelenlerin köye çok fazla bir katkısı olmuyor. Köy kahvesinde bir çay bile içmiyorlar. Lüks araçlarıyla gelip, kimseyle konuşmadan, kimseye karışmadan villalarda tatilini yapıp gidiyorlar.”

BİNLERCE YILLIK ÜRETİM MERKEZİ BETON MEZARLIĞI OLMAK ÜZERE

Antalya’nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Kaş ilçesine bağlı Bezirgân köyü, Kalkan’ın sırtlarında bulunan bir polye ovanın kıyısında kurulmuş. Antik çağdan bu yana yerleşimlerin olduğu bilinen Bezirgân ve çevresi, bölgedeki geleneksel tarımsal üretimin ve sosyal yaşamın yakın zamanlara kadar sürdüğü yerleşimlerden biri. Bezirgân’da Roma döneminde inşa edildiği bilinen su kanalı, kış aylarında verimli ovada biriken suyun tahliye edilmesi için kullanılmış. Yüzlerce yıllık geçmişin ilerini taşıyan ahşap tahıl ambarları, Bezirgân’ın üretim kültürüne ve yayla-sahil arasında sürüp gelen yaşamının öyküsünü sessizce geleceğe aktarıyor.

YAYLA-SAHİL ARASINDA KALKAN İSKELESİNDEN ÖNCEKİ SON DURAK

Bölgedeki karayolu ağı inşa edilmeden önce Elmalı Ovası ve diğer yayla köylerindeki tarımsal ve hayvansal üretimin yanında çeşitli orman ürünlerinin Kalkan’ın küçük iskelesinden dış dünyaya ulaştırıldığı yıllarda Bezirgân bir tür istasyon işlevi görmüş. Yayla ile sahil arasında mal taşıyan kervanlar, geceyi Farsça’da tüccar anlamına gelen ve Kalkan iskelesine varmadan önceki son durak olan Bezirgân’da geçirdikten sonra yola devam edermiş.

LİKYA YOLUNUN BİR KISMI BEZİRGÂN’DAN GEÇİYOR

Bölge bugün kervanların olmasa da yürüyüşçüler için halen ilgi çekici bir rota olma işlevini sürdürüyor. Fethiye’den Antalya’ya uzanan ülkenin işaretli ilk kültür rotası olan Likya Yolu’nun bir kısmı da Bezirgân’dan geçiyor. Kalkan sırtlarından Sarnıçbaşı’na uzanan Likya Yolu, buradan Akdeniz’in maviliklerine bakan makilik ve zeytinlik yamaçlardan geçerek Bezirgân’a ulaşıyor.

GELENEKSEL KIRSAL MİMARİ YERİNİ BETONARMEYE BIRAKIYOR

Son birkaç yılda Kalkan sırtlarındaki plansız ve kontrolsüz yapılaşmanın arasında adeta kaybolan Likya Yolu’ndan Bezirgân’a ulaştığınızda rota üzerindeki ahşap tahıl ambarlarını geçer geçmez karşınıza verimli ovada daha önce görülmeyen betonarme binalar çıkmaya başlıyor. Karstik moloz taşlar, ahşap ile inşa edilmiş, geleneksel kırsal mimari örneği eski Bezirgân evleri birer birer kaderine terk edilirken yerine yüksek duvarlı avluların çevrelediği lüks villaların yapıldığı dikkat çekiyor. Kimisi tamamlanıp hizmete girmiş, kimisi de inşaat halinde olan onlarca villa ova boyunca Bezirgân’dan İkizce yönüne doğru uzanıyor.

SAHİLLERDEKİ VİLLA RANTI DAĞ KÖYLERİNE ÇIKIYOR

Kaş ve Kalkan bölgesinde son yıllarda artan kaçak yapılaşma ve yüksek bedellere kiraya verilen villa furyasının sahillerden taşarak dağ köylerine doğru uzandığının göstergelerinden birine tanıklık ediyoruz Bezirgân’da. Bazı bahçelerde inşaat yapmak için yığılmış taşlar, çimento torbaları ve diğer malzemeler göze çarpıyor. Bezirgân’da neler olup bittiğini öğrenmek için köylülerden biriyle konuşuyoruz. Çoğu köylü gidişattan rahatsız olsa da inşaat rantı çok büyük olduğu için tepkilerin hedefi olmaktan çekiniyor. Doğrudan görüşlerini dile getirenler de var. Adının açıklanmasını istemeyen Bezirgânlı bir köylü, atalarının kendilerine doğal haliyle bıraktığı köyün dokusunun bozulmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.

