Desmond Mpilo Tutu’nun ardından

11 Şubat 1990 tarihinde, dünya çapında milyonlarca insan televizyonlarının başında heyecanla bekliyordu. Uzun süren bir mücadeleden sonra beklenen an gelmiş çatmıştı.  Irkçı Apartheid rejimine  karşı sürdürdüğü kampanya yüzünden hapise mahkum edilen Nelson Mandela 27 yıldan sonra o gün serbest bırakılıyordu. 

Bu muhteşem lideri karşılayanlar arasında, en ön sırada Mandela’nın mücadele arkadaşı bir din adamı vardı. Başpiskopos Desmond Tutu. Mandela hapiste iken diğer özgürlük savaşçıları ile omuz omuza ırkçı, faşist Apartheid rejimine karşı yılmadan savaşan bir lider. Mandela’nın özgürlüğe kavuşmasında ve bu insanlık dışı rejimin sona ermesinde çok büyük bir rol oynadı Desmond Tutu.

O kendine has mütevazı tavrıyla “ben siyaset için elverişli değilim, siyasetçi olacak kadar zeki değilim” deyip dursa da en etkili politikacılardan çok daha etkili, saygın, karizmatik bir siyasetçi idi o.  Apartheid rejimi 1948 yılında başladığında 17 yaşlarında idi. Rejime karşı savaşta ön planlarda olmaya 40 yaşlarında başladı. 

Beyaz adamın Afrika’ya gelişini bu unutulmaz kelimelerle sembolize etti: “Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim elimizde toprak onların İncil vardı. Gelin dua edelim dediler. Dua etmek için kapadığımız gözlerimizi açtığımızda onların elinde topraklarımız bizim ise İncil bulunuyordu”.

Apertheid rejiminin sona ermesiyle ve mücadelenin öncü grubu ANC (Ulusal Afrika Kongresi) liderlerinin sürgünden dönmeleri, ve hapisten çıkmaları ile Desmond Tutu’nun kenara çekildiğini görürüz. Ancak Cumhurbaşkanı Mandela 1995 yılında ona Gerçek ve Yüzleşme Komisyonu’na Başkanlık etme görevi verdiğinde Tutu kendisini tekrar Güney Afrika ve Dünya gündeminin ortasında buldu.

Komisyonun görevi Nuremberg tipi muhakemeler düzenlemek değil, yeni bir Güney Afrika için tarafların tarihleri ile yüzleşmelerini sağlamaktı. 

Çok travmaların yaşandığı Komisyon oturumları 3 yıl boyunca tüm dünya tarafından ibretle izlendi. Çok defalar Desmond Tutu’nun duydukları karşısında kendini tutamayıp ağladığına tanık olundu. Ancak Başbakan de’Klerk’in  inkarcı tavrı ve aynı zamanda African National Congres’in (ANC) eleştirileri Tutu’yu çok yıprattı.

Gerçek ve Yüzleşme Komisyonunun yüzleşme konusunda başarılı olduğu söylenemese de Komisyon çağdışı Apertheid rejiminin birçok gerçeklerini su yüzüne çıkardı. Sonradan dünyanın çeşitli yerlerinde bu tip Komisyonlar uygulanacaktı.

Nobel Barış Ödülü’nü Mandela ve F.W. de’Klerk’e birlikte verme kararı için Norveç Nobel Komitesi Desmond Tutu’ya görüşünü sorduğunda destek belirtmişti. Ancak sonradan F.W.de’Klerk’in tutumu yüzünden bundan pişman olduğunu açıkladı.  

2009 yılında Desmond Tutu’yu yakından görme imkanını yakaladığımda çok mutlu olmuştum. Tutu 2007 ile 2013 yılları arasında “The Elders” Grubunun Başkanı idi. Küresel çapta barış, adalet ve insan hakları için çalışan bağımsız bir grup olan ve değişik ülke liderlerinden oluşan “The Elders” Nelson Mandela tarafından başlatıldı. 

2009 yılında Kıbrıs’taki çalışmaları hakkında bilgi vermek amacıyla Euston bölgesindeki ünlü Welcome House salonunda “The Elders’in” bir toplantısı olacağını duyunca soluğu orada aldım. 

Toplantıya Başkanlık eden Tutu’nun o çocuksu, bulaşıcı heyecanı ile anlattıklarını kalabalık salondaki izleyiciler tıs çıkarmadan hayranlıkla dinledik. Desmond Tutu, geçmiş Cezayir Dışişleri Bakanı ve BM diplomatı Lakhdar Brahimi ve eski ABD Cumhurbaşkanı Jimmy Carter 2008 ve 2009 yıllarında Kıbrıs’a yaptıkları ziyaretlerinin izlenimlerini anlatmışlardı toplantıda. Ziyaretleri esnasında çekilen filmi izledik. 

Desmond Tutu özellikle Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum gençleri ile yaptıkları toplantıların kendisine gelecek için umut erdiğini söylemişti. 

2009 yılında Kıbrıs’a ikinci kez gittiği zaman Tutu gazetecilere şöyle demişti: “Umudumuz dikkatlerin yeniden aslolan şeyler üzerinde toplanmasını sağlayacak bir ortam yaratmaya yardımcı olmaktır. Olaya dıştan bakanlar olarak nelerin kazanılacağını ve nelerin kaybedileceğini vurgulamayı umut ediyoruz”. 

Büyük adam Tutu ayrıca Kıbrıs sorununun açık bir yara olarak kalmaya devam etmekte olduğunu ve  bu durumdan geçmişte ve o zaman da politik amaçlar için yararlananlar bulunduğunu söylemişti. Ne doğru söylemiş, halen bugün de süregelen durumu ne çabuk görmüştü bu eşsiz adam.

1984 yılında Nobel Barış Ödülüne laik görülen Başpiskopos Desmond Tutu, 26 Aralık 2021 tarihinde 90 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Ne mutlu ki dünya onun gibi bir özgürlük ve insan hakları  savaşçısının varlığına tanık oldu. 

Adaletsizliğe karşı tarafsız olmak zalimin yanında olmak demektir – Desmond Mpilo Tutu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.