CHP mülteci raporu: Irkçı tepkilerin hedefinden korunmalı

CHP’li Gamze Akkuş İlgezdi, “İstanbul’daki Suriyeli Sığınmacılar, Geri Dönme Eğilimleri ve Beklentileri” raporunda mültecilerin tedirginliklerine, taleplerine ve muhalefetin sorumluluklarına yer verdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “İstanbul’daki Suriyeli Sığınmacılar, Geri Dönme Eğilimleri ve Beklentileri” başlıklı bir rapor hazırladı. Çalışmanın amacını, “Konunun öznesi olan sığınmacıların ürettiğimiz çözüm önerilerine nasıl yaklaştığını, neler düşündüklerini tespit etmekti” diyerek açıklayan İlgezdi, yaptıkları görüşmelerde sığınmacıların muhalefetin, “Suriyelileri geri göndereceğiz” söylemini tehlikeli bulduğunu söylediğini ve toplumun Suriyelilere karşı tepkisini beslediğini dile getirdiğini vurguladı. İlgezdi rapırda “AKP’nin dış politika, sınır güvenliği ve asayiş alanlarında ülkemizi büyük bir felaketle yüz yüze bırakan politikalarını acımasızca eleştirirken, sığınmacıları araçsallaştırmamaya ve onları ırkçı tepkilerin hedefi haline getirmemeye özen göstermeliyiz” dedi.

“SIĞINMACILARI IRKÇI TEPKİLERİN HEDEFİ HALİNE GETİRMEMEYE ÖZEN GÖSTERMELİYİZ”

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “İstanbul’daki Suriyeli Sığınmacılar, Geri Dönme Eğilimleri ve Beklentileri” başlıklı raporu kamuoyuna açıkladı. Suriyeli sığınmacıların, işsizlikten, yoksulluktan ve ekonomik krizden bunalan kitlelerin hedefi haline geldiğini belirten Akkuş İlgezdi, “Sığınmacılar artan milliyetçiliğin baskısı altında yaşıyorlar” dedi. Raporda, göçün tüm boyutları ile ele alınması ve sığınmacı/mültecileri kucaklayan bir dille soruna çözüm bulmanın önemine vurgu yapan İlgezdi “Öncelikle AKP’nin dış politika, sınır güvenliği ve asayiş alanlarında ülkemizi büyük bir felaketle yüz yüze bırakan politikalarını acımasızca eleştirirken, sığınmacıları araçsallaştırmamaya ve onları ırkçı tepkilerin hedefi haline getirmemeye özen göstermeliyiz” dedi, Suriyelilerin AKP tarafından Avrupa Birliği’ne karşı siyasi, sosyal, ekonomik koz olarak kullanılmasını eleştirdi.

“Suriyeli sığınmacıların önemli bir bölümü geleceğini Türkiye’de aramıyor” diyen İlgezdi, sahaya ilişkin izlenimlerini şöyle sıralıyor:

  • “Sığınmacıların önemli bir çoğunluğu, Suriye’de barış ortamı sağlanıp, demokratik bir düzen kurulduğunda ülkesine dönmek ve ülkelerindeki demokratik dönüşümün parçası olmak istiyor. Geleceğini Suriye’de arayanlar, İstanbul’da yaşayan sığınmacıların en eğitimli kesimlerini oluşturuyorlar.
  • Bu kesimler, ya seküler siyasi partilere üye olarak ya kurdukları sivil toplum kuruluşları aracılığıyla, hem Suriye’deki gelişmeleri yakından izliyorlar hem adil, demokratik, laik bir rejim için kafa yoruyorlar. Suriyeli sığınmacıların eğitim durumları ile ilgili kamuoyu araştırmalarına baktığımızda yüzde 10’u bulan üniversite ve üstü eğitim alanlarla yüzde 17 civarında lise mezunu olanların büyük çoğunluğu yaşamlarını göçmen olarak sürdürmek istemiyor.”

“GENÇLER İŞ İMKANLARININ YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE BATI’YA GİTMEK İSTİYOR”

Türkiye’de iş kuramayan, çocukları niteklikli eğitim alamayan bazı sığınmacıların Avrupa’ya göç etmek istediğini kaydeden İlgezdi, şöyle devam ediyor: “Suriye’de bir meslek sahibiyken, dil sorunu yüzünden Türkiye’de ucuz ve sigortasız çalışmak zorunda kalanlar da yüzlerini Batı’ya çevirmiş durumdalar. Dil bilmemeyi ‘uyum’ için en büyük engel olarak gören bu kişiler, gitmek istedikleri ülkenin dilini bilmemelerine rağmen gitmek isteme gerekçelerini ‘Oralarda uyum devletin desteği ile sağlanıyor. Dil öğrenene kadar devlet günlük yaşamı sürdürecek kadar da olsa destek veriyor. Burada ya çalışıp karnınızı doyuracaksınız, ya dil öğreneceksiniz’ diye açıklıyorlar.”

