Deniz Baykal’a öğütler…

önce ayrılarak siyasete atıldığı için Mülkiye’de öğrencisi olma şansını kaybettiğim Sayın Deniz Baykal’a bazı öğütler vermek niyetindeyim.


Sayın Baykal,


Öncelikle yeniden CHP Genel Başkanlığına seçildiğiniz için sizleri kutluyorum. Başarılar diliyorum.


Ulu Önder Atatürk’ün de emeği geçmiş olan bir siyasi partinin Genel Başkanlığını yapmak herkese nasip olmaz. Bu şansı iyi değerlendirmenizi ve Türk halkının çağdaş uygarlık düzeyine çıkması mücadelesinde elinizden gelen bütün çabayı ekibinizle birlikte göstermenizi diliyorum.


Sayın Baykal,


Öncelikle CHP’nin sol ve sosyal demokrat bir parti olduğunu unutmayınız. Sol partiler, toplumda değişimi, dönüşümü, daha iyiye doğru atılımları ve reformları destekleyen partiler olarak bilinir. Bunu yapamayan sol partilerin Catch-All Party (Siyaset Bilimci Kircheimer’in kullandığı bir kavram) olması kaçınılmazdır. Bu tür partilere, oportünist partiler demek olanağı da vardır. Seçmenin oyunu alana kadar her türlü sözü vererek ve seçmeni ikna ederek seçimlerden sonra uykuya dalan liderlerle yönetilen partileri anlatmak için kullanılmaktadır. CHPyi sol parti yapma planınız var mıdır?


CHP’nin sosyal demokrat bir parti olduğunu asla unutmayınız. Sosyal demokrat partiler, serbest pazar ekonomisi koşullarında gelir dağılımı adaletsizliğini mümkün olduğunca gidermeye çalışan, halkın yoksullaşmasını önleyen somut politikalar üreten, gücünü işçi-memur-esnaf gibi geniş halk kesimlerinden alan, halkın içinden çıkıp gelen, sendikalar tarafından desteklenen siyasi partilerdir.


CHP, geniş halk kesimlerinden ve onların özlem ve beklentilerinden kopmuş elitist bir siyaset yapma biçimini sürdürerek halk ile bütünleşemeyeceğini anlamalıdır. Milletvekili adaylarının üst gelir gruplarından belirli meslek gruplarından oluşması, işçi ve köylü, küçük esnaf gibi geniş kesimlerden hemen hiçbir temsilci bulunmaması, Kurultaylara odaklı içine kapanık bir siyaset yapılması, CHP’nin büyümesini engelleyen en önemli açmazlar arasındadır.


CHP lideri olarak halkın içine girmeli, onlarla yaşayıp onların sorunlarını çıplak gözle görebilmeli, empatik davranarak kendinizi onların yerinize koyabilmeli ve halka kendinizi yürekten kabul ettirebilmelisiniz. Bir gün Güneydoğu’da bir ilde Kürt kökenli vatandaşlarımız ile kahvaltı yapmalı, bir gün Karadeniz’in yaylarında ayran içmeli, bir gün Orta Anadolu’da kahvelerde gezinmeli, bir gün yoksul işçi mahallerinde bir işçi evinde akşam sohbeti yapabilmeli, nerede bir adaletsizlik ve insan hakları ihlali varsa orada bulunmalı, Trakya’da ayçiçeği tarlalarında hasat yapmalı, Çukurova’da pamuk toplamalı, Ege’de üzüm hasadında elinizde bıçakla ter atmalısınız. Bunlara hiç yaptınız mı Sayın Baykal? Artık bunları yapmayı düşünmenin zamanıdır.


Sayın Baykal,


Türkiye, milyonlarca yoksul vatandaşı kabul edilemez kötü koşullarda yaşayan, bir dilim ekmeğe muhtaç insanların yüzbinlerce olduğu, işsizlerin ülke, toplum ve ailelerine hizmet edememenin, evlerine ekmek götürmemenin ezikliği içinde yaşadığı bir ülke durumuna gelmiştir/getirilmiştir.


Siz hiç işsiz bir aile reisinin evinde sofraya oturdunuz mu ? Tuzla işçileri ile birlikte birkaç saatinizi küf kokulu tersanelerde geçirdiniz mi? Domates soğan ile karnınızı doyurdunuz mu?


Mevsimlik işçiler ile birlikte seyahat etmeyi denediniz mi? Tek odalı evlerde çocuklarıyla birlikte yaşayan ailelerin varlığından haberdar mısınız?


Ülkemizde her türlü istismarı yapanları halkın içine girip onlara şikayet ettiniz mi? Mahalle camisinde namaz kılıp dinsiz olmadığınızı, dinin siyasete alet edilmesine karşı olduğunuz mesajını verdiniz mi? Yapmayı düşünüyor musunuz?


Sayın Baykal,


CHP’nin elitlerin partisi olmaktan çıkarak halkın partisi yapılması için herhangi bir projeniz oldu mu? Kurmaylarınızdan bu yönde bir düşünce geldi mi? Eğer bunları yapmadıysanız, CHP’nin sol bir parti olduğuna kimi inandırabilirsiniz? Sosyal demokrat olduğunuz, kimin umurunda olur?


Türkiye’deki % 10 seçim barajının adaletsizliği ortada iken, kendi partinizde Genel Başkan adayı olmak için % 20 barajı konmasını, sizden önce CHP Genel Başkanlığı yapmış olan Hikmet Çetin, Murat Karayalçın, Altan Öymen gibi siyasetçilerin neden partinizden kopmuş durumda göründüğünü hiç düşündünüz mü?


Bütün suç, toplumda mı Sayın Baykal? Bütün suç, seçmende mi? Bütün suç sizin dışındakilerde mi? Bütün suç, sizi iyi niyetle eleştiren bizlerde mi?


Sayın Baykal, bu yazdıklarımı bir kez olsun okumanız ve 1 saniye olsa da düşünmeniz olasılığının hiç ama hiç olmadığını bildiğimizi bile biliyor musunuz?


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a halk neden bu denli öfkeli diye düşündünüz mü? Başbakan Erdoğan ve AKP kurmayları, bunu bildiği için sizin üzerinizden siyaset yapıyorlar diye düşünenleri hiç ciddiye aldınız mı?


Yoksa kurmaylarınız, parti üyesi olup olmadığımı araştırıp beni de CHP’den atmaya mı kalkacaklar? Boşuna yorulmasınlar. CHP üyesi değilim ve siz böyle olduğunuz sürece de asla CHP üyesi olmayacağım.


Saygılarımla.


________________


* Siyaset Bilimci
 



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.