‘Dikkat canavar mısır çıkabilir!’

GDO karşı uzun yıllardır etkin biçimde mücadele veren GDO’ya Hayır Platformu, Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nın bir an önce çıkartılması için, “Biyogüvenlik Hemen Şimdi, Gıda Tohum Haktır” sloganıyla bir kampanya başlatıyor. Kampanyayla birlikte genetiği değiştirilmiş sebzeleri sembolize eden canavar domates balonunun ardından bu kez de canavar mısır balonu yollara düşüyor. Canavar mısır balonu, Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa gibi illerde kampanyaya dikkat çekmek amacıyla göklerde süzülecek.


GDO’lu ürünlerin tarım toprakları, gıda güvenliği, tüketici sağlığı ve çevreye yönelik geri dönülmez etkilerinin her  geçen  gün  artması  üzerine,  Biyogüvenlik Yasası’nın daha fazla sürüncemede bırakılmamasını isteyen GDO’ya Hayır Platformu, bir Eylem Takvimi hazırladı. Buna göre, yerel  tohumların  ve  biyoçeşitliliğin  korunarak, eşit ve adil paylaşımlı güvenli gıdaya ulaşılmasını sağlayacak bir yasanın hazırlanması için, Nisan ve Mayıs aylarında çeşitli toplantılar düzenlenecek. Ayrıca Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa illerinde gezdirilecek Mısır Balonu ile ülkemize son yıllarda giren genetiği değiştirilmiş organizmalara dikkat çekilecek.
 
BİYOGÜVENLİK YASASI ÇIKARILSIN


“Biyogüvenlik Hemen Şimdi” Kampanyası ile ilgili olarak TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nda düzenlenen basın toplantısında GDO’ya Hayır Platformu Ankara Bileşenleri  adına   konuşan  ZMO Genel Başkanı Dr. Gökhan Günaydın, “Biyogüvenlik Yasası, Hemen Şimdi!” diyerek, tüm yurttaşları,  Biyogüvenlik Yasası‘nın çıkarılmasına taraf olmaya çağırdı. “Yaşam savunucuları olarak kampanyayı bugün başlatıyoruz” diyen Günaydın, “gıda yoksa yaşam da yoktur, gıda egemenliği yoksa bize dayatılan özürlü gıdalar ile beslenmeye devam edeceğiz demektir” diye konuştu.


Türkiye’nin son yıllarda yürütülen gıda ve tarım politikaları yüzünden kendini besleyebilen tarım potansiyeline sahip bir ülke iken,  her  şeyini dışarıdan alan, ne verirlerse ne dayatırlarsa onu alan, yiyen ve kabullenen bir ülke durumuna düştüğünü anımsatan Günaydın,  kırsal nüfusun gıda ürünleri yetiştirme olanaklarının yok edildiğine değinerek bu nüfusun  kent varoşlarına göç ettirildiğini belirtti. “Tohum, çiftçiden ve kamudan tamamen alınıyor şirketlere devrediliyor.  Çokuluslu biyoteknoloji şirketleri ve tohum tekelleri ülke topraklarına ve sofralarımıza el koymak için sırada bekliyor” diyen Gökhan Günaydın,  ülkenin tarımı ve gıda egemenliğine büyük bir darbe indirecek olan Tohumculuk Yasası‘nın açtığı yaraları bir nebze olsun kapatabilmek için, yerel tohumların ve biyolojik çeşitliliğin korunması için, eşit ve adil paylaşımlı güvenli gıdaya ulaşabilmek ve  gıda egemenliğinin  korumak için Ulusal Biyogüvenlik Yasası‘na ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.


ABD’YE DEĞİL BİLİME KULAK VERİN


Türkiye‘de 1998 yılından 2008 yılına kadar, yani tam 10 sene Ulusal Biyogüvenlik Komitesi toplantıları yapıldığına da değine Günaydın,  “bu süre içinde GDO‘ların serbest dolaşımını düzenleyecek Biyogüvenlik Yasası’nın çıkartılması sürüncemede bırakıldığı gibi; yasa, toplumun mağdur olacak kesimlerini muhatap alınarak da hazırlanmamıştır. Hükümetlerimiz Avrupa Birliği ve Amerika arasında süren GDO savaşının arasında kalmıştır. Amerika’nın GDO dayatmalarına ve Avrupa’nın mahçup politikasızlığına kulak kabartan hükümetlerimiz artık halkın, bilimin ve ekolojik gerçeklerin sesine kulak vermelidir. Tüm tüketiciler, çiftçiler ve ekolojiden yana bir Biyogüvenlik Yasası için “Hemen Şimdi” diyoruz. Biz onlarca demokratik kitle örgütü ve bilim insanının oluşturduğu GDO‘ya Hayır Platformu ve diğer kitle örgütleri ile Biyogüvenlik Yasa Tasarısında, geleceğimizi koruyacak düzenlemelere emek harcamaya hazırız. Bu nedenle 12 ve 19 Nisan 2008 tarihlerinde Ankara‘da Biyogüvenlik Çalıştayı düzenlenecektir” diyerek, çalıştay sonucunda halktan, tarımdan, çiftçiden ve ekolojiden yana bir içerikle Biyogüvenlik Yasası hazırlanarak Meclise sunulacağını da sözlerine ekledi. 


10-11 Mayıs 2008 tarihinde gerçekleştirilecek olan Gıda Egemenliği ve Biyogüvenlik Forumu ile de tohumun ve gıdanın hakça paylaşılması, gıdanın demokratikleştirilmesinin ve halkın gıda üzerinde egemenlik hakkını nasıl kurabileceği tartışacak.  Uluslar arası katılımla gerçekleştirilecek olan  çalışmanın  ikinci gününde de tohum hakkı, halk sağlığı, gıda egemenliği ve biyogüvenlik konularında atölye çalışmalarının  yapılacağı açıklandı.


Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa illerinde gezdirilecek Mısır Balonu ile de ülkemize son yıllarda giren genetiği değiştirilmiş organizmalara ve Bursa‘da tarım arazisi üzerine kurulan Cargill işletmesinin hukuka aykırılığına dikkat çekilecek. GDO’ya Hayır Platformu’ndan yapılan açıklamada,  “Ekolojik geleceğine ve ülke tarımına sahip çıkan tüm kurum ve kuruluşları kampanya sürecinde birlikte hareket etmeye çağırıyoruz” denildi.


FOTOĞRAF: ZMO Genel Başkanı Dr. Gökhan Günaydın


 


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.