Devletin müzesi, HES şirketiyle keşfe gelince ortalık karıştı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Karaman’da HES yapılmak istenen bölgedeki kaleyi incelemeye gelen müze elemanları HES şirketinin otomobilinden inince köylüler isyan etti. Sarıveliler ilçesine bağlı Göktepe beldesinde yapılma istenen üçüncü HES projesine karşı çıkan köylüler, içme suyu ve tarımsal sulamanın yok olacağı endişesiyle projeye karşı çıkıyor. Selçuklu döneminden kalma tarihi Fariske Kalesi’nin de HES’ten zarar göreceğini dile getiren yöre halkı fizibilite aşamasında olan projenin iptalini istiyor.
 
TOROSLAR’IN SAKLI CENNETİNİ CEHENNEME ÇEVİRECEK PROJEYE TEPKİ
Karaman’ın Sarıveliler ilçesine bağlı Göktepe beldesinde yapımı planlanan ‘Ketir HES’ adlı projeye karşı yöre halkı ayaklandı. Daha önce inşa edilen iki ayrı HES’ten ağzı yanan köylüler, üçüncüsü yapılırsa içme sularının ve tarımsal üretimin zarar göreceğini düşünerek girişime karşı direniş başlattı.  Sarıveliler’in Göktepe beldesinden geçen ve eski adı ‘Fariske’ olan Göktepe Deresi, yöredeki köylerin önemli su kaynaklarından biri olarak biliniyor.  Binlerce yıllık tarihi dokusu ve bozulmamış doğasıyla dikkat çeken bölge Torosların saklı cennetlerinden biri. Ancak bu değerlerin kaybolmamasını isteyen Göktepe ve çevresindeki köyler HES projesinin iptalini istiyor.
 
BELEDİYE BAŞKANI TALAY: ‘BURASI HALKIN İÇME SUYU KAYNAĞI’
Yöredeki köylülerin tepkisini çeken HES projesiyle ilgili sorularımızı yanıtlayan Göktepe Belediye Başkanı Osman Talay, “Biz burada yeni bir HES yapılmasını istemiyoruz. Çünkü bu suyu halkımız hem tarımda hem de içme suyu olarak kullanıyor. İki ayrı sulama kanalıyla derenin suyundan yararlanılıyor. Zaten halihazırda bu tarımsal sulama nedeniyle yaz aylarında derede su kaybı yaşanıyor, ekosistem tahribatı oluşuyor bir de HES yapılırsa dere kuruyacak” diye konuştu.
 
‘DERELER KURUDU, SU SAMURLARI, BALIKLAR YOK OLDU’
Yöre halkının tarımsal üretimden elde ettiği gelirin, HES’ten elde edilecek gelirden çok daha fazla olduğuna dikkati çeken Talay, projenin kamu yararı açısından da uygun olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Son yıllarda yaşanan kuraklık bu bölgeyi de olumsuz etkiledi. Bu yüzden buradaki su kaynakları her zamankinden daha fazla yaşamsal önem taşıyor. Geçmişte bu derede su samuru görülüyordu, artık yok. Alabalık türleri vardı onların da çoğu da kayboldu. Göksü havzasının su kaynaklarından biri burası. Ancak havzadan Konya Ovası’na su transferi yapılması bölgenin ekolojik yapısını bozdu. Burası da olumsuz etkilendi bundan. Yağışlar azaldı. Çoğu derede artık hiç su yok, kurudu.”
 
‘SELÇUKLU’DAN KALMA FARİSKE KALESİ HES’TEN ZARAR GÖRECEK’
HES yapılmak istenen alanda Selçuklu döneminden kalma Fariske Kalesi’nin de bulunduğunu vurgulayan Talay, “Bu kale tescil edilerek yakın tarihte koruma altına alındı. Ancak söz konusu HES inşaatı Fariske Kalesi’nin bulunduğu bölgeyi de kapsıyor. Bu HES için dağı delip tünel açacaklar. Bu alanda içme suyu olarak kullanılan Aşağıköy su kaynağı var. HES inşaatıyla birlikte bu kaynak yok olacak” dedi.  
 
‘MÜZE PERSONELİ HES ŞİRKETİNİN ARACIYLA KEŞFE GELDİ’
Geçtiğimiz hafta Fariske Kalesi’ne gelen bir araçtan inen insanların olduğunu fark eden köylülerin, gelenleri önce define avcısı sandığını ancak daha sonra Karaman Müzesi elemanları olduğunu anlayınca tepki gösterdiklerini dile getiren Talay, “Müze personeli HES şirketinin aracıyla bu kalenin bulunduğu yere gelmiş. Alanda HES projesinden etkilenecek olan tarihi dokuya ilişkin bir tespit çalışması yapıldı sanıyoruz. Vatandaş buna tepki gösterdi.  Devletin müzesinin personeli HES’le ilgili bir keşfe HES şirketinin aracıyla neden geliyor? Ben de bu insanları belediyeye davet edip onlara birer çay ikram ettim ve durumu anlattım.  Müze personeline, ‘Bundan sonra yazacağınız rapor lehimize de olsa bizim için bir geçerliliği yoktur, tarafsızlığınızı yitirdiniz’ dedim. HES şirketi personeline de, buradaki halkın kesinlikle bir HES yapılmasını istemediğini ve sonuna kadar direneceklerini anlattım, gittiler” ifadelerini kullandı.
 
HES İÇİN DAĞI 4 KİLOMETRE DELECEKLER
Henüz proje aşamasında olan Ketir Regülatörü ve HES Projesi için dağlık bir topografyaya sahip olan Göktepe’de yaklaşık 4 kilometrelik bir iletim tüneli açılması planlanıyor. 15 MW kurulu güce sahip olması planlanan proje için 10 bin metreküplük bir de yükleme havuzu inşa edilecek. Toplam 48 GWh enerji üretim kapasitesine sahip olacağı belirtilen projenin yaratacağı tahribatın yol açtığı ekkolojik ve ekonomik zararların ise ne boyutta olacağına ilişkin bir veriden söz edilmiyor.
Önceki haberTürkülerle yaşamak. N. Ertaş’dan, İ. Altunsaray’a
Sonraki haber14 Ekim El Yıkama Günü anımsandı…
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.