BÜ akademisyenlerinden “Can Candan işine iade edilsin” kampanyası

Boğaziçi Üniversite’sine vekaleten atanan Naci İnci tarafından görevine son verilen Can Candan için sosyal medyada işe iade edilmesi talebiyle kampanya başlatıldı.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, 16 Temmuz 2021 günü Rektör vekili Naci İnci tarafından işine son verilen meslektaşları Can Candan’a destek olmak için sosyal medyada #CanCandanİşineİadeEdilsin, #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz etiketleri ile bir kampanya başlattı. Akademiyen Can Candan ayrıca kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açtı.

Akademisyenler, Can Candan işten çıkarıldığı günden beri her iş günü gerçekleşen nöbetlerinin ardından, Candan’ın işe iade edilmesi talebiyle Rektörlük Binası önünde oturma eylemi yapıyor.

Cumhurbaşkanı kararıyla Boğaziçi’ne rektör olarak atanan ve altı buçuk ay sonra yine Erdoğan tarafından görevden alınan Melih Bulu’nun yerine yardımcısı Naci İnci getirilmişti. İnci, rektörlük makamına vekalet etmeye başladıktan hemen sonra Can Candan’ın görevine son vermişti. Karara gerekçe olarak Candan’ın 15 Temmuz’da süresinin sonlandığı, yeniden atanması konusunda bir başvuruda bulunmadığı, ders saatleri nedeniyle ders verme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği için göreve devamında bir yarar bulunmadığı gibi gerekçeler gösterilmişti. Ayrıca halen Candan’a tebliğ edilmemiş olan, 10 Temmuz tarihli, “üniversitenin yöneticilerine hakarette bulunduğu” iddiasıyla açılan disiplin soruşturması da karara gerekçe gösterilmişti.

AKADEMİSYENLER KARARA İTİRAZ ETMİŞTİ
Görevden alma kararına dair açıklama yapan Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, Candan’ın göreve iade edilmesini talep etmişti. Akademisyenler, İnci’nin ilgili bölüm ve fakültenin iradesini hiçe sayarak verdiği bu kararın Boğaziçi Üniversitesi Senatosunun 2012 yılında belirlediği ilkelerle bağdaşmadığını belirtmişlerdi.

CANDAN, KARARI YARGIYA TAŞIDI
2007 yılından beri Fen Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde ders veren Can Candan, Naci İnci’nin kendisini asılsız gerekçelerle hukuksuz bir şekilde işten çıkarmasını açtığı dava ile yargıya taşıdı.

Candan, Eğitim Sen’in de davacı olarak müdahil olduğu davayla göreve son verme işleminin yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti.

“MESNETSİZ SUÇLAMALARLA DOLU YAZIYI OKUR OKUMAZ DAVA AÇMAYA KARAR VERMİŞTİM”
“Görevden alınan atanmış rektörün yardımcısı, halen Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne vekalet eden Naci İnci’nin bana gönderdiği mesnetsiz suçlamalarla dolu yazısını okur okumaz dava açmaya karar vermiştim ve bugün sendikam Eğitim Sen’in de müdahil olmasıyla davayı açtım” diyen Can Candan, gerekçelerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Candan, şunları söyledi:

“Görevimi layığıyla yerine getirmediğimin ispatlanmasını istiyorum zira bu aynı zamanda bir karalama. Ama ispatlanamaz çünkü bu yazı yazılmadan bir hafta önce ders verdiğim bölüm ve fakültenin onayıyla derslerim Güz dönemi ders programına eklendi. Bir bölüm ve fakülte 14 yıl boyunca görevini yerine getirmeyene ders verdirtmez herhalde değil mi? Boğaziçi Üniversitesi ciddi bir üniversitedir, akademik liyakata önem verir. Akademik yetkinliğin değerlendirmesini de ilgili birim, bölüm ve fakülteler yapar.”

“SORUŞTURMA AÇILDIYSA NEDEN HÂLÂ TEBLİĞ EDİLMEDİ, SAVUNMAM ALINMADI?”
Hakkında açıldığı söylenen soruşturmaya da değinen Candan, şöyle devam etti:

“İnci’nin yolladığı yazıda hakkımda bir disiplin soruşturması açıldığı söyleniyor ama halen bana tebliğ edilmiş bir şey yok. Disiplin soruşturmaları gizlilik esasına dayanır, evet ama burada kastedilen gizlilik böyle bir şey değil. Bana soruşturma açılmışsa neden hâlâ resmi olarak tebliğ edilmedi, savunmam alınmadı? Soruşturma sonlanmadan ve iddia edildiği gibi bir disiplin suçu işlemişsem bu ispatlanmadan nasıl oluyor da bu soruşturma bahane edilerek ben görevden alınıyorum? Otuz yıla yakındır akademinin içindeyim; sadece ders vermedim, yöneticilik de yaptım. Böyle bir sürece hiç tanık olmadım.”