PLANSIZ KAÇAK YAPILAŞMANIN KISKACINDAKİ KÖY

Edindiğimiz bilgilere göre Bezirgân köyünü de kapsayan yerleşimlerde planlı ve ilgili mevzuata uygun bir yapılaşma olabilmesi için Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce yürütülen Köy Tasarım Rehberi çalışması devam ediyor. Kaş Belediyesi’nin de ilçedeki 23 köy için Köy Yerleşik Alanı çalışmalarının sürdüğü kaydediliyor. Ancak inşaat rantının hızı, planlamadan çok daha fazla. Kurumların denetim ve yaptırımlarda yetersiz kalması bu kuralsız ve kaçak yapılaşmayı hızlandırmış. Bezirgân’da yaklaşık 40 yeni inşaat yapıldığı belirtiliyor. Bir o kadarı da inşa aşamasında olan binaların çoğu villa.

BUĞDAY TARLALARI, ÜZÜM VE ELMA YETİŞEN BAHÇELER VİLLA DOLDU

Köylülerden edindiğimiz bilgilere göre köyde inşa edilen villalar haftalık 6 ila 15 bin TL arasında fiyatlarla kiralanıyor. Ancak kimi lüks villaların haftalık 30 bin TL’yi bulan bedellerle kiralandığı belirtiliyor. Bezirgân’daki bu yeni inşaat furyası hakkında konuştuğumuz köylülerden biri,  yaşananları şöyle özetledi: “Buğday ve arpa üretilen tarlalarda, üzüm, elma yetiştirilen bahçelerde villalar yapıldı. Kimi köy içinden kimi de köy dışından insanlar yapıyor bu villaları. Kalkan’daki acenteler ya da internet üzerinden pazarlanıyor. Buraya tatile gelenlerin çoğu Türk vatandaşları. Daha çok İslamlar mahallesindeki gibi yüksek duvarlı, dışarıdan yalıtılmış villalar var. Yoğun olarak ‘muhafazakâr’ aileler geliyor. Ancak gelenlerin köye çok fazla bir katkısı olmuyor. Köy kahvesinde bir çay bile içmiyorlar. Lüks araçlarıyla gelip, kimseyle konuşmadan, kimseye karışmadan villalarda tatilini yapıp gidiyorlar.”

‘BURADA HERŞEY AKIŞINA BIRAKILMIŞ GİBİ’

Bezirgân’da yaşayan bir başka vatandaş ise köyde son zamanlarda artan villa turizminin denetimsizliğine işaret ederek şunları söylüyor: “Burada her şey akışına bırakılmış gibi. Villalarda gece geç saatlere kadar yüksek sesle gürültü yapılıyor, çöpler gelişigüzel dökülüyor. Geçtiğimiz ay yangınların sürdüğü bir dönemde mangal közleri olduğu gibi ortalığa dökülmüştü. Köylülerin müdahalesi ile çıkması muhtemel bir yangın önlendi. Bütün köy yanabilirdi. Ayrıca köyde su sıkıntısı da başladı. Sık sık sular ve elektrikler kesiliyor. Bazı villaların havuzlarında şebeke suyu kullandığı söyleniyor. Bazıları ise artezyen kuyuları açtırıp sondaj suyu kullanıyor. Ancak yeraltı suları da artık yetersiz kalıyor.”

KAÇAK İNŞAATLAR TUTANAK TUTULDUKTAN SONRA DEVAM EDİYOR

Bezirgân’da ortaya çıkan bu yeni durumdan halkın bir kısmı memnun görünüyor ancak gidişatın köyün yerel dokusunu bozduğunu düşünenler de var. Denetimsizlik had safhada. Belediye görevlilerinin gelip kaçak inşaatlar hakkında tutanak tuttuklarını ancak daha sonra inşaatın devam ettiği öne sürülüyor. Geçmişte köy statüsünde iken 2012’de çıkarılan Büyükşehir Yasası ile mahalle yapılan Bezirgân, geçtiğimiz günlerde yapılan başvuru ile yeniden “kırsal mahalle” statüsüne alınmış. Ancak kırsal mimariyi ve geleneksel köy yaşamını hızla yitiren köy, Kaş, Kalkan ve civar yerleşimlerdeki plansız ve kaçak yapılaşmadan payını almış durumda.

BEZİRGÂN’DAKİ KONTROLSÜZ BETONLAŞMA DURDURULMALI

Bölgedeki özgün kırsal yerleşimlerden biri olan Bezirgân’daki plansız ve kontrolsüz betonlaşmanın bir an önce durdurulması ve tarım alanlarının yok edilmesinin önüne geçilmesi bekleniyor. Ancak bölgede benzer sorunları yaşayan tek kırsal yerleşim Bezirgân değil. Kaş’ın birçok kırsal mahallesi kaçak yapılaşma baskısıyla karşı karşıya. Toprak Koruma Kanunu, İmar Kanunu ve Büyükşehir Yasası ile ilgili diğer yasaların çiğnendiğini dile getiren vatandaşlar, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Kaş Belediyesi başta olmak üzere konuyla ilgili kurumların etkin denetim yapması gerektiğini kaydediyor.

 

Önceki haberBiz kimiz?
Sonraki haberKaşıkçı’nın nişanlısı Cengiz’den Biden yönetimine eleştiri
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five + seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.