BU GÖL İZNİK GÖLÜDÜR: Yeniköy ve Ermenileri peşinde tarihi izler

RECEP MEŞE –  İznik Gölüne dört-beş kilometre mesafededir Yeniköy. Aradaki bu mesafe Onun bir göl köyü olmasının önüne geçemez. Yeniköylüler hep köylerinden göl manzaraları paylaşırlar.

   Samanlı dağlarının batısında, dağın eteğine kurulmuştur. Bu yüzden göle biraz yüksekten bakar, rakım 350 civarındadır. Diğer köylerle aynı gölde buluşabilir yine de gözler ve bakışlar. Ovası İznik Gölüne kadar uzanır. Yeniköy altı denir gölün o kısmına. Filhakika Yeniköy bir göl köyüdür.

   Aslında köy denildiğine bakmayın, geçtiğimiz yüzyılda bölgenin en büyük yerleşim yeriymiş. 1325 (1907) Hüdavendigar Vilayeti salnamesinde Pazarköy’de (Orhangazi) 432 hane kayıtlı iken Cedit’de (Yeniköy) 1146 hane kayıtlı gösterilmekte.

   Köy civarında bulunan yazıtlar incelendiğinde Roma, Bizans döneminin önemli yerleşim yerlerinden olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle göl kenarında Taşlıkköy denilen bölgede Tepecik olarak anılan bir tümülüs (Höyük) varlığını sürdürürken gölün içinde de lahit ve sütunlara rastlanılmaktadır.

   1530 Tarihli tahrirat defterine göre: Kaza, İznik olup Gürle Nahiyesine bağlıymış. O tarihte 12 hane olarak gözüken köyün adı Yenice (Cedit) imiş. (cedit=yeni)

   19’uncu Yüzyılın ikinci yarısından itibaren İkinci Mahmut döneminde köye Ermeniler gelmeye başlamışlar. Doğu Anadolu’dan özellikle Van’dan göç eden Ermeniler köyün bugünkü çarşısının bulunduğu yerde mahalle kurmuşlar, daha sonra göçün yoğunlaşması ile bu sayı artmış, 1885 yılında köyün 136 sı Türk nüfusu iken 4236 Ermeni nüfusuna ulaşmış. Bu sayı ile Batı Anadolu bölgesinde İstanbul ve İzmir’den sonra en yüksek sayıdaki Ermeni yerleşim yeri olmuştur.

   Köye gelen Ermeniler büyük potansiyel oluştururken ekonomiyi de geliştirmişler, köy zenginleşirken nüfusu da artmıştır. Pazarköy o dönemde 2500 civarında nüfusa sahipken Yeniköyde 1146 haneye, nüfusun da 10 bine çıktığı görülmüştür. Belde bu nüfusla Bursa’daki birçok ilçeyi geçmiştir

   Yine aynı dönemde köyde 1 cami, 1 kilise, biri Türk, ikisi Ermeni olmak üzere 3 okul, 3 han, 1 hamam, otel, gazino, 100 den fazla dükkân, 10  dan fazla da yağhane bulunuyordu.

   1800’lü yıllarda belediye teşkilatı kurulmuştur. Meclislerin Ermeni üyelerden oluştuğu belediyede ilk önce bir Türk olan Şerif Ağa belediye başkanı olurken daha sonra Ermeni Şerephanyan marker Ağa, Stephan Şerephanyan ve Mıgırdıç Ağa belediye başkanları olarak kayıtlara geçmiştir.

   1915’den itibaren Ermenilerin tek-tük köyden ayrılmaya başlamaları Kurtuluş Savaşıyla tamamen köyü terk etmeleri ile son bulmuştur.

   Köyün üst başında bugün de Maşatlık denen yer vardır. Burasının Ermeni Mezarlığı olduğu bilinmektedir.

   Ermenilerin köyden ayrılmalarından sonra yerlerine Yunanistan’ın Vodina, Drama bölgelerinden gelen mübadele göçmenleri yerleştirilip iskân edilmiştir.

   Yeniköy’ün etrafında yok olmuş eski, küçük (Uydu) köyler vardı. Bunlardan Başpınar ve Çamurlubayır en belirgin olanlarıdır. Buralarda yaşayan Boşnaklar ve bulgaristan muhacirleri bu köylerin tahrip olmasıyla Yeniköy’e yerleşmişlerdir. Yanı sıra Erenlik yerleşim yeri, Karacaahmet gibi yerleşim yerlerinin olduğu bilinmektedir.

   Tarih biraz da hicretlerin, göçlerin olduğu olaylardan müteşekkildir.

   Elif Şafak’ın İskender’inde: 

   “(…) Zamanında hayat dolu topraklar terk edildiklerinde, hüzün çöker coğrafyaya; havada dolanıp duran, bulduğu her çatlaktan içeri sızan bir keder bulutu asılı kalır.(…)” dediğince trajiktir durum.

   Özellikle İstanbul’da yaşayan Ermenilerden bir grup, bildiklerinden, duyduklarından ya da araştırmalarının sonucunda Yeniköy ismine ulaşmışlar, köyü ziyaret etmişlerdi. Duygusal anlar yaşanmıştı bu karşılaşmada.

   Bu konuda Yeniköy Belediye Başkanlarından birinin köyü ziyarete gelen bu Ermeniler karşısında söyledikleri de ilginçtir.

   “Hepimiz kovulmuşlarız, biz sizleri iyi anlarız… Bizler Yunanistan’dan kovulduk geldik, sizlerin kovulmuş olduğu yerlere yerleştik. Sizlerin gelişi, atalarınızın topraklarına kavuşmanız, sanki kendi topraklarımıza kavuşuyoruz gibi. Gelin! Siz duygulandıkça biz de duygulanıyoruz!”

   Belediye Başkanının bu sözlerini kayıt altına alan yazar Raffi A.Hermonn’un söylediğince:

   “Şu veya bu sebeple, birbirleriyle gönülsüzce, zorla akraba veya düşman, hasım ve ya hısım olmuş insanların torunlarının, bundan böyle, birbirleriyle gönüllüce, bilerek, bile-bile, hakikaten isteyerek, dost olduklarını görmeyi hayal etmek ve bu hayal için de böyle canlı maceralar yaşamak istiyoruz…”

______________

Göl Hikâyeleri 2021 Recep Meşe

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.