DAHİ “CHICK”

EZO SARICI – Geçen hafta çok yazık ki, Chick Corea’yı kaybettik. Bizim çocuk da ağlaya zırlaya bir makale  yazmış. Modern caz gibi çağdaş kavramlara bizim kuşak biraz ırak durur. Bana da tercümanlık düştü. Makalede geçen sadece çalgıcı gısmısının bilebileceği bazı terimler için, benim gibi konuyla kenardan ilgilenenlere çeviri öncesi küçük hatırlatmalarda bulunmak istedim.

Makalede bahsi geçecek olan Chick Corea, Türkiye’de de defalarca konser vermiş olan bir caz piyanisti. İspanyol bir ailenin çocuğu olarak Amerika’da yetişmiş ve dünyanın en saygın müzik ödüllerinden Grammy’e 60 defa aday gösterilip 23 defa layık görülerek yakalanması çok güç bir başarıya imza atmıştı. “Spain” adlı parçasını ünlü İspanyol besteci Rodrigo’nun Gitar Konçertosu’nun ana temasıyla başlatarak ana yurduna selam durur. Joaquin Rodrigo (1901-1999) İstanbullu bir kızla evlenmiş, ünlü konçertosunu İspanya İç Savaşı (1939) esnasında yazmıştı.

Chick Corea

Caz dünyasının ilk akla gelebilecek gitar virtüözleri arasında anılan Paco de Lucia, Al di Meola ve John McLaughlin, üçlü olarak değilse de topluluklarıyla Türkiye’de çok sayıda konser verdiler. Asıl adı Armando Anthony Corea (1941-9 Şubat 2021) olan besteci virtüözün neden “Chick” adını kullandığını bilmiyoruz. Uzatmadan makaleye uzanalım. (Sedat Sarıcı)

EZO SARICI                                           

CHICK COREA

Chick Corea’nın (Spain) İspanya’sıyla ergenlik yıllarımın ortasında karşılaştım. Paco de Lucia, Al di Meola ve John McLaughlin ile parçanın üç gitarlı yorumunu dinledikçe heyecanım ikiye katlanırdı. Sonrasında ise Corea’nın topluluğu Return to Forever’ı keşfetmeye giden doğal bir büyüyle büyüdüm.

https://www.youtube.com/watch?v=IWBkVucVMCY

Return to Forever adının Weather Report ve Mahavishnu Orkestrası ile birlikte caz-rock akımının efsaneleri arasında anıldığını hatırlatmalıyım. Return to Forever devrimi Al di Meola ve Stanley Clarke gibi adlarını müzik tarihine altın harflerle yazdıracak müzisyenlerin uluslararası alanda da tanınmalarına kapı aralar.

Return to Forever

Chick’in müzikal iksiri ve ruhi nezaketi milyonlarca müzikseveri kucaklayarak eritilemeyecek bir miras bırakır. Müzisyenliğindeki davetkar yaklaşım onlarca yıl sürecek ortaklıklara ilham kaynağı olup, son nefesine kadar zirvedeki virtüözleri buluşturma alışkanlığını terk etmez.

Return to Forever’in varoluşu ve varoluşunu koruyuşu , Chick’in zihin eşleştirme tutkusundan doğar. Topluluğundaki müzisyenlerin güçlü yönlerini ve fikirlerini sergileyebilecek bir seda kubbesi yaratarak yaratıcılığı beslemek ana gayesidir.

https://www.youtube.com/watch?v=4DCahFBMEB8

Yeniliklerle büyüdü, yenilikleri büyüttü.

Çoğu müzisyen yaşlandıkça kemikleşip kendi üsluplarına hapsolurken Chick’in en büyük gücü açık fikirli ve yenilikçi olmasıydı. Caz bileşimi (Jazz Fusion) akımının öncüsü olarak ona saygın bir unvan kazandırdı. Caz, rock, latin, folk, klasik ve elektronik müziğe daldı, uzmanlığını ve bilgeliğini her tarzın içinde sergiledi.

Elbette, farklı alanlara açılmak takdire şayan bir çaba, ancak yenilikçi hiçbir şey yaratamadığınızda yerden yere vurulma ihtimali kapınızda sizi bekler. Chick’in de bu tür ağır eleştirilerle yüzleştiği dönemler de oldu. Bu eleştiriler genellikle yeni bir grupla yola koyulduğunda veya gruba yeni bir üye katıldığında ortaya çıkıyordu ki bu yaklaşımının yanlış yorumlandığına inanıyorum.

Chick Corea, zaman zaman farklı müzisyenlerle de çalışsa, farklı tarzlara da yönelse müzikseverlerle iletişimi kurabiliyordu.  Kendisine has her kavram ve kompozisyonu, matematiksel anlamda da onu destekleyen bir mantıkla müziğe dönüştürebiliyordu.

Cazın yorucu formundan uzaklaşmaya çalışan Chick, aynı sahneyi paylaştığı müzisyenleri uzun sololar yerine daha kısa ama daha etkili ve yaratıcı doğaçlamalara teşvik ederdi. Bu daha sistematik ama entelektüel düşünce tarzı, gelişen ve genişleyen caz seyircisi için takibi kolaylaştırıp paylaşımı çoğaltırdı.

Chick kuralları zorlayan deneysel zihniyetini el attığı bütün tarzlara uygulamakta çekince duymadı ve milyonlarca dinleyicisine kavramsal düşüncesini iletebildi.

Chick Corea
Chick Corea

Montrö Caz Festivali‘ndeki performanslardan Deutsche Grammophon tarafından kaydedilen albümlere kadar, Chick Corea bir ömüre sığdırdığı koca bir arşiviyle bizleri baş başa bırakarak barış içinde uyuyacağı bir yerlere göçtü.

Miles Davis’in çok yönlü teknik ve uçuk üslubuyla yola koyulan Corea, hayal gücünü zorlayan atonal yaylı dörtlülerden, Macar besteci Bartok benzeri solo piyano yazımına, senfonik düzenlemelerden caz üçlüsüne farklı mecralarda yer almaktan büyük zevk alarak yaşadı.

Chick “caz standartları”na giren bestelerinin yanı sıra, bulaşıcı gülümsemesi ve sahne karizmasıyla da elli yıldır sürdürdüğü dünya turneleriyle milyonlarca insanın kalbinde sımsıcak anılarla hatırlanacak.

Genç bir müzik aşığı olarak çaktırmadan zihnimizi kışkırtan dahi Chick Corea’ya içtenlikle teşekkür ederim. Dinlerken zarifçe bir haz, düşünürken çetrefilli istikametler ve en önemlisi yaratırken eksikliklerimizin ayak bağı olamayacağının kanıtlanabilmesini Corea’ya borçluyuz.

Ebediyete dek minnetle hatırlanmak üzere 79 yaşında bizi terk etti gitti.

Huzur içinde uyu, Chick Corea …

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.