“BU DAVAYLA ÖĞRENCİLERİMİN EĞİTİM HAKKINI DA SAVUNUYORUM”
Danışman olduğu devam eden pek çok öğrenci projesi bulunduğunu ve güz döneminde derslerini almak isteyen pek çok öğrenci olduğunu söyleyen Candan, “Ben bu dava ile öğrencilerimin eğitim hakkını da savunuyorum ve daha fazla mağdur olmamaları için yürütmenin durdurulmasını ve nihayetinde göreve iademi talep ediyorum” dedi.

“ÜNİVERSİTEMİ, İLKELERİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİM”
Candan son olarak “Farklı üniversitelerde atanmış yönetimlerin mesnetsiz kararları ile görevden alınan pek çok akademisyen oldu yıllar içinde biliyorsunuz. Bu akademisyenlerin çoğu da verdikleri hukuk mücadelesini kazandı. Ben de haklı olduğumu biliyorum ve görevime iade edileceğimden eminim. Üniversitemi, ilkelerini ve herkes için nitelikli eğitim hakkını savunmaya devam edeceğim” dedi.

“CANDAN, İNCİ TARAFINDAN ÜNİVERSİTEDE İSTENMİYOR”
Avukat Fırat Kuyurtar da “Bu asılsız gerekçelerin hepsine açtığımız dava dosyasına sunulan dilekçemiz ve ekleriyle detaylı bir şekilde yanıt verdik” dedi.

Candan’a çeşitli fakültelerinden farklı bölümlerden ve akademisyenler ile öğrencilerden büyük destek geldiğini anımsatan Kuyurtar, “Uluslararası meslek kuruluşu MESA, Cumhurbaşkanı’na ve ilgili kişilere gönderdiği mektupla bu işleme yönelik eleştirilerini dile getirip göreve son verme işleminden geri dönülmesini talep ettiler” hatırlatmasında bulundu.

Kuyurtar, şöyle devam etti:

“Aslında gerçek durum şu: Can Candan, rektör vekili Naci İnci tarafından üniversitede istenmemekte. Sebebi de açık: Can Candan, hukuka aykırı rektör atama işlemini protesto edip, hukukun uygulanmasını ilgili makamlara verdiği dilekçelerle talep eden akademisyenlerden. Aynı zamanda belgesel sinema yönetmeni olduğundan, üniversiteye yapılan atamalara itiraz eden akademisyenlerin protestolarının kamuoyuna objektif bir şekilde ve çağdaş sinema/fotoğraf teknikleri ile yayınlanmasında rol almış, mağdur kişilere destek vermekten geri durmamış vicdanlı biri.

Önü arkası hesap edilmeden, kişisel hesaplar üzerinden yapılmış bu işlemde hukuka uyarlık yok. Hatta bu işlem nedeniyle Bölüm ve Fakülte eğitim öğretim işleyişinde plan program sorunu, öğrencilerde mağduriyetler, devam eden akademik çalışmalarda aksamalar oluşacak. İstanbul İdare Mahkemesinin bu hukuksuzluklara dur demesini bekliyoruz”

“HUKUKİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Eğitim Sen avukatı İlkay Bahçetepe de şunları kaydetti:

“Can Candan’ın görevine son verilmesi işlemi Anayasal ilkelere aykırı, hizmetin gerekleri ile kamu yararını gözetmekten uzak, keyfi bir işlem olduğu gibi idarenin işlem gerekçesi olarak öne sürdüğü sebeplerin hiç biri işlemi yapmak için hukuka uygun ve yeterli değildir.

İptal davasında Eğitim Sen olarak üyemiz Can Candan’ı temsil ediyoruz. Bu dava da dahil olmak üzere kayyumluk düzeninin tüm hukuka aykırı uygulamalarına karşı bilimsel özgürlük ve demokratik yönetim anlayışının hayata geçmesi için hukuki mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha saygıyla bildiriyoruz.” (İstanbul/EVRENSEL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve − 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.