Dink cinayetinde üç kilit isim

Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili davada savcıya altı saat boyunca bildiklerini anlatan Erhan Tuncel’in ifadesine ulaşıldı. Tuncel ifadesinde, 2004 yılındaki McDonald’s patlamasında başlayıp Dink cinayetine kadar uzanan ilişkilerini anlattı.

TMK 10. Madde’yle Yetkili Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’a ifade veren Erhan Tuncel, önceki gün görülen duruşmada olduğu gibi, savcılık ifadesinde de Emniyet’i hedefe aldı. McDonald’s patlamasından sonra, Emniyet’te Yardımcı İstihbarat Elemanı olarak çalışmaya başlayan Tuncel’in cinayet planlarının yapıldığı dönemlerde Emniyet’e yanlış bilgiler verdiği ve Jandarma ile irtibat kurduğu iddia ediliyordu. Erhan Tuncel, savcının başka bir istihbarat örgütüyle işbirliği olup yapıp yapmadığı yönündeki sorusuna şöyle cevap verdi: “Emniyet İstihbaratı dışında, herhangi bir istihbarat örgütüyle haber elemanı olarak herhangi bir irtibatım olmadı. Sadece Trabzon Jandarma Komutanlığı’ndan Satılmış Şahin ile birkaç defa görüştüm. Jandarma İstihbarat’a, Hrant Dink cinayetiyle ilgili herhangi bir bilgi vermedim.”

İSTİHBARAT GÖZETİMİNDE

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen ana davada Dink cinayeti suçlamasından beraat eden ancak, 2004’te McDonald’s patlamasındaki bombaları yapması nedeniyle 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Tuncel ifadesinde, McDonald’s patlaması için kullanılacak bombaları yaparken, yanlarında bir istihbarat elemanı olduğunu söyledi. Dink suçlamasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Yasin Hayal’in bu eylemi yapacağını herkese anlattığını söyleyen Tuncel, “Yasin’e bomba hazırlaması konusunda bilgiler verdim. Ben Yasin’e küçük çivi getirmesini söylememe rağmen, bana büyük çivi getirdi. Deneme yaptık. Denemeyi boş alanda ben, Yasin Hayal ve Muzaffer G. ile yaptık. Muzaffer G.’nin daha sonra istihbarat elemanı olduğunu, Muhittin Zenit ile irtibatlı olduğunu öğrendim. Bomba düzeninin parasını Ekrem F. verdi” şeklinde konuştu.

ERMENİ DÜŞMANLIĞI CEZAEVİNDE OLDU

Dink cinayetine adı karışan sanıkların 2004 yılından beri izlendiğini ortaya çıkaran ifadede Tuncel, daha sonra aralarında polis memuru Zenit’in de olduğu emniyet görevlilerinin tavsiyesiyle istihbarat elemanı olarak çalışmaya başladığını belirtti. Tuncel, “Benden Malatyalılar isminde bir grubu takip etmemi, içlerine sızmamı istediler. Ayrıca Yasin Hayal’i cezaevinde ziyaret etmemi istediler. Benim de yapmış olduğum araştırma sonucu, Yasin Hayal’in cezaevinde İslami örgüt mensuplarıyla (İBDA-C veya Hizbullah) birlikte kaldığını, burada Ermeni düşmanlığı fikri oluştuğunu öğrendim” ifadelerini kullandı.

GÜVEN PROBLEMİ YOKTU

Muhittin Zenit’in, kendisinin istihbarat elemanlığından çıkarılmasını teklif ettiği yönündeki sözleri için Tuncel, “Zenit’in Trabzon Emniyeti’nden ayrılmadan önce benim istihbarat elemanlığından çıkarılmamı teklif ettiğini hiçbir ifadesinde duymadım. Bunu ilk defa burada duyuyorum. Karşılıklı güven sıkıntısı nedeniyle böyle bir teklifte bulunması mümkün değildir. Eğer bana güvenmiyorsa, bu bilgileri neden rapor haline getirip sürekli bir yerlere gönderiyordu” şeklinde konuştu. Savcı ayrıca Tuncel’den fotoğraf teşhisi yapmasını ve bazı isimlerin jandarmayla irtibatı olup olmadığını açıklamasını istedi. Erhan Tuncel’in ifadesinin bir kısmı da görüntülü olarak kayda alındı.

Jandarmayı sorumlu tutmuştu

TUNCEL daha önceki ifadelerinde jandarmanın Dink cinayetindeki sorumluluğuna dikkat çekmişti. Son dönemde verdiği ifadelerde, dönemin üst düzey emniyet görevlileri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer’i suçlayan Tuncel, daha önce de, “O dönemde (2007) Ergenekon’a dokunan yanıyordu. Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, Türkiye’nin en karanlık noktasına projektör tuttu. Bu iki isim Dink cinayetinin mağdurudur. Israrla bu iki şahsın ismi zikrediliyor. İstihbarat iç mantığına göre en son sorumlu tutulacak kişiler” demişti. Tuncel, yakalanmadan önce ise, “Mahkemeye Emniyet Yardımcı İstihbarat Elemanı olma sürecimle ilgili belgeler sunacağım. Trabzon Jandarmasının bu davada irdelenmesi lazım. Cinayetteki rolleri büyük” ifadelerini kullanmıştı. Adliye çevrelerinde ise Tuncel’in ifadesini değiştirmesi bir “çelişki” olarak yorumlanıyor.

“Yargıtay: Kamu yararına yasak olmaz”

O dönem Trabzon’da polis memuru olan Muhittin Zenit’le yaptığı konuşmaları yeniden savcıya anlatan Tuncel, cinayetin işlendiği 19 Ocak günü Muhittin Zenit tarafından aranması sonucu cinayetten haberdar olduğunu söyledi. Hrant Dink’in failleriyle ilgili Zenit’e, “Bizimkiler yapmışsa gelip onları alıp size teslim ederim” dediğini belirten Tuncel, bunun üzerine Zenit’in, “Getirme” şeklinde konuştuğu iddialarını yineledi. Bu konuşmaların daha önce basına yansıması üzerine Zenit bazı gazeteler hakkında dava gizliliği ihlal ettikleri ve kendisinin “hedef haline getirildiğini” belirterek dava açmıştı. Mahkeme Zenit’i haklı bulmuştu ancak Yargıtay, “Kamu yararı varsa yayın yasağı olmaz” diyerek basın özgürlüğünü işaret etmiş ve gazetecileri haklı bulmuştu. AYSUN YAZICI / Taraf

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.