‘Cerahat’ bitti! ‘Kanalizasyon’ yeniden moda!

Önce, evlilik kurumunun cerahatlerini döktüler ortaya. Bir hayatla yalnız başına bile idare edemeyecek kadar eksiltilmiş kadınların, zaten eksiltilecek kadar bile bir şeyi olmamış adamlarla kurdukları evlerin içinden akan irinler ve büyük bir insafsızlıkla o evlere doğrulan çocuklar öğle kuşaklarına döküldü. Evden adımını ilk kez dışarıya atanlar, soluğu televizyon kanallarının bol ışıklı stüdyolarında aldılar. Bu iş tutunca, aynı kökten türetilen sözcükler gibi, birbirinin ismini çağrıştıracak biçimde art arda yenilerini üretti kanallar. Artık memleket satıhlarında “kadının adı” yankılanıyor, “konuş bacım, dök içindeki irini” tonunda programlar yapılıyordu. Bir ara öyle bir arşa çıktı ki bu, kimi programcılar formatını çaldı diye kimi programcıları suçluyordu. Benden gördü de aynısını yaptı diye…


Hedef kitle belliydi; evlilik kurumunun kadınlarda toplanan irini, öğle kuşaklarında gene kadınlara aktarılacaktı. Sanki bütün o irinlerin sebebi, eksiltilecek kadar bile bir şeyi olmayan erkekler değilmiş gibi, erkekler bir köşeye konulacak, o programa ulaşan kadın irinini akıtırken, televizyonunun karşısındaki kadının da yarasını kaldıracaktı. Ve bütün o evlerdeki kadınlar kız çocuklarına hazırladıkları çeyizlerde, elişinde ilmeği bir milden ötekine akıtıp aynı kızlardan ve aynı oğlanlardan üretmeye devam ederken, oturma odalarındaki televizyonlarda iki ilmek arası bunları izleyecekti.


Sürdükçe sürdü… İrin, akıtılmaya akıtılmaya öyle bir katmerleşmişti ki, saniyelerin önem arz ettiği canlı yayınlarda saatler değil, haftalar bile verilebiliyordu aynı kadının aynı dolaşık yumağına…


Kocayı işe, çocuğu okula gönderdikten sonra oturma odalarındaki televizyonların karşısında bu yumakların çözülmesini bekleyen kadınlar, eksiltilecek kadar bile bir şeyi olmamış adamlara akşam oldu mu yemek hazırlıyor; parkta sevgilisiyle görse dünyayı başına yıkacak kızlarının okul dönüşü saatine ne kadar kaldığını hesaplamak için saate baktıktan sonra üç kez duvara vuruyordu: “Şeytan kulağına kurşun, düşman başına!”


Sonra gün oldu, devran döndü, köprülerin altından sular akmaya devam ederken bir gün kadınların öğle kuşaklarının içeriğini değiştirdiler… Kadın gene iki ilmek arasında, oturma odasındaki televizyonun karşısında izlerken bir zamanlar irin akan aynı kanalları; gene akşamüzeri kalkıp masayı hazırlıyor, saate bakıyor ama bu defa duvara üç kez vurmuyordu. Eksik olan buydu…


Kanalizasyonun içinde kurdele!


Senin televizyonu açman gerekmiyor aslında, evde sessizliği sağlayınca başka bir daireden de geliyor o sesler. Sokakta önünden geçtiğin pencerelerden, zavallıca delirmiş insanların yine aynı acınası gürültüsü akıyor sokağa…


İnsan merak ediyor; sırf kendisine para kazandırıyor diye oraya çıkıp memleketi şehir kanalizasyonuna çeviren Caner’le, onun her gün neredeyse beş saat boy gösterdiği kanalın sahibi bir yerde karşı karşıya gelseler kanal sahibi ne yapar acaba? Diyelim o televizyonları yönetenlerin işi patronlarına olabildiğince çok para kazandırmak için her şeyi yapmak; hadi diyelim bir yerde elleri mahkum; ama kanal sahibi ne yapar acaba? Sahibi oldukları televizyonların memlekete akıttıkları kanalizasyondan azıcık da olsa utandıkları için mi kanal sahipleri halkın çok uzağında yaşar aslında? Çeşitli kampanyalarla memleketin en ücra yerlerinde kızlar okula gitsin diye yurtlar açan kanal sahipleri mesela… Bir çift sözüyle Tülin’e ve Seda Hanıma, açtığı o okulların birinde sil baştan eğitilmeleri için yol gösterttirebilecekken, nasıl olur da yeni kız yurtlarının kırmızı kurdelelerini keserler gönül rahatlığıyla?


Arsız şaka


İzlemek henüz bana kısmet olmadı ama, duyduğuma göre Semra Hanım da çıkmış yeniden ortalıklara… Sizi bilmiyorum fakat, bazen hakikaten fena halde arsız bir komikliğin içinde yaşıyormuşuz gibi geliyor bana. Siz ne düşünüyorsunuz bilemem ama, ben artık iyiden iyiye Tanrı’nın bizimle dalga geçmeye başladığına inanıyorum…


[email protected]
  

694370cookie-check‘Cerahat’ bitti! ‘Kanalizasyon’ yeniden moda!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve − eleven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.