Devlet adamlığı ve halk adamlığı

Yani vatandaşlar devletin yönetimiyle yakından ilgilenmeliydiler. Bu bilgiyi edinme konusunda duyarsız davrananlar ya da gereken ilgiyi göstermeyenler, “zararsız” değil “yararsız” sayılmalıydı.


Toplumda her zaman “yararlı” olmayan “Zararsız” sayılan “Zaralılar”;  yararlılardan çok fazla olmuştur. Ülkemizde siyasette yer alıp ta, ülke yönetimlerinde görev alacak denli üst makamlara yükselmiş pek çok “yararsız”, ne yazık ki şöyle ya da böyle elde etmiş oldukları makamlar sayesinde, “önemli adam” olma (görünme) şansını elde etmişlerdir.


Saygınlık/saygıdeğerlik TBMM’den çıkarılan yasalarla kişilere bahşedilemez! Yasalar, görev tanımına göre kişinin devlet statüsünde ki ünvanını belirler. Kişiler sadece görev yaptıkları sürece “önemli kişilerdir”! Biri gider öbür gelir, ünvanlar kişiden kişiye devredilir. Gerçek anlamda yani “yönetilenlerin” (halkın) gönlünde taht kurarak kazanılmış payeler, saygınlıklar, arkadan geleceklere yasalarla devredilemediği gibi asıl manada saygın kişi olmalarında yasaların rolü olamaz!


Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve üst görevlerdeki devlet adamları görevlerini aktif olarak yürüttükleri dönemlerde, statüko gereği “önemli kişiler” daha doğrusu “önemli görevlilerdir”. Sivil yaşama ve sade vatandaşlığa döndüklerinde onların, “önemli insan” , “değerli adam” olduklarını yasalar değil, eğer varsa ancak halkın yüreğindeki sevgisi belirler.


Her insan; yeteneği, mücadele gücü, alt yapısı ve şansı olduğu sürece başbakan, bakan, milletvekili ve siyasi parti genel başkanı olabilir. Bir başbakan ya da bakan görevi sırasında yolsuzluk yaparsa, görevinden ayrıldıktan sonra da, başbakanlık ya da bakanlık yapmıştır diye mutlaka “önemli devlet adamı” mı sayılacak ve devletin belirlediği devlet adamları mezarlığına mı defnedilecek?


Geçmişte yolsuzluk yaptıkları saptanmış, müteahhitlerden armağan olarak daireler almış bakanlar ve meclis başkanlarına da mı, sivil yaşamlarında “devlet adamlığı” payesi verilerek öldüklerinde devlet mezarlığına defnedilecekler?


Bu ülkede başbakan, meclis başkanı ya da başbakan olmak ve bu ünvanları şöyle ya da böyle kazanmış olmak; içsel saygı duyma açısından onlara karşı mutlak vatandaş zorunluluğu mudur? Bu satırların yazarı gibi adımız gibi biliyoruz ki, milyonlarca vatandaş, bu zamana değin başbakanlık ya da bakanlık yapmış pek çok kişiye yasaların getirdiği zorunlu sosyal davranış dışında, zerre kadar güven, sevgi ve saygı duymamış ve duymamaktadır!


Bunlardan ölenler olduğunda da, devlet mezarlığına gömülecek olanlara, bırakın mezarının başında fatiha okumayı, dönüp mezarına bakmayacak denli tepkili ruh hali taşıyanlara, “siz neden içsel olarak bu denli tepkilisiniz?” diyebilmek için kimin hakkı ve yetkisi olabilir?


Görevi sırasında, ülkeyi yönetenlere yasalar gereği, zorunlu olarak sosyal davranışlar çerçevesinde saygı göstermek durumundayız. Ancak sivil yaşama döndüklerinde ve öldüklerinde, halkı yönetimleriyle ekonomik açıdan perişan etmiş, cumhuriyetin altını oymuş, rejimi sarsmış, Atatürk’e karşı gizli düşmanlık beslemiş, yüreğinde şeriat özlemi taşıyan, devletin kaynaklarını ailesine, yakınlarına ve yandaşlarına peşkeş çekmeyi yönetimin bir parçası haline getirmiş yöneticilere; hangi dönemde olursa olsun nasıl içsel saygı duyulabilir?


Halkın sevmediği ve saymadığı kişileri, geçmişte salt üst makamlarda devlet yöneticiliği yaptıkları için, öldüklerinde devlet mezarlığına gömmenin, hangi vicdanı ve mantıki gerekçesi olabilir? Yarın öbür gün bu hükümet ya da gelecekte ki hükümetler, devlet mezarlığına gömülmüş ya da gömülecek olanlar için, eşlerini de bu kapsama alacak yasalar çıkarırsa, buna kim dur diyecek ve böyle bir anlamsızlığı kim önleyecek?


İktidar koltuklarına; Doğu kapısından mal varlıkları açısından hiçbir şeyleri olmadan girerek oturanlar, görev sürelerinin bitiminde Batı kapısından Karun kadar zengin olarak ayrılmışlarsa ya da ayrılacaklarsa, hangi dönemde olursa olsun “işini bilen” bu yöneticilere öldüklerinde “devlet mezarlığına” defnedilme onurunu bahşetmek, vicdani açıdan büyük haksızlık olur!


“Dokuzuncu köyden” söyleyeceklerimiz bugünlük bu kadar…


[email protected] 

694310cookie-checkDevlet adamlığı ve halk adamlığı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seventeen − 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.