Coğrafya talimatla yönetilemez!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Türkiye’de büyüklü küçüklü 6 bin civarında dere var. Bu derelerin önemli kısmı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde. 2006’dan bu yana bir kısmında HES, kalanında ise yüzlerce “dere ıslahı” projesi uygulandı. Dere ıslahı denildiğinde, aslında eğimli arazideki dereleri ıslah etmek bir yana, akışını daha da delirten, coşturan bir yöntem uygulandı. Taş ve beton duvarlarla akışı hızlandırılan ve yatağı daraltılan dereler, adeta bir buz kızağı pistine dönüştürüldü…

Önceki gün Rize’de yaşanan sel felaketinin sonuçları gün ışıyınca ortaya çıktı. Bölgeden gelen görüntüler ürkütücü boyutta. Konya Ovası, Güneydoğu ovaları susuzluktan kavrulurken Doğu Karadeniz’e kovayla dökülürcesine yağış düşüyor. İklim krizi vs. de buna etken olabilir elbette ancak yıllardır bölgede yaşanan ve hiç ders alınmadan aynı hataların tekrarlandığı doğal olmayan felaketler kader değil; ihmal ve talimatla ülkeyi, coğrafyayı yönetmenin sonuçlarıdır.

Her projede, her adımda “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla” diye söze başlayan Bakanlardan biri de eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ydu. En çok dere ıslahı projesi de onun döneminde yapıldı. Çok basit bir tahkimat projesini bile “müjde” olarak yerel halka görkemli törenlerle duyurup, açılışını da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaptırmayı siyasi popülizmin bir parçası haline getirdiler. Dün Rize’den sel felaketi geldiği sırada Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de kişisel sosyal medya hesabından Rize’deki taşkın önleme projelerinin müjdesini veriyordu.

Bu sabah da ajanslara düşen haberlerde, üç bakanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla sel felaketi yaşanan Rize’ye gönderildiği bilgisi yer alıyordu. Talimatla yaptırılan ucuz ve bilimsellikten uzak, ihale kalemi olarak görülen projelerin çare olamadığı taşkınların ardından yine talimatla bölgeye bakan gönderiliyor.

Bir kamu idaresinin zaten yapmakla yükümlü olduğu bir görevden bile “Reis’in imajını güçlendirecek yarar sağlama” ucuzluğu devlet aklıyla ve işleyişiyle bağdaşmaması bir yana ayrıca iletişim açısından da son derece çağdışı bir algı yaratıyor. Marmara Denizini nefessiz bırakan müsilaj talimatla temizleniyor, Tuz Gölü’nde göz göre göre katledilen flamingolar talimatla araştırılıyor, Salda Gölü’nün tüm ekosistemi talimatla çökertiliyor, Ayder Yaylası talimatla TOKİ projelerine teslim ediliyor…

Bu ülkenin coğrafyası “talimatla” yönetilemeyecek kadar kendine has özelikleri barındırır. Binlerce yıldır nice uygarlığa yaşam vermiş, tanrılar yaratıp tanrıları yok etmiş nehirleri vardır bu ülkenin. Dilini anlayan halkları destanlaştırıp, dilini anlamayan halkları trajedilere boğan dağları, denizleri, ovaları vardır bu ülkenin. Yıkımla semirtilen bir kaç müteahhidin eline teslim edilen Anadolu coğrafyası talimatla yönetilemez…

Çünkü bu topraklarda son sözü hep su söyledi…

Önceki haberKuzey Kıbrıs muhalefetinden Erdoğan’a boykot
Sonraki haberParanın izini sür, yolsuzlukları gör!
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 − ten =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.