Denizin dibinde görenlere yuh dedirten otel inşaatı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Cennet gibi koylara sahip olan Mersin’in Silifke ilçesindeki plansız betonlaşma görenlere bu kadar da olmaz dedirtti. İlçeye bağlı Yeşilovacık Mahallesi sahilinde kıyı yasası ihlal edilerek, neredeyse denizin içinde otel inşa edilmesi tepki çekti…

Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Yeşilovacık Mahallesi’nde yapılaşmanın yasak olduğu kıyı kenar çizgisi içerisinde inşa edilen yapılar tepki çekti. Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD), Kıyı Kanunu’na aykırı olarak inşa edildiği öne sürülen iki ayrı yapıyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurarak yasadışı uygulamanın durdurulmasını talep etti.

BİR YANI ÇİMENTO LİMANI BİR YANI NÜKLEER SANTRAL

Silifke ilçesine bağlı Yeşilovacık beldesi sahili son yıllarda hızla betonlaşan yerlerin başında geliyor. Doğu kıyısında özel bir çimento fabrikasına ait olan liman inşa edilen Yeşilovacık’ın yaklaşık 15 kilometre batısındaki Büyükeceli koyunda ise Ruslar tarafından yapılan Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın inşası sürüyor.

PLANSIZLIK VE BETONLAŞMA DOĞAL VE KÜLTÜREL TAHRİBATI ARTIRDI

Birkaç yıl öncesine kadar el değmemiş koyları, zümrüt ormanları ve binlerce yıldır zamanın koynunda saklanan keşfedilmemiş antik yerleşimleriyle büyük bir doğal ve kültürel mirası barındıran bu bölge ne yazık ki plansız yatırımlar ve hızlı betonlaşmadan büyük zarar görüyor. Çimento fabrikasıyla tarımsal üretim alanları, çimento limanıyla balıkçı barınağının yan yana görülebildiği bu plansızlık tablosunda mermer ocaklarıyla antik kentler ve ikinci konut amaçlı tatil siteleri de birlikte yer alıyor.

YEŞİLOVACIK’TA ‘BU KADAR DA OLMAZ’ DEDİRTEN KIYI İHLALİ

Önemli ölçüde balıkçılık ve tarımsal üretimin sürdüğü Yeşilovacık’ın sahil kesimindeki çarpık betonlaşmaya her geçen gün yenileri ekleniyor. Yeşilovacık Portakal Mevkii’nde inşa edilen iki ayrı yeni yapı ise “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Yapılaşmaya yasak olan kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı belirtilen inşaatlardan birinin otel olarak kullanılacağı iddia edildi.

SUALTI ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ BAKANLIĞA BAŞVURDU

Türkiye’nin sualtı ve kıyı alanlarındaki biyolojik çeşitlilik ve yaşam alanları konusunda araştırma ve koruma çalışmaları yürüten Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD), Silifke Yeşilovacık’taki kıyı ihlaliyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yazılı başvuruda bulunarak yapılaşmanın durdurulmasını talep etti. Yeşilovacık’taki her iki inşaatın da 3621 sayılı kıyı kanununa aykırı olduğuna dikkat çekilen SAD’ın başvurusunda, söz konusu yapılaşmanın Türkiye’ni taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de aykırılık teşkil ettiği kaydedildi. Kıyı Kanununda “tanımlanan mesafede sahil şeridi üzerinde bina yapılamaz’ hükmünün açık olduğuna vurgu yapılan başvuruda, yasa dışı inşaat girişiminin tespit edilerek gereğinin yapılması talep edildi.

NÜKLEER SANTRAL İNŞAATI KONUT TALEBİNİ ETKİLEDİ

Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli Mahallesi’nde yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santralı inşaatında görevli personelin bölgedeki konut talebini artırdığı belirtilirken, geçici bir süre devam etmesi beklenen bu durumun emlak fiyatlarına ve konut kiralarına da yansıdığı kaydediliyor. Çimento yükleme limanının yapılmasıyla büyük çaplı tahribatın önü açılan Yeşilovacık sahilinin gözden çıkarılmış bir bölge gibi algılandığını dile getiren yöre halkı, rant beklentisiyle yapay olarak şişirilen konut talebinin de kıyı alanlarına zarar verdiğine işaret ediyor.

KIYI YASASI NE DİYOR?

Yürürlükteki 3621 sayılı Kıyı Kanununun, ‘Kıyı, Kıyı Kenar Çizgisi, Sahil Şeridi, Planlama ve Yapılanma Kıyının Korunması, Yapı Yasağı ve Kıyıda Yapılacak Yapılar’ hakkındaki düzenlemeleri içeren 6. Maddesinde özetle şu hükümlere yer veriliyor: “Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez. Kıyılara moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez.”

Önceki haberYaz aylarında turizmde patlama bekleniyor
Sonraki haberMutasyona uyarlanmış aşı sonbahara
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

six + seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.