Üniversite öğrencileri ile görüşmelerini aktaran İlgezdi, şunları ifade ediyor: “Okul biter bitmez Batı’ya gitmek istiyor. Gerekçe olarak da Türkiye’de iş imkanlarının sınırlı olmasını gösteriyorlar. Gıda Mühendisliği okuyan Amir ‘Üniversitede okuyan Türk arkadaşlarımın çoğu da Avrupa’ya gitmek istiyor. Sadece biz değil. Onlar için yeterli iş imkanı olmayan bir ülkede biz nasıl iş bulabiliriz’ diyor.”

Göç Araştırma Raporu’na göre İstanbul’da yaşayan Suriyelilerin yüzde 8’inin kendi işini kurduğunu, Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 26 Şubat 2019 itibariyle en az bir ortağı bulunan Suriye uyruklu şirket sayısının 15 bin 159 olduğunu belirten İlgezgi, “Türkiye’de yerleşik bir düzen kurmayı başarmış, kendi işini kurmuş olanlar bundan böyle Türkiye’de yaşamak istiyor. Geleceğini Türkiye’de kurmak isteyen bir başka grup ise Türkmenler. Dil ve kültür benzerliği nedeniyle burada kendilerini daha rahat hissediyorlar” diye belirtiyor.

EKONOMİK NEDENLER

Resmi rakamlara göre Ağustos 2021’de Türkiye’deki Suriyelilerin sayısının haziran ayına oranla 17 bin 672 kişi artarak 3 milyon 584 kişiye yükseldiğini belirten İlgezdi, “2 ayda sınırlarımızdan giren 17 bin 672 kişinin hemen hepsi ekonomik nedenlerle geldiler. Burada kayıt dışı işlerde çalışıp, kazandıkları parayı Suriye’deki ailelerine gönderiyorlar. Her bayram sınırda tanık olduğumuz, bayramlaşmaya gidenlerin önemli bölümünü bunlar oluşturuyor” diyor.

Gamze Akkuş İlgezdi raporun ilerleyen bölümlerinde, Suriyeli sığınmacıların taleplerini şöyle aktarıyor:

“Siyasi partiler ve STK’ler aracılığıyla örgütlenen Suriyeli laik demokratik muhalif kesimler iktidarın Suriye’ye dönük ve Suriyeli göçmenlere ilişkin politikalarını sorunlu buluyor. Suriyeli toplumun aydın ve entelektüel kesimleri, sığınmacı konusunun AKP’nin kararı ve vicdanına bırakılmaması gerektiğini düşünüyor. Suriyeli sığınmacılar,  Türk hükümeti tarafından adeta esir alındıklarını düşünüyorlar. Ne Avrupa’ya gitmeleri için kapılar açılıyor, ne burada insani koşullarda yaşamalarının koşulları yaratılıyor. Üstelik horlanıyor, aşağılanıyor, geri gönderilme korkusuyla yaşıyor ve gayri insani koşullarda çalışıyorlar.”

“AB’DEN ALINAN 40 MİLYAR DOLAR NEREYE HARCANDI?”

İlgezdi sığınmacıların talep ve önerilerini şöyle sıralıyor:

  • Sığınmacılar, Türkiye’nin sığınmacıların koşullarını iyileştirmek için AB’den para desteği almasına rağmen, bu paraların nereye harcandığının denetlenmemesinden yakınıyorlar.
  • Muhalefet partilerinin Tayyip Erdoğan’ın, Suriyeliler için harcadığını söylediği “40 milyar doların nereye harcandığının” sorulmasına devam etmelerini istiyorlar. “Bunu kimse bilmiyor. Üstelik bu gerçekmiş gibi kabul edilip, Türkiye toplumu Suriyelilere karşı düşmanlaştırılıyor” diyorlar.
  • Muhalefetin, “Suriyelileri geri göndereceğiz” söylemini, tehlikeli buluyorlar.  Bu söylemin, sığınmacıların tedirginliğini artırdığı gibi, toplumun Suriyelilere karşı tepkisini beslediğini söylüyorlar.
  • Suriyelilerin Suriye’ye dönmesini sağlamak için öncelikle Suriye’de demokratik bir rejimin tesisi için çaba harcamak gerektiğini, belirterek ‘Türkiye muhalefeti BM’nin 2245 sayılı kararına sahip çıkmalı. Bunun hayata geçirilmesi için çaba sarf etmeli’ diyorlar.

