Düşlerimin sessizliği yazılarımda isyana dönüştü!

Yaşadığımız çağda kişisel isyanın büyüdüğünü görmekteyiz. Paris sokakları hala geçmişin isyanın izlerini taşımaya devam ediyor. Bütün dünya şehirleri ise, kişisel isyanların her türlüsünü görmeye devam ediyor. Sokaklar isyanın bastırıldığı, biber gazlarının hüküm sürdüğü alanlar gibi, fakat kişisel isyanda biber gazının etkisi yoktur! Göz gözü görmeyen gazın yakıcı etkisi kişisel isyanın içinde yerini bulamıyor!

Kişisel isyan, yaşadığınız dört duvarın arasındadır, o dört duvara karşı duyulan isyan, kendi iç duvarlarını da oluşturmaktadır! İsyan ederken kişi, kendisine başka duvarlar örüyor, bireyselleşiyor, bireyselleştikçe düşlerin sessizliğinin içine hapis oluyor!

Düşler, sessizliğini hala korumaktalar. Düşlerin gerçekleştirilmesi için, aynı veya benzer düşleri görenlerin yan yana gelmesi gereklidir. Yan yana gelemeyen düşler, ne kadar büyük olursa olsun, yaşam içinde bir noktayı ifade etmiyor. Yan yana gelemeyen düşler, Paris sokaklarına düşmüyor! İstiklal caddesinde, bir kişinin düşünün çığlığı kalabalık içinde yok olurken, kişinin isyanı ancak kendi çevresinde küçük bir alanı etkiliyor, küçük bir dalga oluşuyor ve kısa sürede yok oluyor!

Kalabalık, isyanları örgütleyeceğine, yok ediyor! Kalabalık ve genç nüfus, isyan dalgasının bir anda içine kapılabilir, fakat bu içine düşülen durumdan bir anda yok olabiliyor! İsyan, bir etki ile yayılırken, bir küçük engel ile yere düşüp, yerde bulunan mazgalların arasından kanallara akarak yok olmaktadır. İsyan bir anlık patlama, bir anlık alevin gökyüzüne ulaşması gibidir. Önemli olan o alevin hep yukarıda tutmaktır. Ağrı Dağı’nın tepesinde yakılan ateşin, başka bir yerde hala sürdüğünü görmek şaşırtıcı gelebiliyor, sanılıyordu ki, o ateş yıllar önce sönmüş! İsyan ateşi hiçbir zaman sönmez! Hephaistos’un ateşi, Kawa’da isyan olur! O ateş binlerce yıldır bu topraklarda ve Olympus dağında yanmaya devam etmektedir. Ateşe semah dönülmeye devam ediliyor!

İsyaaaan diye bağırarak koşan gençleri görüyorum sokaklarda, gösterilerde. İsyan bugün sokak duvarlarında bir yazı olmuş olsa da, aslında bu duvar yazsının sokakların sesi olma durumunu da hep korumuştur. Paris sokakları isyanı yaşar, bizim sokaklarımızı korkuyu yaşatır. Korkunun hüküm sürdüğü yerde ise isyan hep vardır! İsyan bu durumda korkunun yenilmesinin öteki adıdır. Korkuyu yenmek için sokaklarda isyankarların artması gereklidir, fakat bu isyankarların kişisel bir düşün peşinde olmaması gereklidir, eğer kişisel isyan halinde devam ederse, istiklal caddesinde küçük bir dalgalanma yaratmasından başka bir şey ifade etmemesi anlamına gelir.

Uzun bir zamandır yazılar yazmaktayım, yazılarıma dönüp baktığımda sessiz olan düşlerimin yazılarımda isyana dönüştüğünü görmekteyim!

http://cemoezkan.blogcu.com

1585290cookie-checkDüşlerimin sessizliği yazılarımda isyana dönüştü!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nineteen − 19 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.