“GETTOLARDA KÖKEN FARKI OLMAKSIZIN SIKI BİR DAYANIŞMA VAR”

Raporda, İstanbul’un Fatih, Esenyurt, Küçükçekmece, Bağcılar, Başakşehir, Sultangazi, Esenler gibi ilçelerinde gettolar oluştuğu belirtiliyor. Gettolardaki duruma ilişkin izlenimler şöyle sıralanıyor:

  • “2013 ve 2014’de savaştan, 2016’da Halep’teki sıcak çatışmalardan kaçıp gelenlerin yanı sıra, daha sonraki yıllarda ekonomik nedenlerle göç edenler bu gettolara sığınmış durumda.
  • Bu gettolarda Suriyeli göçmenlerin arasında etnik köken farkı olmaksızın sıkı bir dayanışma gözleniyor. Türkmenler, Araplar ve Kürtler birbirini kolluyor ve gözetiyorlar.
  • Dil nedeniyle daha az zorluk yaşayan ve etnik kökenleri nedeniyle Türkler tarafından daha kolay kabul edilen Türkmenlerin Arap ve Kürt komşularını himaye ettiklerini söylemek yanlış olmaz.
  • Rojava yerine Türkiye’ye gelmeyi tercih eden Kürt kökenli sığınmacılar da Türkiyeli Kürtler değil Arap ve Türkmenler tarafından dayanışma görüyorlar.
  • Geçen yıl Küçükçekmece’de Mehmet Akif Caddesi’nde bütün Suriyelilerin dükkânlarının tahrip edilmesinden sonra daha da fazla içe kapanma yaşanmaya başlamış.
  • Mümkün olduğunca ortalıkta görünmemeye çalışanların sayısı hiç de az değil.
  • Suriyeliler genellikle AKP’lilerin yoğun olarak yaşadığı ilçeleri tercih ediyorlar. Bu siyasi bir tercih değil çoğunlukla. Bu çevreler tarafından ‘din kardeşliği’ gerekçesi ile daha az dışlanıyorlar ve daha az horlanıyorlar.
  • İktidarın kimi ilçelerde muhtarlara, Suriyelilere kolaylık gösterin, talimatı verdiği öne sürülüyor.
  • Özellikle Küçükçekmece, Esenyurt, Esenler ve Sultanbeyli ilçelerindeki kimi mahallerde yerleşimin teşvik edildiği belirtiliyor. Bu mahallerin de özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler olduğu, buralarda demografik bir değişiklik yaratmak istendiği iddia ediliyor.”

SURİYELİ ÖĞRETMENLERE DEVLET ELİYLE AYRIMCILIK

Suriyeli öğretmenlerin sığınmacılar içinde en avantajlı gruplar içinde yer aldığını ancak devlet eliyle ayrımcılığa uğradıklarını ifade eden İlgezdi şunları aktarıyor:

“2014 yılı Kasım ayından bu yana Maaşları UNICEF tarafından ödenen Türk ve Suriyeli öğretmenler, Suriyeli çocukların eğitim ihtiyacının karşılanması için görevlendirildiler.

Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunu Destekleme Projesi PİKTES kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, 12 bin Suriyeli öğretmen ile 6 bin 300 Türk öğretmen çalıştırıyor.

Türk öğretmenler görevlerine devam ederken, Temmuz ayında Bakanlık, 12 bin Suriyeli öğretmenle çalışmayı sonlandırıyor. Bunu da bir yazı ile kendilerine bildiriyorlar. Gerekçe olarak da ‘Türk Kızılay’ı ile iş birliği yaparak yeni bir programa geçilmesi planlanmıştır’ deniyor.

Ülkelerinde fizik, kimya, matematik, İngilizce öğretmenliği yaparken, burada geçici eğitim merkezlerinde çalışan öğretmenler aynı programda çalışan Türk öğretmenlerden daha düşük ücret aldıkları gibi, sigortasız çalıştırılıyorlar. Suriyeli öğretmenlerin maaşları postanelerden ‘sosyal yardım’ adı ile yatırılıyor.

Şu anda 14 bin Suriyeli öğretmen ve aileleri büyük bir belirsizlik içinde yaşıyor.” (İstanbul/EVRENSEL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.